“Bizim Çocuklar” değil “Zorla Maça Sürüklenen Çocuklar” demek en doğrusu… Bir gol bile atamadan elendiler; belki de biz uykusuz kalmayalım diye bizi düşündüler… Paraguay’a kayyum atansaydı maçı alabilirdik diye düşünüyorum… Verilen villalar az geldi galiba, rezil herifler… Saç stilleriniz oynasaydı kazanırdınız ama ayaklarınızda iş yokmuş. 10 kişi kalmış zayıf takımı bile yenemediniz… Turnuvadan gol bile atamadan elenen ilk takım olma ünvanını kazandınız, tebrikler… Keşke kadın milli takımımız çıksalardı… Onlar daha Türk ve daha ruhlu bir takım… En azından mücadele ederlerdi…
1000Kitap
Annenizi merkezden uzaklaştırın. Sizden onu sevmeyi bırakmanızı istemiyorum. Sizden, doğmadan önce yazdığı bir senaryoya göre yaşamayı bırakmanızı istiyorum. Onun korkuları. Onun hayal kırıklıkları. Yaşanmamış hayatı. İyi bir kız, iyi bir kadın, iyi bir gelecek tanımı. Bazılarınız otuz yaşında ve hala annenizin onaylayıp onaylamayacağına göre kararlar veriyor. Bazılarınız hala onun kabul edebileceği versiyonunuza uymak için kendinizi küçültüyor. Bazılarınız hala ona kızgın ve öfkenin sadece bir tür merkezleme olduğunu fark etmiyor. O hala referans noktası. İsyan ederken bile, onun etrafında dönüyorsunuz. Onu merkezden uzaklaştırın. O, elindekiyle elinden gelenin en iyisini yapan bir kadın. Bu onu hayatınızın yazarı yapmaz. Yazar sizsiniz. Anlamayabileceği bir şey yazın. Bu ihanet değil. Bu yetişkinliktir. Toplumun beklentilerini merkezden uzaklaştırmak. Zaman çizelgesi. Dönüm noktaları. Size şu ana kadar ne yapmış olmanız gerektiğini söyleyen görünmez müfredat. Yirmi iki yaşında üniversite diploması. Yirmi sekiz yaşında evlilik. Otuz yaşında ilk çocuk. Ev. Terfi. İstediğiniz şeylerin, istediğiniz sırayla istenmesi gerekenler. BU LİSTEYİ KİM YAZDI? Sırasız yaşanmış bir hayatın başarısız bir hayat olduğuna kim karar verdi? Kendinizi artık var olmayan bir dünya ve asla siz olmayan bir kadın için tasarlanmış bir programa göre ölçüyorsunuz. Odak noktasını değiştirin. Hayatınız gecikmiş değil. Geride kalmış da değil. Tam olarak kendi akışında ilerliyor. Ve bu sürecin güzel olup olmadığına karar verecek tek kişi SİZSİNİZ. Yaşı merkezden uzaklaştır. Panik. Geri sayım. Kadınlara değerinin bir son kullanma tarihi olduğu öğretiliyor. Yirmi beş yaşından sonraki her doğum günü bir kayıp. Saat bir silah. Kadınların, seçilme şanslarının azaldığından korktukları için istemedikleri
Substack
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Clara Zetkin
"Kadın, erkeğin başarısız bir kopyası değildir; insan olarak mücadele ve inşa için özel özelliklere ve yeteneklere sahiptir."
Kadın
Kapıyı iterek içeriye girdik. Alaca karanlıkta du­varların tabandan kubbeye kadar Aziz Antuan’ın baştan çıkarılmasını tasvir eden renkli fresklerle kap­lı olduğunu gördük. Kutsal evliya umutsuzca bir sürü iblisle mücadele etmekteydi. Bazıları sakalından, ba­zıları koltuklarından çekiyordu, başkaları kukuletesini, kuşağını, ayaklarını yakalamıştı... Biraz ötede iki şeytan bir kuzuyu kızartmakla meşguldu, açlıktan bayılacak hale gelen derviş, burun delikleri titreye­rek izlemekteydi onları. Gülen şeytanlar da, yanları­na gelmesini işaret ediyorlardı. Karşı duvarda: Sarışın, aç gözlü, çıplak bir kadın iri memelerini dervi­şin dizlerine dayıyordu. Kadına arzuyla bakan der­vişin ağzından, üstünde siyah harflerle ‘Tanrım, Tan­rım bana yardım et’ sözleri yazılı kırmızı bir kordelâ göğe yükselmekteydi! Allahın Fukarası
“Kadın ve erkek farklılıklarına rağmen eşittirler”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan Kadın ve erkeğin beyin yapısı, ruhsal ve psikolojik yönden birbirlerinden pek çok farklı yönü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ancak iki cinsten birinin diğerinden üstün değil, iki cinsin bir elmanın yarısı gibi bir birini tamamladıklarını söyledi. Üsküdar Üniversitesi Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, son dönemlerde yoğun bir şekilde süregiden kadın-erkek eşitliği konusundaki tartışmalara açıklık getirdi. Tarhan, “Kadın Psikolojisi” isimli kitabında iki cinsi biyolojik ve psikolojik yönleriyle tahlil eden Tarhan, önemli ayrıntılara dikkat çekiyor. Son 10-15 yıldır nörolojik bilimlerdeki devrim ve genetik bilimlerdeki olağanüstü gelişmelerin kadın erkek farklılıklarını yeniden ele almayı zorunlu hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan şu değerlendirmelerde bulunuyor. Kadına biçilen roller yeniden değerlendirilmeli “Birinci önermemiz, kadının biyolojisini göz önüne almadan onun için en uygun olanın tanımlanamayacağı gerçeğidir” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İkincisi, kültürel ve geleneksel aktarımların kadına biçtiği rollerin, günün verilerine göre yeniden tanımlanması gerektiği gerçeği. Üçüncü önermemiz, modernizmin getirdiği sosyokültürel değerlere rağmen ruh sağlığımızdaki olumsuz gidişatın kadın psikolojisi üzerindeki sonuçlarını gözden geçirmek gerekliliği. Dördüncü ise, kadına ikinci sınıf olmayı öneren erkek egemen kültüre karşı, kadın erkek savaşlarını teşvik eden feminizmin yanlışı yanlışla düzeltmeye çalıştığının kanıtlanması” dedi. “Ortalama erkek, ortalama kadından daha üstündür” düşüncesinin Aristoteles’in tezi olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Aynı tez materyalizmin teorisyenlerinden Nietzsche tarafından da savunuldu. “Peki, günümüze gelindiğinde bu durumun alternatifi nedir?
Buluştur beni Necla
İlk başta soruyorum size? 💵 Para mı? 💞 Aşk mı? Necla adındaki idealist bir kadın ile tanıştıracağım sizi.. Üniversiteyi bitirdikten sonra kendi çöpçatanlık (evlilik) ofisini açan Necla ve onun şirketinin etrafında dönen olayları anlatıyor. Necla’nın sıradan bir çöpçatanlık bürosundan büyük bir farkı var: O, özellikle zengin ve varlıklı ailelerin çocuklarını birbiriyle eşleştirmeyi amaçlıyor. ​Bunun temel sebebi ise bu ailelerin "miras bölünmesin" ya da "bizim ailemize denk birisi olsun" düşüncesiyle çocuklarına servetlerine uygun eşler arıyor olması. Necla, sıfırdan kurduğu bu şirketi kısa sürede büyüterek Türkiye'nin en tanınmış çöpçatanı haline geliyor. Ancak bu süreçte arkasından kuyu kazan rakiplerle ve haksızlıklarla da mücadele etmek zorunda kalıyor. ♂️ Tan Alp: Babası Süleyman Bey’in sürekli evlilik baskısı yaptığı, otuz yaşında zengin bir iş insanı. İşine son derece bağlı olmasına rağmen babasını bir türlü memnun edemiyor ve sürekli önünüze getirilen evlilik konusundan bıkmış durumda.​ ♀️ Bircan: Çok başarılı ve işine sadık bir kadın doğum doktoru. Anneler gününde ya da zorlu doğumlarda bebekleri kurtarırken kendi içinde derin duygular yaşıyor (kendi annesini onu doğururken kaybetmiş). Geçmişte yaşadığı aşk kırıklıkları var ve yolları bir noktada Tan Alp ile kesişiyor; aralarında inişli çıkışlı, mesafeli ama merak uyandırıcı bir çekim oluşuyor. Necla, zengin adayları bir araya getirmek için çok özel, gizemli ve maskeli kokteyller düzenliyor. Bu partilerde kimse birbirinin tam olarak kim olduğunu bilmeden, Necla'nın yönlendirmesiyle tanışıyor. Amaç hem aşkı hem de parayı bir arada sunabilecek doğru adayı bulmak. Bir yanda ailelerinin servetini korumak ya da büyülemek için evlenmek zorunda hisseden zengin gençler, diğer yanda ise iletişim kurmakta
İnsan ve Duygular