Funda'dan...
​"Kadınlar hep aynı" cümlesi, dünyayı sadece tek bir renkten ibaret sanan kör bir bakış açısının, kendi sığlığında boğulma itirafıdır. Hayır, biz aynı değiliz. Cinsiyetimiz bir ortak payda olabilir ama isimlerimiz, cisimlerimiz, niteliklerimiz ve niceliklerimiz uçsuz bucaksız birer okyanus gibi birbirinden farklıdır. ​Bugün, sırf popüler kültürün ve dijital dünyanın ucuz algı oyunlarına kapılıp, edebiyatın ve düşüncenin kalesi olması gereken 1000Kitap gibi platformlarda bile porno yıldızlarını andıran profil fotoğraflarıyla var olmaya çalışanların yarattığı o illüzyon, hiçbirimizi bağlamaz. Kitapların kokusunu, bedenin teşhiriyle takas eden o akıl tutulması ve ahlak erozyonu, yalnızca sahibinin sığlığını gösterir; bir cinsiyetin pusulası olamaz. ​Unutulmamalıdır ki; her parlayan şey altın olmadığı gibi, her kararan toprak da değersiz değildir. ​Herkesi aynı kefeye koyup tartmaya kalkanlar, önce ellerindeki terazinin doğruluğundan şüphe etmelidir. Vitrinini ucuzlatanlarla, ruhunu kelimelerle zenginleştirenleri bir tutmak; sarraftan anlamayan bir nadanın, altın ile bakırı aynı maden sanmasından farksızdır. Bakır da parlar, ama oksitlenip yeşermesi ve değerini kaybetmesi an meselesidir. Altın ise çamura da batsa, dijital dünyanın dezenformasyonuna da uğrasa, o asil ve ağır duruşundan asla ödün vermez. ​Bizler ne birer şablona sığarız ne de birilerinin zihnindeki o tek tipleştirilmiş "kadın" figürüne. Bizi aynılaştırmaya çalışan o ilkel zihniyete inat; niteliğimizle, fikrimizle ve edebiyatımızla buradayız. ​Herkesi aynı kefeye koymadan önce, gözünüzdeki o sığ perdeyi kaldırın: Ve altını bakırdan iyi ayırt edin. Çünkü biz, sizin kolayca harcayabileceğiniz o ucuz madenlerden değil; işlendikçe değerlenen, okundukça derinleşen asıl cevherleriz. HEPİMİZ DEĞİL, ÇOK AZIMIZ
Gülüşü papatya tarlalarına benzeyen bir kadının ellerine en çok papatya yakışır. Çünkü bazı kadınlar çiçek sevmez sadece; çiçeklerin anlamını taşırlar. Ve her güzel sevilen kadın, bir papatyanın masumiyetini, zarafetini ve sevgisini hak eder. Papatya gibi sevilsin herkes.
1000Kitap
Reklam
Bana şiirler okuyan bir kadın…
KONVOY KİME, ALKIŞ KİME...? Ülkemizde sanki tek spor dalı futbolmuş gibi davranılıyor. Oysa birçok branşta elde edilen büyük başarılar hak ettiği değeri göremiyor. Özellikle kadın sporcularımızın başarıları çoğu zaman görmezden geliniyor. Futbolcular için özel uçaklar, konvoylar ve türlü ayrıcalıklar konuşulurken; voleybolcu kızlarımızın ve diğer başarılı sporcularımızın imkânları çoğu zaman sınırlı kalıyor. Oysa onlar da bu ülkeye gurur yaşatıyor, tarih yazıyor. Ülkemizde başarılarıyla örnek olan sayısız kadın sporcumuz var. Emekleri, azimleri ve kazandıkları başarılar daha çok konuşulmayı, daha çok alkışlanmayı hak ediyor. Bazen asıl alkışlamamız gerekenleri görmezden geliyoruz. Hele ki söz konusu kadınlar olunca... Başarı cinsiyet tanımaz. Başarı; emek, disiplin ve fedakârlığın eseridir. Ey ahali, uyanın! Filenin Sultanları Tarih Yazıyor 🇹🇷Türkiye Milli Voleybol Takımımız günlerdir tarih yazıyor. Sevinin, gurur duyun, alkışlayın. Çünkü onlar bu ülkenin ortak gururudur.👏 Bravo bizim kızlara! Aylin Özgür
Kutsal Pazar...
Kulağıma Bir Şeyler Fısılda; İçinde Biraz Şehvet, Biraz AŞK Ve SEN Olsun Kadın… Aşkın Ve Şehvetin Dansında... Senin Adınla Başlayan, Senin Teninde Bitmeyen Bir Şarkı...
Reklam
Reklam