6/10
·128 syf.··
2026 161. kitabı
Kitapta toplam elli iki adet şiir bulunmaktadır. Şiirler ortalama seviyedeydi bence. Kitabın neredeyse yarısını mandala şekilleri oluşturuyordu. Şiirler farklı şekillerde yazılmış. Kimisi dört, beş dize kimisi daha uzun. Kimisinde kafiye var kimisinde kafiye yok. Genel olarak ortalama bir şiir kitabıydı diyebilirim.
AhfâSemih Öztürk · Ephesus Yayınları · 201742 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
Aleksandr Puşkin’in dünya edebiyatına kazandırdığı en özel formlardan biri olan Yevgeni Onegin, sadece bir roman değil; şiirle örülmüş, döneminin ruhunu taşıyan ve insan psikolojisinin en yalın gerçeklerini yüzümüze vuran manzum bir başyapıt Rus eleştirmen Belinski’nin bu eser için yaptığı "Rus hayatının ansiklopedisi" tanımı, kitabın kapağını açtığımız andan itibaren kendisini hissettiriyor. Puşkin; 19. yüzyıl Rusyasının balolarını, sokaklarını, entelektüel buhranlarını ve taşra yaşamını muazzam bir zarafetle aktarıyor. Eserin en büyüleyici yanı, edebiyat tarihine "Gereksiz Adam" prototipini kalıcı olarak miras bırakmış olması. Romanın başkişisi Yevgeni Onegin; zeki, eğitimli, varlıklı fakat içindeki kronik can sıkıntısıyla kavrulan modern bir anti-kahramandır. Hayatın sunduğu her şeyi hızla tüketmiş, hiçbir şeye kök salamayan ve duygusal olarak uyuşmuş bu karakter, aslında günümüz insanının da aynasıdır. Onegin’in zıttı olarak kurgulanan romantik şair Lenski ise dünyanın katı gerçekleriyle yüzleşemeyecek kadar naiftir ve bu iki dostun trajik düellosu, realizmin romantizme karşı kazandığı soğuk zaferi simgeler. Kitabın asıl ahlaki ve duygusal pusulası ise şüphesiz Tatyana Larina’dır. Puşkin’in "ideal Rus kadını" olarak betimlediği Tatyana; taşranın saflığında, kitapların dünyasında büyümüş derin bir karakterdir. Roman, muazzam bir asimetrik kurgu ve zamanlama trajedisi üzerinde yükseliyor. Gururun ve geç kalınmışlığın insan hayatını nasıl bir enkaza çevirebileceğini muazzam bir kurgu ile gösteriyor. Romanın teknik yapısı da içeriği kadar hayranlık uyandırıcıdır. Puşkin, eseri kendine has 14’lük bir kafiye düzeni olan "Onegin Kıtası" ile kaleme almıştır. Bu noktada, eserin Türkçe kucaklanışındaki çeviri serüvenine ayrı bir parantez açmak gerekir. Ben bu başyapıtı
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Can Yayınları · 20241,130 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·352 syf.··
2026 2. kitabı
·
2993 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 00:00
Mart ayını Yabancı Yayınları nın #gokyuzunetutunurken kitabıyla kapattım. Sayfa düzeni olarak şiir gibi yazılmış kitap. Genç bir kız ailesi hakkında ki sırları öğreniyor ve peşi sıra ihaneti, kabullenmeyi, affetmeyi, yeniden güvenmeyi de acı bir şekilde öğrenmesi gerekiyor. Farklı bir tarzda yazılmasına rağmen duygusunu gayet güzel aktarmış. İlk sayfalarda yazımından dolayı gözlerim illede kafiye aradı, ama normal okumaya başlayınca çok çabuk içine aldı ve hızla ilerledi sayfalar. Bir kaç alıntı paylaşmak istiyorum. "Ben yalanlar üstüne kurulmuş bir ailenin parçası olamam; artık her şey gün yüzüne çıktığı için beni aralarına çekebileceklerini sanıyorlar, ama ben çoktan uzaklaştım bile..." "Soğuğun içine atladım sayısız binaların arasından geçip, başka insanların pencerelerinden içeri daldım. Daha sıcak bir hava ararken çatılardan fırlayıp uçarak gökyüzüne tutundum..." "Bir ay: mevsimlerin değişmesi için gereken zaman, yazın yarısından daha az bir süre, bir bebeğin geceyle gündüzü ayırt etmeyi öğrenmesi için gereken zaman. Hayatımın dağılması bundan daha az bir zaman aldı..." 31.03.2018
Gökyüzüne TutunurkenCordelia Jensen · Yabancı Yayınları · 2017215 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2022 78. kitabı
Ömer Hayyam (1048-1131), İranlı büyük bir polimat, matematikçi, astronom, filozof ve şairdir. Asıl adı Gıyaseddin Ebu’l-Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam’dır. “Hayyam” lakabı babasının çadırcı mesleğinden gelir. Doğu’da bilim insanı kimliğiyle, Batı’da ise özellikle Rubaiyat (Rubailer/Dörtlükler) adlı şiirleriyle tanınır. Rubai, dört dizeden oluşan ve genellikle “aaba” kafiye şemasıyla yazılan klasik bir Fars şiir formudur. Hayyam bu formu ustalıkla kullanarak felsefi derinlik katmıştır. Hayyam, Nişabur’da doğup büyümüş, Semerkant ve Isfahan’da bulunmuştur. Matematikte cebir üzerine önemli çalışmalar yapmış (kübik denklemler), astronomide Celali Takvimi’ni geliştirmiş, fizik ve felsefe alanlarında eserler vermiştir. Rubaileri ise ölümünden sonra derlenmiştir; kendisine atfedilen yüzlerce dörtlük arasında hangilerinin gerçekten ona ait olduğu tartışmalıdır. En güvenilir derlemelerde 100-300 civarı rubai bulunur. Türkçe’de en bilinen çeviriler Sabahattin Eyüboğlu ve diğer klasik tercümelerdir. Hayyam’ın rubaileri, kısa formlarına rağmen derin felsefi sorgulamalar içerir. Ana temalar şunlardır: Hayatın Kısa ve Geçiciliği (Transience): Dünya bir han gibi; gelen gider. Geçmiş ve gelecek masaldır, önemli olan “an”dır (Carpe Diem). Ölüm kaçınılmazdır, bu yüzden zevkleri kaçırmamak gerekir. Varoluşsal Sorgulama ve Kader: Evrenin sırrı akılla tam çözülemez. Tanrı, kader, ölüm sonrası hayat gibi konulara ironik ve şüpheci yaklaşır. Bazı rubailerde kaderin oyuncağı olan insan imgesi vardır. Şarap, Sevgili ve Zevk: Şarap sıklıkla mecazi kullanılır; tasavvuftaki gibi ilahi aşkı veya dünyevi zevki simgeler. Eleştirmenler onu “şarapçı” diye ansa da, bu imgeler ikiyüzlülüğe, dini gösterişe ve faniliğe karşı bir başkaldırıdır. Sevgili de hem dünyevi hem ilahi güzelliği temsil
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,8bin okunma
3/10
·88 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:13
Eski Şiirin Rüzgârıyle, Yahya Kemal’in klasik tarzda yazdığı şiirlerinden oluşur. Eser, 6 bölümden meydana gelir. Birinci bölüm “Selimname”dir. Terkib-i bend şeklindeki manzume Yavuz Sultan Selim’i anlatır. İkinci bölüm “Gazeller”dir ve geleneğe bağlı olarak gazeller kafiye harfine göre sıralanmıştır. Üçüncü bölüm “Musammatlar”dır. Dördüncü bölümde “Şarkılar” bulunmaktadır. Şairimiz için otobiyografik özellik taşıyan “İthaf” şiirine, “Hasan Rıza’ya Sesleniş” de eklenerek müstakil bir bölüm ayrılmıştır. Son bölüm “Kıt’alar-Beyitler”dir. Yahya Kemal, bir anlamda geçmiş yüzyılların diliyle geçmişi günümüze taşırken bir anlamda da bizim geçmişi içimizde yaşatabileceğimizi göstermiştir. Unutmamak gerekir ki bu şiirlerinde şair, klasik şiirin şekil özelliklerini korumakla beraber muhteva, mazmunlar vb. bakımlardan eski şiiri tekrarlamaz. Onun gazellerinde eski dönem şairlerimizin gazellerindeki pek çok unsur artık yoktur. Yeni unsurlar, yeni anlayışlar vardır. Meselâ Lâle Devri gazellerinde anlattığı güzel/kadın, klasik şairin anlattığı güzelden bir hayli farklıdır. Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre “O, sadece yeni dili bulmamış, eski dili de ayıklamış, basit hayallerin zaruriyetiyle nesre kaçan unsurlarını ve Türkçenin bünyesine uymayan, asırlık yürüyüşünde dil zevkinin kabul etmediği lügat ve deyişleri atmış, sadece zevkiyle, hatta bir çeşit dokunma, yani derinden gelen hisle eski Türkçeyi temizlemiştir.”
Eski Şiirin RüzgârıyleYahya Kemal Beyatlı · İstanbul Fetih Cemiyeti Yayınları · 2022602 okunma
10/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Faruk Nafiz’in şiirlerini bir araya getiren bu eser, estetik hazzı ve edebî derinliği aynı potada buluşturan son derece kıymetli bir okuma deneyimi sundu bana. Çocukluk yıllarımda hayranlıkla okuduğum bir şairle yıllar sonra yeniden karşılaşmak, adeta zihinsel ve duygusal hafızamda saklı kalmış eski bir dostla hasret gidermek gibiydi. Faruk Nafiz’in şiir dili; ölçü, kafiye ve ahenk unsurlarını son derece incelikli bir biçimde kullanan, güçlü bir lirizme yaslanan etkileyici bir yapı arz ediyor. Böylesine samimi ve derinlikli dizelerin ardında, kuşkusuz son derece zarif ve hassas bir ruh dünyası bulunmalı. Şairin şiirlerinde halk edebiyatının izleri belirgin biçimde hissediliyor. Yer yer destansı bir söyleyişe ulaşan bu şiirler, geleneksel halk şiirinin biçimsel olanaklarını modern şiirin duyarlılığıyla sentezleyen özgün bir estetik anlayışın ürünü gibi. Faruk Nafiz, geleneği yalnızca tekrar eden değil; onu dönüştürerek çağdaş bir poetik zeminde yeniden kuran sanatçılarımızdan biri. Şiirlerinde nahiflik, içtenlik ve lirizm ön plana çıkarken; sadelik ve doğallık da onun poetikasının temel yapı taşlarını oluşturuyor. Okuduğumuz dizeler vesilesiyle ozanımızın iç dünyasını tüm kırılganlığı ve zenginliğiyle hissedebiliyoruz. Doğa unsurları da Faruk Nafiz’in şiir evreninde son derece merkezi bir yere sahip. Dağlar, göller, çiçekler ve kır manzaraları; yalnızca dekoratif imgeler olarak değil, duygusal atmosferi taşıyan simgesel öğeler olarak da karşımıza çıkıyor. Bu tabiat unsurları, şiirlere hem doğal bir akış hem de melankolik bir estetik kazandırıyor. Biçimsel açıdan inceleyelim biraz da. Faruk Nafiz’in ölçü ve ritim konusundaki ustalığı takdire şayan gerçekten… Özellikle hece ölçüsünün 7’li, 8’li ve 11’li kalıplarını büyük bir başarıyla kullanarak geleneksel formu modern
Han DuvarlarıFaruk Nafiz Çamlıbel · Yapı Kredi Yayınları · 20213,530 okunma