Dedi, "Bilgeler derler ki, şu kadar yol yürürsen Kaf dağına varırsın." Ama yürüye yürüye bilge olan bilir ki, o kadar yürüyünce Kaf dağı sen olursun.
"Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?"
Sayfa 21·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Seni nasıl böylesine hırpaladılar? Aşk sözcüğünü duyar duymaz karmakarışık korkulara kapılıp gitmene; iki insanın birbirine en yakın olması gereken zamanlarda, uçuruma yuvarlanır gibi kendi içine dönmene; bakman, istemen ve sorman gerektiğinde başını öne eğmene; bedenin çırılçıplakken kaf anı yastıkların altına gömmene kim neden oldu? Senden neyi esirgediler?"
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Sırtında domates kırmızısı bir manto vardı. Eskimişti. Ama Nisan güneşinin büyücülüğü işini pek güzel görüyordu. Zaten pır pır çakan sarışın saçlar dururken kim bakar mantoya, topuğu kaykılmış pabuca? Ne var ki, pamuk prenses kederli görünüyordu, yorgundu, yalnızdı, yalnızlığının şarkısını söylüyordu kıyıdan kıyıdan gidişiyle, öne eğik başıyla. Artık hiç ümidim kalmamışsa bilmem; ama hayal meyal hatırladığıma göre yalnızlıklar mücize beklerdi yedinci, sekizinci yaşlarda. Pamuk prenses de, acaba bekliyor muydu? Öyle ise beklediği oldu: Akıl almaz maceralar peşinde Kaf Dağı'ndaki en yüksek doruktan inip gelen bir kartal mıdır, yoksa bombardıman filolarının arasına dalmaya hazırlanan bir F/8888 avcı uçağı mı, anlayamadım; kollarını yana açmış, sıfır numara traşlı başı gerdan kırarcasına yana eğik, kısa ama olabileceği kadar hızlı adımlarla "uuuvvv" uğuldaya uğuldaya bir delikanlı beliriverdi yanında pamuk prensesin. Hızla geçti, sonra aynı hızla döndü, solladı, sağa geçti, bir çember çizdi, uzaklaşacakmış gibi yaptı, ama yıldırım gibi döndü, bir çember daha çizdi. Bu arada kanatlar, görülmemiş bir fiyaka ile bir sağa, bir sola yatıyor ve kartal mıdır, jet mi ne, boyuna "uuuvvv"luyordu. Belli belirsiz kanat sürünmeleri de oldu. Pamuk prensese gelince, o durdu, olmadı, yana çekildi, olmadı, koşup kaçmak istedi, olmadı, karşı kaldırıma geçeyim dedi, gene olmadı. Ve pamuk prenses kurtulmak, kaçmak istedikçe kartal -veya jet- daha bir korkunç "uuuvvv"larla daha dar çemberler çizdi etrafında. Pamuk prenses öfkeli. Pamuk prenses korkmuş. Pamuk prenses üzgün.
Sayfa 252·Kitabı okudu
"Ben size şahdamarınızdan daha yakınım." ( Kaf Suresi, 16. Ayet)
Sayfa 119
Din
Yağmura, nisana ve yaşıma aldanıp Uçurumları kıyı sanarak Ve dağlar erişilmeyince acı verir Sözünü unutarak Kaf dağına gitmek istedim.
Sayfa 20 - Profil Yayıncılık
Alıntı