• 160 syf.
    ·5 günde·Puan vermedi
    En baştan belirtmek isterim ki okuduğum -hatırladığım kadarıyla ilk- deneme türü kitaptı. Bu yüzden eleştiri inceleme yada yorum adına her ne derseniz bunu beceriksizce yapacak olabilirim.

    Virginia Woolf... Yazdığı bu kitabının feminizme ve feministliğe adım ya da katkıda bulunmuş olduğu söylenir. Açıkçası bu düşünceyi desteklemiyorum. Her ne kadar kitabında kadınların imkan doğrultusunda yüz yıllarca erkeklerden -baskın olan diğer karakter oluyor- hayata dair daha az etkileşim ve katılımın az olduğunu söylemiş olsada insan okurken -en azından ben öyle düşündüm- kadınların genel olarak bu konulara uzak olduğunu açıkca belirtiyor. Kendi vermek istediği şey feminizm yada kadınların üstün olduğu düşüncesi olabilir ama benim gözümde iki cinsi karşılaştırmaktan çok bir cins olmak gerektiğine vurgu yapmış gibi duruyor.

    İlk başlarda yapılan yazılan sözler her ne kadar benim düşüncelerimin tersini söylese de aslında bunu düşündürdü bana. Kadın ve erkeğin aynı araca binmesi yada yüz yıllardır şiirlerin kadınlara ithaf olması... Benim bu düşüncemi tetikler -doğrular- nitelikte.

    Kitabın garip yanı çoğu konuda haklı olması. Evet yargılama dolu olsa bile haklı oluşu kitabı asıl okutan etmen. Şöyle bir detaya da değinmek isterim ki; kitapta bahsedilen modern(!) Avrupa'da geçmiş yüzyıllarda kadınlara verilen değerin yeri gözler önüne seriliyor. Yazarın bu konuda daha ılıman davrandığını belki o dönemlerde yaşama şansı bulamadığı için sözlerini incelikle seçmiş olması çok normal olabilir. En ilginç olan kitabı okurken ruh halinize göre -en azından bir kadın olarak- şekillenmesi garip bi durum. Burda bahsetmek istediğim sinirli bi anınızda bu kitabı okumanız yoğun feminist duygulara yer vermenize sebep olurken daha sakin ve mantıklı düşünerek okuduğunuzda kitabı - bir düşünce kitabı olduğu için- eleştirmeye çok açık olduğunuzu fark edebilirsiniz.

    Kitabın bir diğer yönü ise (her konuya ayrı ayrı ve kısa kısa değiniyorum okursanız beni tam olarak anlayacağınızı umuyorum) okurken Avrupa hakkındaki genel kültürünüzü ölçmüş olmanız. Normal bir roman kitabı okurken geçen isimlere hayalinizdeki biyografiyi resmederken, bu kitap gerçekçi olduğu için öyle bir seçeneğiniz olamıyor. Bu tamamıyla genel kültürle ilgili...

    Kısacası bu kitap deneme kitabı. Gerçekçilik ve tamamıyla gerçek bir fikire dayalı. Okurken çoğu yeri anlamayacak belki kitaptan kopup gideceksiniz. Bunun sebebi birazda denemenin kısım kısım alınarak özetlenmiş olması olabilir.

    Sözlerimi bitirirken (bu kitap hakkında düşüncelerim yazmakla bitemez sanırım) size önerim bu kitabı tamamıyla sakin kafa ile sakin bir yerde okumanız. Toplum içinde tam olarak algılamakta güçlük çekebilirsiniz. Çünkü kitap okurken siz hayale dalamıyor bayan Woolf'un dünyasına -beyin dünyasına- giriyorsunuz. O yüzden okurken Woolf'a fırsat verin anlatması için...
  • "Antik Grekler döneminde kadınların durumu düşünülecek olursa,bu yeterlidir.Şimdiki durum,şövalyeliğin ve feodal çağların barbarlığının bir kalıntısı( yani burada Avrupa kadınlarına hanımefendi denmesine karşı olduğunu belirtiyor Schopenhauer), suni ve gayritabiidir.Onlar eve göz kulak olmalıdır-yedirilip içirilmeli giydirilip kuşandırılmalıdır-fakat topluma karıştırılmamalıdır.Din bahsinde iyi eğitim de görmeli,ama ne şiir ne siyasetle meşgul olmamalı,din ve yemek kitaplarından başka bir şey okumamalıdır.Müzik,resim,dans keza az biraz bahçecilik ve ara sıra da çift sürme... Epirus'ta yolları başarıyla tamir ettiklerini gördüm.Neden aynı zamanda ot biçme ve süt sağma olmasın? (fikrimi söylemeden geçemeyeceğim arkadaş bu Schopenhauer ve Byron kadınlardan ne çekmiş bu kadar yahu,ne kuyruk acısı varmışta böyle yaftalayıp durmuşlar.Pes doğrusu hayretle okuyorum :D,ehhh tabi kitabın genelinde haklı yönleri de var hani yok değil bunu da belirtmeden geçmemek lazım.Evet bir çok kadın parayı çarçur etmekten hoşlanır mesela,istisnaları göz önünde bulundurması da hoşuma gitti adam haklı beyler,bayanlar dağılın :D :D )