En son ne zaman, ne zamandı, onu, o küçücük pembe parmaklarıyla harfleri güçlükle takip ederek okuduğu ders kitabının başında görmesinin üzerinden ne kadar geçmişti? Onu uçuk mavi elbisesiyle okuldan alıp pastaneye götürmesinin, hâlâ şeker bulaşmış dudaklarıyla verdiği öpücüğünü yanağında hissetmesinin üzerinden... Bütün bunlar daha dün yaşanmamış mıydı? Hayır, hayır uzun yıllar önceydi.