Kağan Sezgin

Kağan Sezgin
@kagansezgin
Burada yeniyim! Geçmişe dönük okuduğum kitapları ve bazı "incelemeleri" paylaşacağım!
İstanbul Üniversitesi
15 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Kimsenin damarında asil kan dolaşmıyor!
9/10
·356 syf.··
2018 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2018 17:51
Kraldan çok kralcı diyebileceğimiz bir tiplemeydi Murtaza karakteri! Damarlarında "asil kan" dolaşıyordu Murtaza'nın. Devletin, kuruluşundan beri dayattığı efsanelere inanmış, damarlarında "soyundan gelen" asil kan dolaştığını, önemli bir insan olduğunu, o olmazsa dünyada "nizam" kalmayacağını vs düşünüyordu Murtaza! Ve Murtaza, bütün saplantılarından ötürü kendisi fark etmese bile sık sık alay konusu da oluyordu! Devletin "yaman" bekçisiyken, devleti kalkındıracağına inanılan bir fabrikada işe giriyordu! Bu fabrika kazanacak, istihdam sağlayacak memleketi kurtaracaktı! Murtaza da bu fabrikanın kâhyalığını, yani bekçiliğini yapacaktı! İşte "kendini üstün görme", "asil kan taşıma" gibi devlet tarafından dayatılan ve insanlara empoze edilen şeyler böyle uç noktalara varacak kadar kompleksli insanların yetişmesine sebep olabiliyor! Orhan Kemal bu kompleksleri bu romanında Murtaza karakteri üzerinden gayet güzel şekilde işlemiş! Fakat Kemal, bunun kaynakları üzerinde durmamış! Sanki Murtaza, "damarlarında dolaşan asil kanı" uzaydan getirdi!
MurtazaOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19784,574 okunma
Reklam

Kağan Sezgin

, bir kitap okudu
9/10
·356 syf.··
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2018 17:51
·
2018 1. kitabı
Orhan Kemal
8/10 · 4.574 okunma
Ermeniler de bir zamanlar bu topraklarda yaşıyordu
8/10
·536 syf.··
2012 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2012 17:57
Türkiye'de "muhafazakâr" okurları, Ermeni Soykırımına, en azından soykırım olarak kabullenilmese bile, Ermenilere yapılan büyük haksızlığa dokunduran bir kitaptı. Türkiye'de "mahalle ayrımı" olduğundan, yani çok kimse yeni fikirler, yeni kitaplar okumayıp, kendi mahallesinin patinaj attırılmış fikirlerine, kitaplarına yöneldiğinden, "muhafazakâr olmayan" kesimde çok da dikkat çeken bir kitap değildi. Hakkını teslim etmek gerekiyor, okurken büyük bir edebî hazla okudum. Ve kitabın, hikâyeleri anlatım biçimi de orijinaldi. Çok satmış olabilir, ama edebî açıdan "muhafazakâr olmayan" edebiyat camiasında iyi değerlendirildiğini zannetmiyorum. Bu açıdan çok satıp yazarına çok para kazandırmış olsa bile, hakkı teslim edilmemiş bir roman. Bu romanda elbette bir aşk hikâyesi var, fakat asıl ilgimi çeken kısım, müslüman veya gayrimüslim fark etmeden, belli bir zamana kadar -1915?- Ermeni, Rum, müslüman, Laz, Kürt daha diğer "şeylerin" bir arada yaşayabildiği ve bir zaman sonra "devletin" ya da devleti yöneten İttihatçı hayalperestlerin bu grupların arasına fitne fitilini daha o dönemde ateşlemiş olması. O noktaya geldi ki, bugün Türkiye'de insanlar, birbirlerine küfür ederken "Ermeni dölü, afedersiniz Ermeni" gibi insanlık dışı ifadeler kullanıyorlar. Bunu "muhazakâr" kesim de yapıyor, Kemalistler de... Bu kitap elbette okunmalı. Hem siyasî açıdan hem de edebî açıdan çok şey söylüyor.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Kesinlikle gelen tek şey ölümdür
"Acil bir mektup bekliyorum," dedi, "Uçakla." ....... "Bugün kesinlikle gelmesi gerekiyordu," dedi albay. Posta şefi omuzlarını silkti. "Kesinlikle gelen tek şey ölümdür albay."
Sayfa 47·Kitabı okudu