Özgür

Özgür
@kaldera44
hayata inanmak lazım. Tanpınar
edebiyata bak…
Zaten bu beş arkadaşın etraflarına pek bakacak hâlleri de yoktu. Onlar kendileriyle çok meşguldüler, lezzetle yiyip içiyorlar ve konuşuyorlardı. Vâkıa birbirlerini pek dinlemiyorlardı fakat hepsi çok güzel şeyler söylediklerine emindiler. Daha ziyade kendi içinde yaşamaya alışmış olan Abdullah Efendi’ye gelince o, gecenin gidişinden pek memnundu. Kendisine bir nevi hafiflik gelmiş, denilebilir ki dört tarafını böyle vaziyetlerde bir demir kuşak gibi çeviren ve ona nefes aldırmayan boğucu, dar havalı şahsiyetinden kurtulmuştu. Bu cins adamlarda zaman zaman olduğu gibi o da bu müstesna anın kıymetini biliyor ve kendisini diğer insanlar arasına karışmış görmekten saadet duyuyordu. Evet, şimdi o da etrafındaki rahat neşeye kendisini bırakmış, biraz evvel lokantaya gelirken beraberinde taşıdığı ruh haletinden ayrılmış olmanın hazzı içinde konuşuyor, eğleniyor, hatta ufak ve çok hesaplı tecrübeler hâlinde arkadaşlarını taklit ediyor, yani zamanına göre mütearız yahut sinik olmaya çalışıyor, nükte yapıyor, hicvediyor, hilkaten korkak yaratılmış bir insanın tehlikeli bir gece yolculuğunda kafilenin en önünde yürümüş olmaktan duyacağı muğlak bir zevk içinde açık saçık şeyler bile anlatıyordu. Ah, bu bir kör gibi etrafını deneye deneye, dört bir ciheti yoklaya yoklaya yürüme… Şüphesiz ki yarın sabah bu yaptığı şeylerden iğrenecek, bu geceyi israf edilmiş bir zaman gibi addedecek ve kendisini küçük bulacaktı. Fakat ne çıkardı? Bir gece için, ne olsa affedilirdi, mademki eğleniyordu ve mademki eğlendiğini bilerek hesaplı bir surette eğleniyordu, o hâlde bu eğlence onun için iki kattı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Özgür

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 15:15
·
2026 4. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar
7.2/10 · 466 okunma
hayat, tek bir çareden ibaret değildir..
İyi günlerinin eşiğine geldiği belliydi, âdeta daha ötesine geçmekten korktuğu için susmuştu. Ben de bir şey sormaya cesaret edemedim; daha ötesinin bir yığın imkânsızlık, olmayacağı bile bile kurulan hayaller, cılız çıkan ümitler, birbirini tutmayan hesaplar, farkında olmadan işlenen hatalar, tek çare gibi görünen budalalıklar olduğunu hangimiz bilmeyiz? İnsan hayatı sandığımız kadar değişik değildir. Şartların arasına, mühim anlarda kendi tecrübenizi olduğu gibi nakledin, en başka türlü hayatı doldurmuş olursunuz. İyi günler…
İhtiyar aktör
“Aşksız sanat olmaz yavrum,” diyordu. “Bak bana, ihtiyar kadın rollerimde muvaffak olmak için daha otuz yaşımda iken gık bile demeden ön dişlerimi söktürdüm. Niçin yaptım bunu? Çünkü sanat fedakârlık ister. Mademki sanatkârım.”
Korku..
“Daha, hakiki korkunun, vücutta, gizli korkunun eseri yapılmadı. Yahut ben görmedim. İnsanın içine sinmiş, onun hareketlerini ikide bir kesen yahut değiştiren, onu âleminden ayırıp başka bir âleme götüren korku.” Tekrar uzun parmaklarıyla, anlaşılmazın peşinde bir yığın işaret yaptı. “Bize yapışmış, içimizde bizimle beraber her kımıldanışta dalları çatırdayan bir orman gibi büyümüş korku.” Zeynep korkardı. Her şeyden, hayattan başka her şeyden korkardı. Hele yüksek perdede insan sesine hiç tahammül edemezdi. Bu çocukluğundan beri böyle idi.