Kaf u nûn hitabı izhâr olmadan Biz bu kâinatın ibtidasıyız Kimseler vasıl-ı didar olmadan Ol “kabe kavseyn”in “ev edna”sıyız Yoğ iken Adem’le Havva alemde Hak ile Hak idik sırr-ı mübhemde Bir gececik mihman kaldık Meryem’de Hayret-i İsa’nın öz babasıyız Bize peder dedi tıfl-ı Mesiha “Rabbi erini” diye çağırdı Musa “Len terani” deyen biz idik ana Biz Tûr-ı Sina’nın tecellasıyız. “Künt-ü kenz” remzinin olduk ağahı Hakka’l-yakin gördük cemalullahı Ey hoca bizdedir sırr-ı ilahi Biz Hacı Bektaş’ın fukarasıyız. Zahida şanımız “İnna fetahna” HARABİ kemteri serseri sanma Bir kılkırk yarar kamiliz amma Pir Balım Sultan’ın budalasıyız. Ahmed Edib
Şiir
ırmaklardan alanlara taşındın yalnızsın bir tür ormansın kaf dağına senden geçiliyor kucağında en yanık leylaklardan bir deste gencecik aşk ağrıların -İ. Çiçek
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ahmed Arif Gördüler Yedi cihan, İn, cin Kaf dağının ardındakiler, Kıtlık da kıran da olsa Gördüler analar neler doğurur Aman aman hey...
Herkes kaf dağında cennetlik cehennemi tarif eden yok…
Gözlerinde Başlayan Masal
Sayfalar yavaşça kapandı, ışıklar söndü, Zaman durdu ve dünya senin etrafında döndü. Kitaplarda aradığım o masal kahramanı, Meğer gözlerindeymiş, büyülemiş zamanı. ​Ne Kaf Dağı’nın ardı ne saraylar gerekir, Senin olduğun her yer bana cennet demektir. Saçlarının teline rüzgar değse kıskanır, Seni gören her yürek bir masala inanır. ​Bir gülüşün var ki, kış ortası bahar, Sesinde kaybolduğum uçsuz bucaksız diyarlar var. Sen benim hiç bitmeyen, en güzel rüyam, Sen yoksan eksik kalır bu koskoca dünya. ​Bakışın, en karanlık geceye sızan bir şafak, ​Dokunuşun, kalbimi sevdayla uyandırmak, ​Varlığın, ömrüme yazılmış en zarif destan, ​Sensin benim en güzel masalım.
Şiir
Yahya Kemal Beyatlı
Bir hayalet gibi dünya güzeli Girdiğinden beri rü'yalarına; Hepsi meşhur, o muamma güzeli Gittiler görmeye Kaf dağlarına.
Şiir