Hayat insanların duygularını tıpkı dağlar, tepeler gibi şöyle veya böyle erezyona uğratıyor. Sonbaharda solan çiçekler gibi duygularımızın da giderek suyu çekiliyor, sararıyor, kuruyor.
Ağzına kadar duygu dolu bir küp gibidir insan. Sevdikçe, sevildikçe kabına sığmaz, rengarenk, pırıl pırıl olur, yedi dağın çiçeğinin kokusu yayılır etrafa, ılgın ılgın akar duygular. Bu kıza hayat şimdilik iyi yüzünü hiç göstermemiş galiba. Hayata ve hayatın içinde yer alan her şeye öfkeli. Kötü kokular geliyor burnuma.