En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi.
"Benimle niçin evlendin, mesela bunu söyle!"
"Kahvaltı için!" dedim. "Ben birisini arıyordum, kendisiyle ömrüm boyunca kahvaltı edebileceğim birisini. Hani derler ya piyango sana çarptı. Sen bana mükemmel bir kahvaltı arkadaşı oldun, senin yanında hiç canım sıkılmadı. Umarım ki sen de benden sıkılmamışsındır."
"Hayır,"dedi Kaete. "Seninle hiç sıkılmadım."
Sayfa 134 - Can Yayınları, 5.Baskı, Çeviren:Behçet Necatigil
İntihar bir yanılsamadır. Anlamı şu ki: Boşluğun beni taşıyacağına güvenerek uçmak zorunda olmak, yani kanatsız olarak atlamak, öylece boşluğa atlamak, hiç yaşanmamış bir hayata, ihmal yüzünden işlenen suça atlamak, bana ait olan, beni taşıyabilecek tek gerçek şey olan boşluğa atlamak...
Sayfa 74 - Yapı Kredi Yayınları, 8.Baskı, Çeviren:İlknur Özdemir