Unutalım öyleyse, siz, sizin için neredeyse hiçbir anlam taşımayan bir adı, ben de kendim için olanaksızlaşan bir mutluluğu.
Sayfa 118·Kitabı okuyor
Mutsuzluk
“Kadın”, eski Türkçede “hükmeden ve emreden dişi” demekti
Sayfa 102·Kitabı okuyor
Reklam
Bir Şair Bir Kitap
Sunay Akın – Kaza Süsü Kutsal kitaplarda aramam boşuna bir işaret bilirim ki kuşların silah sesinden ürkmediği gün kopacak kıyamet ** Bilemezsiniz yüreğime neler olduğunu nasıl ki bir korsanın denize attığı rom şişesini limana demirleyen geminin çapasıyla kırdığından hiçkimsenin haberi olmuyorsa ** Kimim ben ve sakalından bir tek kılın müzelere giremeyeceğine ağlayan köse bir peygamberden nedir beni ayıran ** Bir cüce miyim yoksa cenaze gününde annesinin tabutuna uzanamayışının ağırlığım hep omuzlarında
İŞ BANKASI
Ancak hiç sevmez olmuş bir adam kendisine bildirmeden bırakır sevgilisini.
Sayfa 117·Kitabı okuyor
Mutsuzluk
Bir köylü kadın, bir danayı doğar doğmaz kucağına alıp sevmiş, sonra da bunu âdet edinmiş, her gün danayı kucağına alır taşırmış: sonunda buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp koskoca öküz olduğu zaman, onu yine kucağında taşıyabilmiş. Bu hikâyeyi kim uydurduysa, alışkanlığın ne büyük bir güç olduğunu çok iyi anlamış olacak.
Sayfa 143·Kitabı okuyor
Kadın sadece kendini tatmin etmek için şık giyinir.
Reklam
Reklam