Puan vermedi·100 syf.··
2026 81. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 10:26
Seyrek Yağmur- Barış Bıçakci ''Kitapçı Rıfat. Hikayesi çok hazin. Bütün öm­rü seyrek bir yağmurun peşinde koşmak ile geçiyor.'' Seyrek Yağmur, büyük olayların değil, hayatın içinden geçen küçük anların kitabı. Yazarın sade ama etkileyici dili sayesinde okurken sanki bir roman değil de bir insanın zihninden geçen düşünceleri, özlemleri ve sessiz hüzünlerini dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Kitapta yüksek sesli dramlar ya da nefes kesen olaylar yok; bunun yerine günlük hayatın içinde fark edilmeyen ayrıntılar, insanların birbirine değip geçtiği anlar ve zamanın bıraktığı izler var. Kitap; çok az kelimeyle çok şey anlatıyor. Bir bakış, bir yürüyüş, yağan hafif bir yağmur ya da sıradan görünen bir konuşma bile anlam kazanıyor. Seyrek Yağmur da tam olarak böyle bir kitap. Okurken zaman zaman kendi geçmişinizi, unutulmuş anılarınızı ve hayatınızda sessizce iz bırakmış insanları düşünüyorsunuz. Rıfat karakteri ise kitabın en etkileyici yanlarından biri. Rıfat, gösterişli ya da kahramanlaştırılmış bir karakter değil; tam tersine, gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz kadar doğal ve samimi biri. İç dünyası, düşünceleri ve hayata bakışıyla insana yakın geliyor. Onun yalnızlıkları, sorgulamaları ve hayatı anlamlandırma çabası insanın içine dokunuyor. Rıfat'ı okurken bazen bir dostun sohbetini dinliyormuş, bazen de kendi iç sesinizle karşı karşıya kalmış gibi hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde geriye büyük olaylardan çok bir duygu kaldı: hafif bir yağmurun ardından gelen o sakinlik hissi. Barış Bıçakçı'nın yalın ama derin anlatımını sevenler için unutulmayacak bir okuma deneyimi.
Seyrek YağmurBarış Bıçakçı · İletişim Yayıncılık · 20212,768 okunma
Puan vermedi·374 syf.··
2026 46. kitabı
Genel olarak sevdim, çerezlik bir kitap okuyabilirsiniz. River işi ki bir oğlumuz var bu bir şehrin yoksul tarafında yazıyor. Yarış pisti ve araba tamir atölyesi var. Abisi daha önce çıkan bir ahır yangınında ölmüş. Onu kurtarmaya çalışırken River da bazı yaralar almış. Bir de arada bir gidip sokak dövüşü yapıyor. Ben dövüşlerle ilgili daha farklı bir şey olsun diye bekledim yazar sadece yazmak için eklemiş o kısmı yani ha şu içmeye gitti ha dövüşe gitti gibi bir şey olmuş çok bir anlamı yoktu. Kızımız Marly kendisi saf temiz akıllı bir kız. Babası şehrin başkanı mı valisi mi bir şeyi işte. Babası anası danası yani abisi hepsi kötü canavar gibi insanlar. Marlynin bir arkadaşı var Zara diye onun aklına uyup şehrin diğer tarafına gidiyor gizlice yarış izlemeye. Orada Riverı görüyor ve bam zaten ilk görüşte başlıyor her şey. Spoiler içerir River kızı görünce tanıyor hemen bu kızın abisi olucak it meğerse bizim riverın abisini yakan puştmuş. Başkan ve şeytan oğlu ortalığı yakıp yıkıp oraları da satarak ceplerini para doldurmanın peşindeymiş. Hatta çocuğun elinde ağın yakıldığı videosu vardı ama bu başkan oğlunu korumak için gidip çocuğu tehdit etti eğer o videoyu birilerine vermeyi düşünürsen eğer birilerine bir şey söylemeyi düşünürsen herkesi öldürürüm şunu yaparım bunu yaparım diye tehdit etti çocuk da mecburen o anda susmak zorunda kaldı. Tabi içindeki hırs bitmedi. Bu ölen abinin bebeği de var sevgilisi meğerse hamileymiş yazık.Neysebizim River ilk karşılaşmada gidip Marlye diyor daha sonra gel yine falan. Sonra marly dayanamayıp yine gidiyor. Bu arada Zara ve riverin kankisi jack miydi neydi o da sevgili oluyor. Marly ve River sevgili oluyorlar. Hatta kız ilk defa onunla birlikte oluyor falan. Ailesi tatile gitmiş diye ev boş rahat rahat takılıyorlar. River
RiverRia Wilde · Independently published · 20251 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·112 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:35
Horacio Quiroga’nın kaleme aldığı Güneşli Uygarlıklar, sekiz öyküden oluşan etkileyici bir öykü kitabıdır. Kitapta Başsız Tavuk, Kuş Tüyü Yastık, Güneş Çarpması, Juan Darien, Ölü Adam, Güneşli Uygarlıklar, Sığla Çatı ve Oğul isimli öyküler var. Kitapta ölüm, doğa ile insanın mücadelesi, korku, yalnızlık ve çaresizlik gibi duygular ön planda. Yazar, insanın doğa karşısında ne kadar güçsüz kalabildiğini çok sade ama etkileyici bir şekilde ele almış. Bazı öykülerde gerilim hissi daha baskınken, bazıları insanın içine dokunan hüzünlü hikayelere yer vermiş. Benim en çok etkilendiğim öykü ilk sıradaki Başsız Tavuk. Atmosferi ve ilerleyişi gerçekten çok çarpıcıydı. Bir diğer çok etkilendiğim öykü de Juan Darien. İkisi de bittikten sonra uzun süre aklımda kaldı. Öykülerin kısa ve bu kadar akılda kalıcı olması bence ne kadar başarılı olduğunun kanıtı. Genel olarak Güneşli Uygarlıklar, hem düşündüren hem de insanın içine dokunan, doğayla mücadeleyi çok iyi anlatan bir öykü kitabı. Latin edebiyatı sevenler ya da Latin edebiyatından okuma yapmak isteyenler bu kitabı gönülden tavsiye ederim.
Güneşli UygarlıklarHoracio Quiroga · Paris Yayınları · 20255 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2026 84. kitabı
Bu kitabı okurken sanki gece boyunca bir insanın zihninin içinde dolaştım… Ve kitap bittiğinde içimde garip bir yalnızlık hissi kaldı. Kısacık bir roman olmasına rağmen çok yoğun, çok derin bir okuma oldu benim için. Karayipler’de tropik bir adada yaşayan yaşlı anlatıcının, köpekleriyle birlikte sabahı beklediği o uzun gece boyunca; ölüm, geçmiş, yalnızlık ve insanın dünyadaki yeri üzerine düşündüklerini okuyoruz. Ama bu bir olay kitabı değil daha çok insanın kendi iç karanlığıyla yaptığı bir hesaplaşma gibi Beni en çok atmosferi etkiledi sanırım. Elinde içkisiyle gecenin seslerini dinleyen, anılarıyla boğuşan o anlatıcı… Doğa sürekli canlı ama insan gittikçe daha yalnız hissediyor. Kitapta sürekli bir “sona yaklaşma” hissi var. Sanki karakter sadece sabahı değil, hayatının sonunu da bekliyor… Bu yüzden her düşünce daha ağır, daha kırılgan geliyor Yazarın dili de çok etkileyiciydi. Bazı cümleler şiir gibi, bazılarıysa insanı rahatsız edecek kadar çıplak ve gerçek. Özellikle insanın doğayla ilişkisini anlatış biçimi çok farklı hissettirdi bana İnsanlardan uzaklaşma, yalnızlığı seçme ama yine de o yalnızlığın içinde kaybolma hâli… Okurken insan kendi iç sesini de daha çok duymaya başlıyor.. Kitap bana göre gece boyunca süren melankolik bir iç yolculuk gibi… Sessiz, karanlık ve düşündürücü bir kitap. Bitince insanda tuhaf bir boşluk bırakıyor
Sabahın KükreyişiTip Marugg · İdeal Kültür Yayıncılık · 202525 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 4085. kitabı
Kendimi oldukça rahatsız bir atmosferin içinde buldum. Hakan Günday zaten sert ve karanlık bir dünyayı anlatmayı seviyor ama bu kitapta o sertlik daha yoğun hissettirdi. Her şey biraz kirli, biraz boğucu ve fazlasıyla gerçekti. Karakterin yalnızlığı, öfkesi ve hayata karşı duyduğu yabancılık duygusu çok çarpıcıydı. Zargana fiziksel olarak zayıf bir figür gibi görünse de iç dünyası oldukça karmaşık ve sert. Onun gözünden dünyaya bakmak kolay değil; çünkü yazar okuyucuyu konfor alanında tutmuyor. Yer yer rahatsız ediyor, sorgulatıyor, hatta huzursuz ediyor. Kitabın dili akıcı ama aynı zamanda keskin. Bazı cümleler tokat gibi çarpıyor. Hakan Günday’ın o sivri ve yer yer alaycı üslubu burada da kendini hissettiriyor. Olaylardan çok karakterin iç dünyası ve sistemle olan çatışması ön planda. Okurken zaman zaman karamsarlık ağır bastı ama tam da bu yüzden etkileyici buldum. Çünkü anlatılanlar abartı gibi dursa da aslında toplumsal bir arka planı var. Güç, ezilme, dışlanma ve hayatta kalma çabası satır aralarında sürekli hissediliyor. Kolay bir kitap değil ama etkili bir kitap. Bitirdiğimde içimde hafif bir ağırlık kaldı. Hakan Günday’ın sert anlatımını sevenler için güçlü bir okuma; daha yumuşak hikâyeler arayanlara ise ağır gelebilir.
ZarganaHakan Günday · Doğan Kitap · 20259bin okunma
Günadydındındındın
8/10
·104 syf.·
2026 89. kitabı
Cimri kitabını okurken bir yandan güldüm, bir yandan da “Bu kadar da olmaz!” dedim. Kitabın baş karakteri Harpagon, parayı o kadar çok seviyor ki sanki insanlarla değil, altınlarıyla duygusal bir ilişki yaşıyor. Kitap boyunca çocuklarının mutluluğunu, aşklarını ve hatta kendi itibarını bile para uğruna ikinci plana atıyor. Harpagon’un cimriliği bazen sinir bozucu olsa da çoğu zaman çok komik durumların ortaya çıkmasına neden oluyor. (Düğün yemeği verileceği diyaloglar mükemmeldi :)))))))) Özellikle para sandığı kaybolduğunda verdiği tepkiler beni en çok güldüren bölümlerden biri oldu. Kitabın en sevdiğim yanı, üzerinden yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ güncelliğini korumasıydı. Çünkü günümüzde de Harpagon’un modern versiyonlarına rastlamak mümkün. Molière, insanın para hırsını öyle güzel eleştirmiş ki hem eğleniyorsunuz hem de düşünüyorsunuz. Kısa ama keyifli bir klasik okumak isteyenlere tavsiye ederim. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir soru kaldı: Harpagon günümüzde yaşasaydı telefonunu şarja takar mıydı? Puahahahahah Neyse Tiyatro diyalog seviyorsanız çok eğlenceli,şahsen sevmediğim halde çok çok eğlendim. :))))) Gittim beeennn
Alıntı
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma