10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
O kadar güzel bir kitap ki... Kitapların altını çizmek için yeni bir fosforlu kalem almıştım; ilk olarak bu kitapta kullanmaya başladım ve şu an kalem bitti. Kitabın neredeyse yarısının altını çizdim. Bazen sanki seanstaymışım da Beyhan Bey direkt benimle konuşuyormuş gibi hissettim. Kendimden de birçok şey buldum. Son sayfalara doğru duygulandım. Dönem dönem, altını çizdiğim satırlara kesinlikle tekrar bakacağım. ​Kişisel gelişim kitaplarını sevmezdim ama doğru kitaba denk gelince aslında onlara ne kadar da ihtiyacınız olduğunu anlıyorsunuz. Okumadıysanız bence bir şans verin. Bu tarz kitaplar kendinizi fark etmenizi sağlıyor; hayat yolunda hangi yönlerin daha iyi olabileceğine dair tavsiyeler veriyor. Farkında olmadan gittiğiniz yanlış yolları, hatta tekrar tekrar denediğiniz bazı yolların hatalı olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bilen, yaşayan ve deneyimleyen insanlardan tavsiye almak da denebilir buna. Bu tarz kitaplar, "daha çok üzülme ve nasıl yaşanır öğren" ifadesini anlamanız için bir el kitabı gibi.
Kişisel Gelişim
Mutluluğu Kaybettiğin Yerde AramaBeyhan Budak · Sahi Kitap · 20216,4bin okunma
Müebbet çocuk
10/10
·135 syf.··
2026 11. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:41
Kimi huşu ile öper ruhundan Kimi ise dost olur, yoldaş olur; hiç ummadığın yerde bulur seni. Kitaptaki söz hoşuma gitti. Beklemediğin kişiden ve kişilerden gelen mucize. Yine duygusal bir kalem, yaşanmış gerçek hayattan kesintiler. Her ne olursa olsun, güçlü olmayı hedefleyen kadın, ne yaşarsa yaşasın çalışmaya çocuklarına bakmayı borç bilmiş. Hayatla ve yaşadıklarına mücadele eden kadın sonunda ona anne baba olmak isteyen yeni iş yerinde güzel bir yaşam sunarlar. Çocuklarına gelecek hazırlarken bir yandan da huzuru bulmanın mutluluğu içinde. Yazarı tebrik ederim. Keyif alarak okudum. Ve bir kez daha anladım, kadınlarımız güçlü oldukça her şeyin üstünden gelebilir..
Müebbet ÇocukDilek Sarıkaya · Fgk Yayınları · 20253 okunma
Reklam
Gökkuşağından tek tek toplamak renkleri…
Puan vermedi·183 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:50
Etkisi, okuma zamanından fazla süren kitaplardan. Sürükleyici kurgu. Yalın, akıcı dil. Renk metaforu renk katmış. Şiirler ve Xentius alıntılarıyla zenginleştirilmiş. Kadın ve aşk merkezinde tradejediler geçidinde ilerlerken toplumsal analizler, sosyolojik çözümlemeler; kadın erkek, ebeveyn çocuk, öğretmen öğrenci, komşuluk, dostluk bilumum ilişkiler üzerine çıkarımlarla dopdolu bir okuma oldu. Yarım kalmışlıklar, kendi dünyasının karanlığıyla ışıkları söndürenler, hüzün ve isyanla dolu buruk bir tat bırakıyor. Bence yazar, kitaptaki tanımıyla “anteni açık” kadınlardan. İyi gözlemci, iyi kalem. İlk kitabı bu. İyi ki okudum. Umarım daha çok yazar. Spoiler; Kutuplara sahipti iki kadın da. Her şey dibe vurmuş gibi görünse de hem gerçek aşkı ve hem gerçek dostluğu bulabilmekten daha büyük şans olabilir mi? Önsözde ‘kuantum fiziği’ geçiyor. Ona atıfla, kitabın satır altı bir mesajı da; yaşamda ne kadar gece varsa o kadar gündüz var, olabilir.
İki Kadın İki AşkFiliz Uçkun · Sentez Yayınları · 20095 okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2026 102. kitabı
Bugün sizi bambaşka bir evrene götürecek olan o kitapla geldim. @batuhans.aktas ’ın kaleme aldığı “Pael’ - Ruhlar Okulu” tam da böyle bir eser. Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda sizi olduğunuz yerde bırakmaz; zihninizde bambaşka bir evrenin kapılarını aralar. İste Pael okuyucusuna bu hissi veriyor. Hem fantastik türün o sürükleyici dünyasına kapılıyor hem de satır aralarında kendinize dair bir şeyler bulabiliyorsunuz. Hikaye bizi, lotusların içinde filizlenen on iki ruhun büyüleyici tekamül yolculuğuna davet ediyor. Bu ruhlar evrene; Ateş, Su, Hava ve Toprak doğanlar olarak katılıyor ve doğalarına uygun olarak Kılıç, Asa, Kupa veya Tılsım okullarına iradeleriyle yaptıkları tercih sonucunda yerleşiyorlar. Kulelerdeki dersler ise sadece mistik birer eğitimden ibaret değil; iletişimden sanata, matematikten ölüme kadar uzanan, ruhu her anlamda olgunlaştıran derin bir müfredata sahip. Okuduğumuz her dersin aslında bizlerin hayat yolculuğunda karşısına çıkan birer öğreti niteliğinde olması, kurguyu çok daha anlamlı kılıyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, ruhların insan veya hayvan gibi farklı bedenleri deneyimleme süreçleriydi. Duygularla ilk tanışmaları ve o keşif anları yazarın başarılı kalemiyle öyle güzel betimlenmiş ki, okurken onlarla birlikte siz de o hisleri ilk kez yaşıyormuşsunuz gibi etkileniyorsunuz. Fantastik kurgunun içine serpiştirilen bu varoluşsal sorgular, kitabı bir çırpıda bitirmenizi sağlarken bir yandan da üzerine uzun uzun düşünmenize neden oluyor. Devamını şimdiden sabırsızlıkla beklediğim bu yolculukta, yazarın kurduğu bu evren bence keşfedilmeyi hak ediyor. Titizlikle kaleme aldığı bu kitap için yazarımızın emeğine sağlık, kalem yolculuğunun uzun olmasını diliyorum. İyilikle ve kitapla kalın.
Pael - Ruhlar OkuluBatuhan S. Aktaş · Bengisu Yayınları · 20252 okunma
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,371 okunma
Puan vermedi
Sessizlik bazen en gürültülü ses gibidir. Sen susarsın, kalem senin yerine konusur. Yazarın okuduğum ilk kitabı, roman ikiye ayrılmış ilk bolum Refik(baba), Zeynep (anne) iki karakterin yaşadıkları, sabır terazısınden geçişleri anlatılmış. İkisinin hikayesinin bittiği yerde ogulları Timur ve üniversite de tanıştığı Elif arasındaki hikaye başlamış... Ülkemizin tanık oldugu darbe doneminde ınsanların yaşadıkları çocuklarının gozunden kaleme aktarılmış. Geçmişin yuku konuşulmayan her dakika insanları ezmiş... konuşmak ısteyen kalemine sarılmış, kalemine sarılan umuda tutunmuş... Bazen ınsana miras kalan kalemin sesi olurmuş. Hikaye bütünlüğü, dilinin sade ve anlaşılır olması guzeldi okuyacak olanlara keyifli okumalar diliyorum.️
Sessizliğin MirasıMustafa Gülaçtı · Mahlas Yayınları · 20265 okunma
Reklam
Reklam