Bazı kitaplar okunmaz, yaşanır. Tezer Özlü’nün bu kült eseri, okuyucusunu Berlin’den Prag’a, Viyana’dan Trieste’ye sürüklerken aslında tek bir yere götürür: İnsanın kendi içindeki o karanlık ve dürüst boşluğa.
Özlü, Pavese, Kafka ve Italo Svevo’nun izini sürerken aslında kurulu düzene, aileye, topluma ve dayatılan tüm kimliklere başkaldırır. Bu kitap, bir kaçış değil, bir varoluş haykırışıdır.
Özlü için gitmek, bir varış noktasına ulaşmak değildir. Gitmek, evdeki o boğucu tozdan, sahte gülümsemelerden ve normal olma zorunluluğundan kurtulmaktır.
"Buradayım, çünkü başka yerde olmaya dayanamıyorum."