Bir Kalbin Çöküşü

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.534
Gösterim
Adı:
Bir Kalbin Çöküşü
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052941034
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Yaşlı adam sanki kalp krizi geçiriyormuş gibi aniden sarsılmaya başladı. Koridorun sonundaki oda, kapısı sessizce kilitlenen o oda... Üç odalı o suiti kendi ailesi için tutmuştu. Karısı uyuyordu ve birkaç dakika önce huzur içinde nefes alırken gördüğü o kadın -hayır, yanılıyor olamazdı -bir yabancının odasından sessizce süzülen o kadın, daha on dokuz yaşında olan kendi kızı Ernaydı.
56 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Bu da diğer Stefan Zweig kitapları gibi kısa, hatta kısacık. Ama Zweig severler bilir ki o, kısacık bir kitaba bile kalın bir romanın duygusunu sıkıştırabilecek kadar yeteneklidir.

Kadınların duygularını ne denli iyi anlattığını yeniden söyleyip tekrara düşmek istemiyorum. Zweig, duyguları kağıda işleme konusunda gerçek bir ustadır. Yine bir duygu seli bekliyor okuyucuyu.

Bu sefer yaşlıca bir adamın düşüncelerine tanık olacaksınız. Hatta bir adım ötesi o yaşlı adam olacaksınız. Hikayeyi hissedeceksiniz. Yaşlı adamın hislerine kapılıp onun işaret ettiği (düşünceleriyle) kişileri boğabilecek duruma bile geleceksiniz (ben geldim, oradan biliyorum).

Henüz okumamış Zweig hayranlarına keyifli bir okuma diliyorum.
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
"Bir yüreğin adamakıllı sarsılabilmesi için her zaman ille de kaderin güçlü bir tokadı ya da her şeyi sert bir şekilde söküp atan bir güç gerekmez."

Evet Tanrı bizi böyle yarattı..küçücük bir et parçasına bağlıdır hayatımız..ona bir şey olursa sistem çöker...
Bazen sadece bir duygu, yakınlarından aldığın bir darbe yeterlidir...
Aynen kahramanımızın kalbinin çöküşü gibi.

Adı Salomonsohn olan ve vatanı Almanya'da parayla alınmış bir mevkiye sahip yaşlı bir adam.Ailesini Paskalya tatili için götürdüğü otelde,yatağında aniden uyanır ve göğsüne saplanan acı ile telaşlanır. Agrı yüzünden uyanık kalan adam o esnada bir takım sesler duyar.Koridora yönelir ve odalardan birinden bir kapı kilitleme sesi duyarak irkilir. dindirmek istediği ağrısını gördüğü olay ile daha da kamçılar.Karısı yatağında uyuyorsa;bir yabancının odasından çıkan kim peki?Maceralı yaşama olan düşkünlüğü ile henüz on dokuz yaşında olan kızı Erna'dan başka kim?
Elbette bu Erna'ydı...
Siz olsanız ne yapardınız?
Salomonso susup kendini bitirmeye karar verdi...yüreğinin ölümünü her gün biraz da bekledi...
54 syf.
Kitabı profkitap sitesinden dört adet Zweig,dört adet Dostoyevski eserleri olmak üzere toplamda 8'li set üzerinden aldım.Kitabın kapağında "Yakıcı Sır" yazmasına rağmen ve aslında ben de kitabı "Yakıcı Sır" gibi okurken kitabın başında bu terslikte bir iş olduğunu anladım ve Yakıcı Sır kitabının konusunu iyice araştırmaya başladım ve gördüm ki aslında Yakıcı Sır diye okuduğum kitap aslında Bir Kalbin Çöküşü imiş.Kitabın içinde Zweig'in iki eseri bulunuyor.Diğeri ise Ay Işığı Sokağı.İki eser tek kitapta ama kitap kapağında Yakıcı Sır yazıyor :) İlk kez başıma böyle bir şey geldi.Çok şaşkınım.Korsanı da bozdular artık.İşte bu yüzden korsan değil de PDF okumayı tercih ediyorum.Orjinal kitap mı? He yok kullanmıyorum :) Hani eğitim ücretsizdi?

Bir Kalbin Çöküşü,Zweig'in o bildiğimiz buhranlarını kaleminden akıttığı ve o buhranları bana buram buram yaşattığı bir kitap.Salomonsohn ile birlikte kah başım döndü,kah safra kesem ağırdı,kah titredim,kah ayakta durmakta zorluk çektim.Ama sonunda Salomonsohn öldü,ben yaşıyorum.Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabıyla beni hayal kırıklığına uğratan Zweig bu kitapla yine sevdirdi kendisini bana.Profkitap sitesinin hayal kırıklığını saymıyorum.Onlar kaybetti :)
104 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap için basitçe, Zweig, bu defa acıyı, direk olarak damardan girmiş diyebiliriz. Bunca yıldır Zweig kitapları okurum , ama bu güne kadar beni bu kadar derinden yaralayan bir eseri olmadı. Oysa Zweig'in bütün eserleri, genelde dram üzerinedir ama bu defa gerçekten damardan vurmuş diyebilirim.

Kitapta bütün ömrünü ailesi için çalışmakla geçirmiş bir babanın, ailesi tarafından gelen bir ihanetle nasıl yıkıldığı anlatılıyor. Ama bu anlatım bu kadar basit sözcüklerle değil.

Böyle bir durumdaki bir kişinin ruhunda kopan fırtınalar ancak bu kadar mükemmel bir şekilde anlatılabilirdi ve bunu da ancak Zweig başarabilirdi. O da, sadece işini yaparak bunu bize aktarmış. Ve sonuçta muhteşem bir öykü yaratarak, bizlere okumamız için bırakmış.

Sonuç olarak, dramatik öykü ve roman severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bir kırık kalp. Hasta bir adam. Karısı ve kızı.

En son ne zaman kendimiz için yaşadık sahi biz? Ne zaman kalabalıkların bitmek bilmeyen isteklerinden uzaklaşıp biz olduk?
İşte bu zavallı hasta adam içi kararıp ölmeden önce bunları düşünüyordu. Biricik kızını düşünüyordu. Kendisine ihanet ettiğini düşündüğü kızını.

Birkaç spoiler vereceğim.

Kitabımız işte o yaşlı adam ve psikolojisinden ibaret. Altmış beşindeki bu ihtiyarımız karısı ve kızıyla birlikte güneyde bir tatile gitmiştir ve kısacık hikayemiz burada başlamıştır. İhtiyarımız; (ona böyle diyeceğim çünkü hatırladığım kadarıyla Zweig onun ismine kitapta yer vermemişti, vermişse de ben ihtiyarımızdan daha da ihtiyar olabilirim) bir gece karnında bir sancıyla uyanır ve yine o safra kesesinin sebep olduğu nöbetlerden birine yakalandığını sanar. Fakat sonradan anlar ki böyle bir şey yoktur, sadece güneyin yemeklerinin verdiği bir rahatsızlıktır bu. Neyse efendim, ihtiyar yatağından kalkıp kısa bir yürüyüş yapmaya karar verir, belki o zaman ağrım geçer diye düşünür. Gerçekten otelin koridorunda attığı birkaç turdan sonra ağrı silinip gider. Lakin ihtiyar tam odasına dönerken bir ses duyar ve irkilir. Aniden önünden beyaz bir şey geçer ve doğruca onların odasına gider. Korkmuştur ihtiyar. Ve sonra da anlamıştır onun bir kadın ve ayrıca onun kızı olduğunu, gecenin bir vakti başka bir yataktan kalkıp kendi yatağına gittiğini de anlamıştır. İşte tam bu andan sonra hayat onun için içinden çıkılmaz kara bir girdaba dönüşür. Ve bir gece içi ansızın ölür. Tam olarak böyle olur işte.

Ama bir yandan da kendini suçlayıp durur bu ihtiyar. Karım ve kızımı benim bunca yıldır çalışıp kazandığım para bu hale getirdi, diye düşünür. Paranın insanı nasıl değiştirdiğine tanık olmuştur. Yorulmuştur...

Benim bu kitaptan çıkarabileceğim birçok şeyim var. Bence siz de bu kitabı okuyup, kendi hayatınıza bir şeyler katmalısınız. İlla bir şey katmak için değil, birkaç dakikalığına başka bir insan gibi hissetmek için , sadece kendi hayatınızdan soyutlanmak için, kendinizi unutmak için, kitap okuma tutkusu içinde, okumalısınız...
104 syf.
·Beğendi·9/10
Srefan Zweig.. Allahım bu adamı da kitaplarini da çok seviyorum. Gelmiş geçmiş en iyi yazarlardan biri. Onu ozel kilan şeyse şu: diģer yazarlarin 500 sayfalik kitapla bize hissettiremedigini, Zweig 15-20 sayfalik kitapla hissettiriyor.. Ve yine mukemmel bir Zweig kitabı; Bir Yüreģin Ölümü..
Bu sefer bir adamin kizi ve karisi tarafindan nasil umursanilmadigini, yok sayildigini ve ayrıca kızının nasil kirlendiğini yazmiş. Bir baba için en utanç verici şeydir kızının her gece yabanci adamlarla birlikte olması, karısının gozunden ezik görünmesi. Hayatını sadece karısına ve kızına adamiş insan icin bunlar yenilir yutulur turden şeyler değil. Goz yaşlarima bir turlu engel olamadim sanki benmişim o adamin yerindede kendi hikayemi okuyormuşum gibiydim. Şuna da dikkat ettim, Zweig'in kitaplarindaki karakterler hep sessiz ve sabirli oluyor. Hemde oyle cinsten ki onlarin yerinde sabir taşi olsa çatlar. Cok sabirda iyi degil diye dusunuyorum:) herşeye rağmen mukemmeldi. Yine her zamanki gibi damardan vurdun bizi Zweig..
Ben çok beğendim. Herkese tavsiye ediyorum. Bu kitapta mutlaka işinize yarayacak birşey bulacaksiniz.
54 syf.
·94 günde·Beğendi·10/10
Kısacık bir kitap ama sanki kalın bir roman tadında.
Bir babanın eşinden ve kızından uzaklaşmasını içsel dünyasını anlatmış . Fedakarlık yaptığı onları mutlu etmek için. Etkileyici bir hikaye tavsiye ederim. Mutlaka okuyun.
56 syf.
·Beğendi
Yaşamaktan vazgeçip ölümü arzulayan ve bütün benligiyle kalbinin çöküşünü hissettiren bir babanın öyküsü bana en çok bizim için çalışıp eve ekmek getirmeye çalışan babamı anımsattı ve ailemin değerini anlamamı sağladı. Asla Bir kalbin çöküşüne neden olmayın!
56 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
10 üzerinden 11 gerçekten. O kadar iyi hissettirmiş ki bir babanın içsel dünyasını. Eşinden ve kızından uzaklaşmasını.. zaten kısacık bir kitaptı.Okunmalı ve okutulmalı.
56 syf.
Bir Kalbin Çöküşü...

Edebiyat bir dünyadır, hikâye bunun en mühim bi yapı taşıdır. Kısa ama etkili bir hikâye yazabilmek gerçek bir yetenek ister. Daha ilk sayfalardan bitene kadar kalın romanlardan belki daha fazla ve yoğun bulduğum bu kısacık öykü psikoloji ile de çok alakadar. Öyle ki duyguları ve çıkmazları derinden hissettirdi. Belki olay basit ama derin psikolojik tahliller ile zengin ve etkili bir anlatıma dönüşmüş.
Bütün ömrünü ailesine adamış bir babanın peşine takılıp ruhunuzun derinlerine inmek istiyorsanız ve biraz yutkunamamak belki kitabı tavsiye ederim.
Bazen iyi bir kitap bir hayat kurtarabilir. Keyifli okumalar..
56 syf.
Kensisinin hayranıyım, az sayfada insanları etkilemeyi başarıyor. Kitabı okurken kendimden birseyler buldum. Yaşlı adamın zamanla hissizlemeşi. . .Yanlış yapıldığını görerek, bunu kendine ait bir yöntemle çözmeye çalışması ve hiç kimse ile muhattap olmaması. Paranın insanları değiştirmesi ve yaşlı bir adamın nasıl çöktügünü okurken anlayacaksınız.
-"Bir yüreğin adamakıllı sarsılabilmesi için her zaman ille de kaderin güçlü bir tokadı ya da her şeyi sert bir şekilde söküp atan bir güç gerekmez."
Ve doktor yaşlı adamın kalbini kontrol ettiğinde kalbi artık onu incitmeyi çoktan bırakmıştı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Kalbin Çöküşü
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052941034
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Yaşlı adam sanki kalp krizi geçiriyormuş gibi aniden sarsılmaya başladı. Koridorun sonundaki oda, kapısı sessizce kilitlenen o oda... Üç odalı o suiti kendi ailesi için tutmuştu. Karısı uyuyordu ve birkaç dakika önce huzur içinde nefes alırken gördüğü o kadın -hayır, yanılıyor olamazdı -bir yabancının odasından sessizce süzülen o kadın, daha on dokuz yaşında olan kendi kızı Ernaydı.

Kitabı okuyanlar 907 okur

  • Sekina
  • Aslı
  • Uğur Erbil
  • zeynep aksöz
  • Feride Kaya
  • Muzeyyen atilla
  • Seyitt
  • Döndü Feyza Özcelik
  • Arda
  • Serlin Babuç

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.8 (5)
9
%1.1 (3)
8
%0.4 (1)
7
%1.4 (4)
6
%0.7 (2)
5
%0.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları