Abdullah Beyin Çocukları
7/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
Sizlerle romancı Necip Mahfuz'un Kahire Üçlemesi serisinin ikinci kitabı Şevk Sarayı'nı paylaşacağım. Yoruma geçmeden evvel yazarın hayatından söz etmek istiyorum. Mısır Edebiyatının Dostoyevski'si olarak kabul edilen Mahfuz, 1988 yılında Nobel edebiyat ödülüne layık görüldüğü halde kendine özgü çizgisi nedeniyle ödülü almayınca döneminde "Nobel Necip Mahfuz'u kazandı" diye haber dahi yapılmış. Bu kadar ses getiren bir kaleme sahip olsada kendi ülkesinde hem olumlu hem de olumsuz manada eleştirilmiş. Bunun birçok sebebi var tabi. Zannımca en önemlilerinden biri; kurgularında lafı eğip bükmeden inançlarına aykırı yaşayarak kendini kandıran insanların yaptıklarını tüm açıklığıyla yazması. Zaten serinin ikinci eseri hakkındaki yorumumu okuyunca anlayacaksınız. Şevk Sarayı'nda; elli yaşlarındaki Ahmet Abdülcevat Bey'in artık yaşlanmış bir adam olarak karşımıza çıkar. Ailesinin dahi bilmediği meşk alemini yaşadığı dramatik olaylar ve kalp rahatsızlığı neticesinde bırakır. Daha sakin, evinde huzuru arayan bir adama dönüşür dönüşmesine lakin aradığı huzuru hiçbir zaman bulamaz. Öyle ki büyük oğlu Yasin boşanıp evden ayrılarak kendine yeni yaşam kurmuştur babasının omzuna büyük bir yük bırakarak. Okuma hevesiyle dolu ortanca oğlu Fehmi de evden ayrılmıştır lakin hüzünlü şekilde. Hayatlarına kendi bakış açıları ölçüsünde devam eden büyük kızı Hatice ile küçük kızı Ayşe ise çoktan evlenip kendi yuvalarını kurarlarken geriye kala kala liseye giden, kitaplara meraklı, okuma sevdalısı Kemal kalmıştır. İlk kitapta altı yaşında bir çocukken karşımıza genç bir delikanlı olarak çıkan Kemal yaşanan dramatik olaylardan sonra hem babasına hem de hayata karşı hevesini yitirmiş bir şekilde okuluna gidip gelmektedir. Dramlar onun hassas ruhu için fazla olsa da edebiyat ruhu teskin etmeye
Şevk SarayıNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 2016211 okunma
Ecdada ithafen
Puan vermedi·288 syf.··
2026 18. kitabı
İbrahim Kalın'ın ülkenin entelektüel simalarından biri olduğu aşikar. Yaşam öyküsü ve geniş bilgi birikimi ile gerçekten de okunması gereken bir şahıs. Bazı kişilerin bazı eserleri şüphesiz ki politika üstü okunması gerekir. Politik görüşlerin farklı olmasından dolayı herhangi bir yazarın eserlerine mesafeli yaklaşmak pek tabi tasvip edilecek bir durum olmaması gerekir. Dolayısıyla Kalın'ın kitaplarına da bu yönde yaklaşmak önemli. Bu esere kendimize yolculuk adı altında yaklaşmak gerekir. Nitekim kendimizi ve geçmişimizi okumadan inanın bana kişi özünü kaybeder kültürel asimilasyona da uğraması hiçten bile değildir. Gel özüne diyelim .. Kitap çeşitli formatlarda karşımıza çıkar. Açıkçası derleme bir eser olduğunu dile getirebiliriz. Kalın'ın zaman içinde vermiş olduğu röportajlardan tutun yaşamında bizzat şahit olduğu örnekleri de dile getirdiği bir eser. Velhasıl kelam kitap herhangi bir konu etrafında ilerleyen ve o konuyu açıklayan bir kitap değil . Kitabın ana düşüncesi isminden de anlaşılacağı üzere kişinin varoluşsal sancıları karşısında kendini araması ve bulmasıdır. Günümüz dünyasında insanda yoğun bir tatminsizlik mevcuttur. Ne yaparsa yapsın genel olarak bir huzursuzluk ile cebelleşmektedir. Değişen dünya ve ilerleyen teknoloji ise buna en büyük katkıyı sağlar. Katkı derken pek tabi olumlu anlamda değil. Bizzat olumsuzluk anlamında. Değişen dünya ve teknoloji karşısında kişi kendi özünü kaybedip aslına bakarsak klavye kişiliğine, instagram kişiliğine ,moda kişiliğine bürünmüştür. Bunlar tamamen karşı tarafa kendimizi, onun beğenisine susmaktan başka da bir şey değildir . İpotekli kişilik diyebiliriz belki de. O seni beğeniyorsa varsındır. Senin kendi özün seni karşılamıyor demektir . Dolayısıyla sürekli başkalarının bakışları için kişinin
Öze Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2023757 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·192 syf.··
2026 350. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:35
Sözün ve anlamın gerçek ustalarından Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi'nin A'mak-ı Hayal'ini okumak, karanlık bir odada usulca bir kandil yakmaya benziyor. Bu eser, yalnızca bir roman değil; insan ruhunun ve aklının sınırlarını zorlayan, kişiyi kendi benliğinin en karanlık köşelerinden alıp varlığın en yüce hakikatlerine doğru çıkaran bir iç yolculuğun haritasıdır. Kitabı okudukça fark edilir ki Raci'nin yaşadığı bunalım, aslında modern insanın bunalımıdır. Akıl ile kalp, şüphe ile kesinlik arasında sıkışıp kalan Raci, Aynalı Baba'nın rehberliğinde madde dünyasının dar kalıplarını aşmaya başlar. Aynalı Baba, bir mürşit gibi Raci'yi, yani özüne dönmeye çalışan insanı, asıl yurduna doğru uzun ve çetin bir yolculuğa çıkarır. Roman boyunca gezegenler, burçlar, semboller ve kadim öğretiler dile gelir. Ahmed Hilmi, Hint felsefesinden İslam tasavvufuna kadar uzanan düşünce mirasını bir araya getirirken kuru bir öğüt vermeye kalkışmaz. Aksine, hakikate ulaşmanın kolay olmadığını; insanın önce kendi karanlığıyla, nefsiyle ve yokluk duygusuyla yüzleşmesi gerektiğini anlatır. Eser boyunca aydınlık ile karanlığın mücadelesi her satırda hissedilir. A'mak-ı Hayal, sıradan bir hikâye ya da yalnızca felsefi bir tartışma değildir. O, insana hem ne kadar küçük hem de ne kadar büyük bir varlık olduğunu gösteren bir aynadır. Aynalı Baba'nın üzerindeki her ayna parçası, çokluğun içinde gizlenen birliği yansıtır. Ahmed Hilmi, aklı mutlak otorite sayan modern insana, ruhun derinliklerinde saklı olan büyük hakikati fısıldar: Dünya dediğimiz şey, bir rüya içinde görülen başka bir rüyadan ibaret olabilir. Bu eser, "Ben kimim?" ve "Nereye gidiyorum?" sorularını gerçekten sormaya cesaret eden herkes için, yıllar geçse de eskimeyen bir yol arkadaşı ve güçlü bir rehber olmaya devam ediyor.
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Pozitif Yayınları · 201122,4bin okunma
Türkan
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
TÜRKAN ( TEK VE TEK BAŞINA ) Sayfa : 344 - Tür : Biyografi Yazar : Ayşe Kulin Derleyen : İlk yayın yılı: Şubat 2015 Everest Yayınları - Haziran 2026 da dinledim Storytel Tavsiye puanım 9 / 10 KONU : Ayşe Kulin'in kaleminden çıkan Türkan, yaşamını eğitime, bilime ve çağdaş Türkiye idealine adayan Prof. Dr. Türkan Saylan'ın hayat hikâyesini anlatıyor. Kitap; çocukluğundan doktorluk yıllarına, cüzzamla mücadelesinden Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ndeki çalışmalarına kadar hem mesleki hem de kişisel yaşamını etkileyici bir dille aktarıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin yakın tarihine de tanıklık ettiren biyografik bir roman. YORUM : Zaten çok sevdiğim Türkan Saylan'ın bu biyografisini okuduktan sonra kendisine bir kez daha hayran kaldım. Hayatındaki onca zorluğa, kalp kırıklıklarına rağmen yaşam azmi muazzam. Onun yalnızca başarılı bir doktor değil; cesur, ilkelerinden ödün vermeyen ve binlerce kız çocuğunun hayatına dokunan gerçek bir mücadele insanı olduğunu bu kitapta bir kez daha hissettim. Ayşe Kulin'in akıcı anlatımı sayesinde kitap hiç sıkmadan ilerliyor. Bence sadece bir biyografi değil, aynı zamanda ilham veren bir yaşam öyküsü. Özellikle Türkan Saylan'ı daha yakından tanımak isteyen herkesin mutlaka okuması ya da dinlemesi gereken eserlerden biri. Ağlamak serbest "Bazı insanlar yalnızca kendi hayatlarını değil, dokundukları binlerce hayatı da değiştirir. Türkan Saylan tam da onlardan biri..." Herkese keyifli okumalar... • Bunun gibi dizi ve kitap yorumları için Instagram Gülşah O. sayfamı takip edebilirsiniz. Not : Kitaptan yaptığım alıntıları 1000Kitap uygulaması üzerindeki profilimden görebilirsiniz (eyeofthebook) NE ZAMAN BİR KİTAP AÇIP OKUSAN, BİR AĞAÇ GÜLÜMSER ÖLÜMDEN SONRA YAŞAM OLDUĞUNU BİLEN
Kitap İncelemesi
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 612. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:06
Her biri yarasını kendince yaladı iyi etti.. kendimce en vurucu cümlesi diyebilirim. Olgunlaşmayı, “Kamil” insanı tek satırda bu denli özetleyebilen bir cümle, nadir olsa gerek. Sıradan insanların, sıradan yaşamlarını destanlaştırarak anlatan bir eser. Yalın akıcı bir dile sahip. Ufak tefek kültürel farklılıklar dışında, insanın heryerde aynı olduğunu okuyunca anlayacağınız bir roman. ..
Ve Durgun Akardı Don 1Mihail Şolohov · Kor Kitap Yayınları · 20191,640 okunma
4/10
·80 syf.··
2026 6. kitabı
Kitap küçük hikayelerden oluşuyor. Sadece şu yanını beğenmedim hikayeler kronolojik bir sıralamaya göre gitmiyor birbirinden kopuk. Bu kitap bir çok şeyi insana hatırlatıyor.
Sabahın Altısında Bir Kalp KırıldıSadık Şanlı · Eşik Yayınları · 2010174 okunma