Bir Köy Hekimi İnceleme
3/10
·88 syf.··
2026 7. kitabı
Şimdi bu konuda notlarım neler? İlk önce kitabı 20-25 gün önce bitirdim ama şu an hiçbir şey hatırlamıyorum. Kitabı ben hiç sevemedim. Temelinde yatan sebep ise hepsinin birbirinden kopuk hikâyeler anlatması. Her hikâye birer metafor olarak anlatılmış ama daha ben o hikâyeyle bağ kurmadan hemen bitiyor. Hikâye ortasından girip size bir şeyleri anlatmaya çalışıyor. Bu da benim için çok yorucu. Franz Kafka’nın elinden Dönüşüm kitabını okuduktan hemen sonra böyle her biri birbirinden kopuk, birer metaforlu hikâyeyle karşılaşınca kendimde “Hee, anlıyorum abi.” deyip kitabı bitirmek için okudum. Allah’tan kısa bir kitap. Yoksa yarım bırakırdım. Kısa hikâyelerden bazıları etkileyiciydi ama keşke hatırlasam. Sadece okuduğum o an etkilendim. Sonrası bende yok. Belki de benim seviyem bu kitaba düşük geldi, bilemiyorum. Kısa kısa olsun, arada bir okuyup “Vay be ağbi, bunun üstünden bunu demeye çalıştı.” demek isteyenler için mükemmel bir kitap. Onun dışındaki arkadaşlar diğer kitaplardan devam edebilir.
Bir Köy HekimiFranz Kafka · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20184,475 okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 12:29
Kafka'nın ilk okuduğum kitabıydı. Farkı bir novella. Üzerinde çok konuşulan bir kitap. Ben pek sevemedim. Hayal gücü çok yüksek bir kitap ama. Çok üstüne düşerek okuyamadım. Belki tekrar okuyunca farklı düşünürüm. Ama her kitaplıkta olması gereken güzel farklı bir kitap.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Böceğe Değil, Yalnızlığa Dönüşmek.
Puan vermedi·74 syf.··
2026 19. kitabı
Franz Kafka'nın Dönüşüm adlı eserini okurken en çok dikkatimi çeken şey, Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesinden çok, çevresindeki insanların ona karşı değişen tavırları oldu. Kafka'nın asıl anlatmak istediği şeyin fantastik bir dönüşüm değil, insanın toplum ve ailesi tarafından yalnızlaştırılması olduğunu düşünüyorum. Gregor çalıştığı sürece ailesi için vazgeçilmez biri. Ancak çalışamaz hâle geldiğinde, aynı insanlar onu bir yük olarak görmeye başlıyor. Bu durum, insanların birbirine verdiği değerin bazen sevgiye değil, faydaya dayandığını sorgulatıyor. Kitabın en etkileyici yönü ise, böceğe dönüşmenin nedeninin hiç açıklanmaması. Çünkü Kafka'nın derdi "Nasıl dönüştü?" sorusundan çok, "Dönüştükten sonra insanlar ona nasıl davrandı?" sorusunu düşündürmek. Kısa olmasına rağmen oldukça yoğun anlamlar barındıran bir eser. Fantastik bir olay üzerinden yalnızlık, yabancılaşma ve insan ilişkilerini sorgulatan, uzun süre akılda kalan bir kitap.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,3bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2026 4. kitabı
Bu kitabın beni etkileyeceğini hiç düşünmemiştim ilk aldığımda; Kitabın ince olması aldatmıştı beni Esasında oldukça kalın bir kitap fark etmek gerekiyordu sadece. Gerçekliği gerçek olmayan bir hikaye ile anlatan hakiki eser. Bazen ince kitaplar okumak gerek çünkü bazı uzun hikâyeler öyle ince kitapların arasında saklıdır. Okumanızı tavsiye etmem çünkü gerçeği görmek üzücü olabiliyor:)
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,3bin okunma
Puan vermedi·212 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:56
Bazıları toplumların yazılı ya da yazısız kurallarına A'dan Z'ye kadar uyarken, bazıları kendi isteklerini A'dan Z'ye yaşamayı seçer. A ve Z... Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe, o alfabenin oluşturduğu binlerce kelime ve yüz binlerce cümle vardır. (s. 180-181) Kitabın ana karakteri Ercan ise tam da bu kurallara canı yana yana uyanlardan biri. Ruhunun nerelere uçtuğunu, kalbinin kime ait olduğunu bile bile bedenini başka bir hayatın içine hapsediyor. Uçurumları olan Beren'e koparamadığı görünmez bir bağla bağlı kalırken, hayatının dizginlerini hep başkalarının ellerine bırakmasının sessiz isyanını yaşıyor. Ercan'ı okurken zihnimde Albert Camus'nün Yabancı , Peyami Safa'nın Matmazel Noraliya'nın Koltuğu ve Franz Kafka'nın Dönüşüm deki karakterler canlandı. Elbette birebir aynı değiller; daha çok onların günümüz insanına uyarlanmış, modern bir yorumu gibiydi. Toplumsal kurallara uyarken kendi psikolojik dünyasında yavaş yavaş dönüşen Ercan'ın hikâyesinde insan mutlaka kendine ait bir koltuk buluyor. Yazarın dili sade ve akıcı. Buna rağmen öyle cümleler var ki, sanki kendi ruhumun yıllardır susturduğu isyanı kelimelere dökmüş gibi hissettim. "Araf, bazıları için bir mekân değil, bir ömürdür." "Sevmek mi bir lütuf, yoksa sevilmek mi?" "Aslında olmak istediği kişiyle yaşadığı kişi aynı değildir. Bazen kendini tanıyamaz; sanki kendi hayatında başka biri gibi, bir yabancı gibi yürür." "İnsan çoğu zaman hakikati bilir ama onu taşıyacak dili bulamaz. Bildiğini söyleyemez, doğruyu hisseder ama başka kelimelerle konuşur." Bu kitap benim için yalnızca iki kadın bir adam hikâyesi değildi. Toplumsal baskının, seçememenin, sonuçlarına katlanmanın ve insanın kendi hayatında bile bazen bir yabancıya dönüşmesinin romanıydı. "İlk romanında Ercan gibi katmanlı bir karakter inşa etmek cesaret
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202635 okunma
7/10
·46 syf.··
2026 31. kitabı
·
71 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:00
Sevgili Kitap Dostlarım, Bu ay sizlerle elimde büyük bir keyifle okuduğum, her sayısında farklı kapılar açan Kafka Okur’un 107. sayısı üzerine sohbet etmek istiyorum. Bazı dergiler vardır; okunup bir kenara bırakılır. Bazıları ise okunduktan sonra insanın zihninde yeni sorular, yeni okumalar ve yeni arayışlar bırakır. Kafka Okur da benim için ikinci grupta yer alan dergilerden biri. Şubat 2026 tarihli 107. sayı kapağında Nicholas Sparks’ ın ikonik eseri The Notebook ve sinema uyarlamasını kapak konusu etmiştir. Bu sayıda beni en çok etkileyen yönlerden biri, edebiyatı yalnızca kitap tanıtımlarıyla sınırlamayıp hayatın farklı alanlarıyla ilişkilendirmesiydi. Dergi boyunca ilerlerken bir yandan yeni yazarlar ve eserlerle tanışıyor, diğer yandan sanatın, tarihin, insan ilişkilerinin ve çağımızın meselelerinin edebiyatla nasıl iç içe geçtiğini görüyorsunuz. İşte Kafka Okur’un en güçlü taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor: Okuyucusuna yalnızca bilgi vermiyor, düşünme alanı açıyor. Özellikle yazar söyleşileri ve dosya konuları, bir kitabın ortaya çıkış serüvenini anlamak açısından oldukça kıymetliydi. Bir kitabı okurken çoğu zaman yalnızca metinle karşılaşırız; oysa yazarın dünyasını, yazma motivasyonunu ve eserinin arka planını öğrenmek metni daha derinlikli kavramamızı sağlıyor. Bu sayıdaki söyleşiler de tam olarak bunu başarıyor. Dergide dikkatimi çeken bir diğer nokta ise genç kalemlerle deneyimli yazarların aynı çatı altında buluşması oldu. Bu yaklaşım, edebiyatın yaşayan ve sürekli yenilenen bir alan olduğunu hatırlatıyor. Bir tarafta ustaların birikimi, diğer tarafta yeni seslerin heyecanı okuyucuya birlikte sunuluyor. Kafka Okur’un okuyucuya kattığı en önemli değerlerden biri de okuma ufkunu genişletmesidir. Çoğu zaman kendi ilgi alanlarımızın içinde
KafkaOkur - Sayı 107 (Şubat 2026)KafkaOkur Dergisi · KafkaOkur Dergisi Yayınları · 2026106 okunma