"Kimseler aşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?"
(Havuzbaşı, 1952)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DÜŞ-MÜŞ
"düşü gerçek yap!" sesine dokundum, gerçek düş-müş…
ne zaman tren sesi duysa,
"...gideceğim..." diyor,
masanın altında saklı bavulları tutuyor,
tarihi geçmiş biletini çıkarıyor cebinden...
gözlerim, bir yalvarış alacasında kanıyor,
sözlerim yok,
dilim prangasını deriyle kaplıyor durmadan...
ellerine bakıyorum uzun uzun,
fark-etmiyor...,
avuçlarına yüzümü çiziyorum,
ısınsın diye, öpücüklerin unuttuğu noktalar...
derin bir nefes çekiyor sigarasından,
uzaklara üflüyor,
uzaklardan bir rüzgâr,
kar üflüyor üzerime,
küçülüyorum,
çekiyor, yeni dokuduğum cesaretin kumaşı,
içinde biriken çaresizlik,
söküyor teyel yerlerini...
"gerçekler düşleri sevmiyor" demiştim...
bir ortaçağ savaşının ortasında,
eski anıtlar,
taşlara kazınmış kader çizgileri,
çocuk çığlıkları,
KARTONDAN KESİLMİŞ ÇOCUK
çıplaklığı;
ezilmişliğinden, sahipsizliğinden.
bütün kumaşları örtseniz,
yine de ışık sızdırır,
kapanmaz yaraları…
renksiz kartondan kesilmiş,
çocuk bedeni örselenmiş,
karalanmış defalarca.
yine de gözlerinde açan,
yalnız açan çiçekleri,
çalmayı becerememişler…
buruşturup atıldıkça,
yeniden dirilmeyi öğrenmiş
utanırdınız;
basit çıbanlarınızın,
altını çizmekten
anlayabilseydiniz,
ıssızlığın ortasında,
çaresizce şarkı söylemenin,
ne demek olduğunu…
özlem özkaya