"Yazı yazmadan kalemin iyi mi kötü mü olduğunu anlayamazsın.Yemeği yemeden tadını bilemezsin .İçine girmediğimiz binalar bizim için meçhuldür.Kahvede geçirdiğin vaktin yarısını camide veya cami yolunda harcasaydın buzlu camlar kırılacak ,sisler dağılacak.Herşey açıkça ortaya çıkacaktı.Bilmediğin insanları niçin suçluyorsun?"
Sonra ağaçların arasından babam belirdi,“Calypso ormanda yolunu bulmak için bir kurşun kalem ve eğitimli dağ gelinciğine ihtiyacın olduğunu bilirsin. Sana bunu öğretmedim mi?” diyordu. Sonra bir limona dönüşüyor ve ağaçlara doğru yuvarlanarak uzaklaşıyordu.
Bu adamın elleri seni sevdi
Senin için
Kalem tuttu bu adamın elleri
Ve o kalem
Senin için neler yazdı
Yıllarca seninle paylaştı
Sevgisini, hasretini
Şimdi ben
Ellerimde ağlayan
Ve şairliğimin idam hükmünü imzalayan
Bu kalemi kıracağım