8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:00
New York sosyetesinin ünlü gece kulübü şarkıcısı, "Kanarya" lakaplı Margaret Odell, kendi dairesinde ölü bulunur. Entelektüel ve soğukkanlı dedektif Philo Vance devreye girer. Polisiyede "zihin oyunlarını" ve her detayın bir yere oturduğu o klasik kurguları seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
Kanlı SahneS. S. Van Dine · Gece Kitaplığı · 20249 okunma
7/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 23:01
Dönmek için dönüşünü bekleyecek biri gerekliydi insana, bir kedi bile olabilirdi, bir kanarya ya da hoş geldin diyecek bir muhabbetkuşu... Onun yoktu.... Kuru kız, kız kurusu... Yazarın gözlem yeteneğine hayran kaldım. İnsanları çok güzel gözlemlemiş ve düşüncelerini yazıya aktarmış. Açıkcası farklı hayat, farklı bakış açısı hoşuma gitti. Ama nedense kitap bitti. Kız istediği yerde ama benim içim buruk kaldı sevinemedim bile. Hikaye insanı etkiliyor. Tavsiye ederim.
Kuru KızAyfer Tunç · Can Yayınları · 20237,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
O bizi anlamaz biz de onu anlamayız.
Puan vermedi
José Saramago, Portekiz'in Lizbon kentinin kuzeyindeki küçük bir köyde doğdu.(1922-2010) Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü. Ailesiyle birlikte taşındığı Lizbon'da öğrenim gördü. Öğrenimi sırasında kırsal kesimde çalıştı. Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı. Makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlüğe ve çevirmenliğe kadar birçok işte çalıştı. Daha sonra bir yayınevinde, yayın hazırlığı ve üretim departmanında görev yaptı. Diario ve Lisboa gazetelerinde kültür editörü olarak çalıştı. Siyasi yorumlar yazdı. Portekiz Yazarlar Birliği'nin yönetim kurulunda görev üstlendi. 1976'dan sonra kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1993'te Kanarya Adaları'ndaki Lanzarote adasına yerleşti. Pilar del Rio ile evlendi. İlk romanı Günah Ülkesi 1947'de yayımlandı. 1995 yılında kaleme aldığı Körlük adlı romanıyla birlikte geniş kitlelerce tanındı, büyük bir başarı yakaladı. Yazarın romanları ve denemelerinin yanı sıra iki şiir kitabı ve oyun kitapları da vardır. José Saramago, 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmaya layık görüldü.Yazarın anlatma biçimi gayet dikkate değerdir ve öğüt niteliğindedir. Kitaplarındaki düz yazılarında, kendine özgü bir yazım stili vardır: Diyalogları düz yazı biçiminde yazar ve noktalama işareti olarak nokta ve virgülden başkasını kullanmaz. Anlatım dili de oldukça muzip, sade ve akıcıdır. Bunlar da, okuyucuyu yazara bağlayan diğer etkenlerdir. Ünlü yazar 18 Haziran 2010 tarihinde, 87 yaşında öldü. Saramago, bir ateistti. 1969 yılında üye olduğu Portekiz Komünist Partisinden ömrünün sonuna kadar ayrılmamıştır. Havva ile Adem’in oğlu Kabil, kardeşi Habil’i öldürür ve Tanrı tarafından lanetlenir. Kabil’in laneti evinden uzakta zamansallık ve mekansallık olmadan yolculuk etmektir. Gittiği yerler arasında Sodom ve
Felsefe
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
10/10
·64 syf.··
2026 21. kitabı
Merhaba, bugün sizlere 𝕳𝖆𝖞𝖆𝖑𝖑𝖊𝖗 𝕲𝖊𝖗ç𝖊𝖐 𝕺𝖑𝖘𝖆 kitabının yorumu ile geldim Tüm çocukların hayallerinin gerçek olduğu bir dünya okumaya ne dersiniz? Aydede, yıldızları acil bir toplantı için toplamıştı. Nedeni ise artık çocukların yıldızlara bakarak hayal kurmamasıydı. Yıldızlare de neden hiçbir şey yapmadıklarını sordu. Çocukların ilgilerini artık başka şeylerin çektiklerini söyledi Kuyruklu Yıldız... Diğer yıldızlarda fikirlerini söyledi ve Aydede hemen görev dağılımını yapmıştı. 𝑲𝒖𝒚𝒓𝒖𝒌𝒍𝒖 𝒀ı𝒍𝒅ı𝒛, Norveç'teydi. Lola'nın hayalini gerçekleştirmek için gelmişti. Annesinin köpek fobisini yenebilmesini ve Dodo'yu bahçesinde bakmak istiyordu. 𝑺ü𝒓𝒆𝒚𝒚𝒂 𝒀ı𝒍𝒅ı𝒛ı, Kanarya Adalarındaydı. Lucas tekerlekli sandalyesindeydi ve onlardan kurtulup olimpiyat seçmelerinde olmak istiyordu. 𝑹𝒊𝒈𝒆𝒍 𝒀ı𝒍𝒅ı𝒛ı, Almanya'ya savaş nedeni göç etmek zorunda olan Eslem için gelmişti. Kedisi Bay Filozof'u, evini çok özlüyordu. 𝑽𝒆𝒈𝒂 𝒀ı𝒍𝒅ı𝒛ı, Çin'de.. Ushi, babasının eski sağlığına kavuşmasını çok istiyordu. Böylelikle çalışmak zorunda kalmayacak, eski günlerine dönebilecekti 𝑷𝒐𝒍𝒍𝒖𝒙 𝒀ı𝒍𝒅ı𝒛ı, Hindistan'da idi. Yatika, henüz çok küçüktü. Babası bir iş yolculuğuna çıkmış ama geri dönmemişti. Annesi ile çok fakirlik çekiyorlardı ve dayısı da Yatika'yı başkta bir aileye vermeyi düşünüyordu. Yatika, babasının geri dönmesini çok istiyordu. 𝑺𝒑𝒊𝒄𝒂 𝒀ı𝒍𝒅ı𝒛ı, kanayan yaramız Filistin'de.. Görevi oldukça zorluydu. Çünkü oradaki çocukların ne gökyüzüne bakmaya ne de hayal kurmaya umutları kalmıştı 𝑺𝒑𝒊𝒄𝒂 𝒀ı𝒍𝒅ı𝒛ı, bu işi başarabilecek miydi? Çocukların hayallerinin, yıldızlarla, gökyüzü ile bir araya geldiği bir eser Şarkılar eşliğinde hayal kuran çocuklar, dünyayı değiştirmek için el ele veriyor Senin yıldızın hangisi? Hadi hayalini al gel bu kitapla birlikte gerçek olsun Mutlaka okuyun , okutturun diyorum Kitapla
Hayaller Gerçek OlsaEmel Nermin Temel · Aile Yayınları · 20252 okunma
9/10
·594 syf.··
2026 31. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 16:28
Çok uzun bir aradan sonra yazardan bu kitabını okumaya karar verdim. Çünkü hem isim hem arka kapak tanıtımı ilgimi çekmişti. Bir düğün ve bu düğünde ölen bir adam ve kadından bahsediyordu. Söylemicim tabii ne olduğunu. Hikayenin ilk sayfalarında esas kızın geçmişini ve kaotik aile hayatını öğreniyoruz ve birtakım olaylardan sonra kendimizi o mefhum düğünde buluyoruz. Sonra ölen iki kişi ödenen diyet ise bizim kızın kendisi oluyor. Kan davası olmasın diye kızı bırakıyorlar esas oğlana. Habule var ya nasi sinir boğdi beni!Kimi piçaklayacağımı bilemedim. Hesapta kızımız ailenin gülü, oduncu abileri onu çok seviyor, Kanarya gibi besliyor kafeste tabiianası da malıngözü, babası Bi tekmelik niyazi. Kızı bildiğiniz mal gibi cilalayıp süsleyip sonra da bırakıyorlar tehlikenin kucağına. Ve 40 gün boyunca da aramıyorlar, sormuyorlar. Valla ben olsam bırakıp gittikleri an silerdim onları 40ı beklemezdim. Diğer yandan esas oğlan tam Bi kereste yarı yontulmuş ayı. Karakter olarak sevilir, evlat olsa Bi kaşık suda boğulur, senin de mafyanın da fırtına şimşeğinin de... Ağzının ortasına kürekle vuracaksın. Hikayenin içine dalıp tekme tokat giresim geldi buna. Acayip ayar oldum Bunlar kadar gıcık olduğum bir de kızın kırıtık kuzeniydi. Bi kör kurşuna denk gelip de ölmedi ki kafamız dinlensin. Hikayede tek sevdiğim hala hanımbir de at. Tamam kızı da sevdim, dişli kız Tek kitap, tüm sırlar tek tek çözülüyor ve kafada soru kalmıyor. Aşk, aksiyon bol. Ancak biraz yetişkinciklik var haberiniz olsun. Benden tam puan aldı. Mucuklar
KomploMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 202513 okunma
Fazla kışkırtıcı, fazla tehlikeli, fazla KORKMAZGİL!
Puan vermedi·184 syf.··
2026 7. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 13:43
Neden haziran? “Haziranda ölmek zor da, temmuzda, ağustosta, mayısta kolay mı?” Kitabı elimde gören bir arkadaşım da öyle demişti, “Neden haziran?” “Benim ülkemde haziran, gül-gelincik-kiraz ayıdır. Yoksunluklarla geçen kıştan sonra gelen allı-güllü haziran, gerçek bir şenlik, bir şölendir. İsterim ki hiçbir canlı acı çekmesin, ölümün yüzünü görmesin bu güzel ayda.” Ve güzel bir temennide de bulunuyor. “Dilerim onüçüncü ayda ölesiniz!” “Ölmek bir şey değil doktor ondan sonrasını düşlemek beter.” Bir şair Hasan Hüseyin Korkmazgil, ve bir şair için en zor şeylerden biri de başka bir şairi kaybetmek olsa gerek! Nazım’ın öldüğünü duyuyor Haziran’ın 3’ünde ve şu dizeler dökülüyor dudaklarından, “Hava leylak ve tomurcuk kokuyor, uy anam anam, haziranda ölmek zor.” Ve birkaç yıl sonra Orhan Kemal gidiyor yine bir haziran ayında, yine aynı dizeler, yine kendiliğinden… Ve bir merak düşüyor içime, bakıyorum daha haziranda kimler gitmiş diye, Yalnızca Nazım ve Orhan Kemal değil ya, Kafka gidiyor yine Haziran’ın 3’ünde, bu şiirler yazılmadan çok daha önce, ve “Kalıcı değiliz şu dünyada, düşünmek acı,” diyen Cahit Külebi, olanca hüznüyle… “Sevmemek yangın uğultusu, sevilmemek yangındı.” Aylardan haziran, Yaz başı, Ben neden hâlâ üşüyorum? Ali Lidar Yalnızca şair değil Hasan Hüseyin Korkmazgil, Tabelacı, Arzuhalci, İnşaatçı… Halkın içinde, halktan biri… Bireyin iç dünyasını, varoluş sancılarını vesaire değil doğrudan toplumun sancılarını konu alıyor. Estetik kaygıdan uzak, bir şiir değil onun yazdıkları, bir başkaldırı! Fazla sert, fazla tehlikeli, fazla aykırı(!) Bu nedenle zorluklar içinde geçiyor hayatı, soruşturmalar, kitaplarının yasaklanması... Fotokopi ile çoğaltılıp dağıtılıyor, duvarlara panolara asılıyor. Nâzım'ın izinden, ondan daha sert,
Şiir
Haziranda Ölmek ZorHasan Hüseyin Korkmazgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 2023444 okunma