Abdulkadir ERTAKUŞ

Abdulkadir ERTAKUŞ
@kadirertakus
Ölmek veya ölmemekte Bütün mesele Yetişir ki insan ölmesin kitaplara ve çocuklara dair: instagram.com/kitaplaravecocu...
Düz bir okur
Ankara Üniversitesi
Ankara
5 Aralık 2002
595 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
Kadar
Medeniyetin beşiğinden ölü medeniyetleri, Kitabın öldüren cümlesini yakalayamamak, Kinin törpüsü olmalı bir yerde, Bir yere kadar. Çiçekçi sokaklarında, Çiçekli yollar aramakla, Koparılmış bir çiçeği Çiçek saymak Maharet değil. Bir yere kadar.
Reklam
sin poesia no hay ciudad
Ne bir kefe, ne bir kefen Döndürmedi yaşamaktan. Döndürmedi gözümü, dolu bir kefe. Hatırlattı bana yaşamı, dolu bir kefen. Yürümekle yol hatırlandı, Ağlayışlarla, gülüşler. Damlalar yolu aşındırdı, Kalmadı yürünecek yol... O vakit kendine dönmeli, Bu sayısız vücut. Kendine dönmeli ve evler kurmalı, Boş kefeli ve Arada bir çıkan dolu kefenli. Satırları boş bırakmalı, Şehirlerde ve köylerde ve tehlikede iken oyunlar oynamalı Sabahlarda, sonbaharlarda. Şehirler de ya oyunlarla var Ya da duvarda karalandığı gibi Şiirle...
Kusur
Bütün azlıklarımı toplamak bir yana, Tutmadım bir güvercinin çarpık ayağını Tutamadım ve belirdim gökyüzünde. Ne sonu ne ilki kaldı baharın Ne de bir şeye yüreklendirdi beni. Her mevsim, her döngü biraz daha Güçsüz bıraktı bileğimi Ben ki hiçbir zaman Bileğime güvenemedim. Bir noktaya, bir virgüle ya da ünlem! Ünleme güvenmek neyine insanoğlunun. Mecburluğuma, mahçupluğuma sığınıp İnsanoğluna sığınma gafletinde bulunuyorum. Bu bir mecburluk ve mahçupluk hâlidir. Azlıkları çokluklara değişme telaşıdır. Getirilmez üstü. Ben getiremem üstünü. Ne hata gördünüz ise Bilin ki benim telaşımdandır Korkak kalışımdandır. Hüznümdür kamburumun sebebi. Altı boş cümlelerdendir Yere dalışlarım, çıkamayışlarım. Sabır eyleyemedim Ve yaşımı arttıra arttıra büyüdüm, Sebebidir çocukluk heyecanlarımın Bu vakitte oluşu. Fikrimin bu yaş yorgunluğu, Bu dengesizliktendir, Bu satırlar da
Sandalye ve ben
Hevesle seçip oturduğum sandalye de kırık Ve çok kalabalık Bu toprak çökecek gibidir Bir ben Bir de bu kırık, Yukarıdayız ve yukarıda kalacağız umuduyla Kandırdık kendimizi. Bir asıra bile sığdıramadan Şu yaşama telaşını Bir ben Bir de bu kırık, Oyalanıp durduk yalnızlığımız içinde. Yanılıyorum elbet Onun telaşı bir asırı geçebilir Yalnız da kalmaz elbet. Ben de durmaktayım oyalanma içerisinde, Yalnızlık benim içimde evini aldı, Yuvasını kurdu Bir asırdan fazladır da yaşadı iyi mi, Değil, Şu yalnızlığa yemin ki Değil.
Şiir
Karanlık Mahkûmu
Bir karanlık mahkûmu ki Birer birer solmuş aydınlıkları, beyazları Çeşit çeşit sevinçten birikmiş Çeşit çeşit de acıdan, nefretten. Öyle bir yıkım ki Sabahında güneş doğmaz Gecesinde ay kaçar da saklanır. Bir karanlık mahkûmu ki Siyahları hiç olmadığı kadar yalan Ve beyaz. Zindanında aşı bir dilim kibir, bir bardak nefret. Yargıcı da o. Mahkûm da o. Suçu var mıdır ki? Onun karanlığı kime aydınlık Bilinmez. Senin karanlığın yine senin karanlığın Mahkûm da sensin Yargıç da. Çok geç anladın...
Şiir