Puan vermedi·233 syf.··
2026 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:26
#ki̇tapyorumu Masumiyetin Yükü Normalde pazar günleri yorum paylaşmam ama bu kitap öyle bir yerime dokundu ki, paylaşmadan edemedim.Bugün bu kitapla geldim:) @ahmethasimguler_ yazarımızın “ Masumiyetin Yükü” kitabını bitirdiğimde hislerime duygularıma aşırı etkisi oldu ilerleyen zamanlar da tekrar okumayı düşünüyorum. Kitabı elime aldığımda konusu ilgimi çekmişti ama bir leyleğin ağzından, yani böyle bambaşka bir gözlemciyle okumak beni çok şaşırttı. Genelde insan odaklı okumalara alışkınız ama burada yuvasını insanların evinin üzerine kuran bir leyleğin tanıklığıyla hayatı izlemek bambaşka bir deneyim oldu. Leyleklerin bizim kültürümüzdeki o “uğur” inanışını, o bereket sembolü olmalarını hikayeye öyle güzel yedirmiş ki yazar... Kitabı okurken, leyleğin o aileye dair gördüğü her detayı, insanların sakladığı acıları, sevinçleri sanki yanlarında oturup izliyormuşum gibi hissettim. Hikayenin merkezinde Sema, Aram ve Nurullah arasındaki o karmaşık düğüm var. Nurullah’ın Sema’ya olan o takıntılı sevgisi, Sema’nın yaşadığı çıkmazlar... İnsanın doğasındaki o hırs ve kötülüklerin leyleklerin gözünden nasıl göründüğünü okumak gerçekten düşündürücüydü. Kurgunun o kadar içinde hissettim ki kendimi; sanki bir pencere kenarında leyleğin kanat çırpışlarını duyuyor, ailenin içindeki sessiz çığlıklara ortak oluyormuşum gibiydi. En çok etkilendiğim kısım ise leyleklerin her şeye rağmen, o büyük kayıplardan sonra bile yaşamı yeniden kurabilmeleri, yaralarını sarıp yuvalarına dönmeleriydi. Nurullah’ın hapse girmesi, yaşanan tüm o hüzünlü olaylardan sonra bir şekilde hayatın başka bir yerden çiçek açması... Yani özetle; masumiyet nedir, insan kendi yükünü nasıl taşır, insanın yeniden doğuşu mümkün müdür? Bütün bunların cevabını leyleklerin kanat çırpışında aramak harikaydı.
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20265 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2026 105. kitabı
Bugün sizlere farklı ve etkileyici bir kitapla geldim. @ozundesifabul ’ın kaleme aldığı “Melodi’nin Yolu - Bir Ruhun Hatırlayışı”, kapağındaki o büyüleyici atmosfere sadık kalan, sayfaları çevirdikçe insanı kendi içine döndüren çok özel bir yolculuk hikâyesi. Kitap, sıradan gibi görünen bir hayatın tam ortasında, kalbinin sesini dinleyerek görünmez geçitlerden geçen Melodi’nin hikâyesini anlatıyor. Ama bu sadece kurgusal bir karakterin serüveni değil; okurken insanı bizzat kendi içsel yolculuğuna çıkaran, satır aralarında derin farkındalıklar barındıran bir uyanış süreci. Yazarın sade, akıcı ve bir o kadar da samimi dili sayesinde hikâyenin içine çekilmek hiç zor olmuyor. Bir kelebeğin kanat çırpışıyla başlayan o ilk adım; zamanla dostluğa, derin bir özleme, teslimiyete ve sevginin en saf hâline doğru bükülüyor. Kitapta işlenen ruh eşleri, semboller ve kalbin rehberliği gibi temalar, okuyucunun gerçeklik algısını nazikçe esnetiyor. Karşımıza çıkan her insanın aslında bir ayna, her ayrılığın bir çağrı ve her özlemin yeni bir kapı olduğunu fısıldayan bu eser, yeni bir şey aramaktan ziyade zaten içimizde var olanı hatırlamanın güzelliğini hatırlatıyor. Kitabın en güzel yanı da tam olarak bu; bir süre sonra Melodi’nin geçtiği yollar, sizin de kalbinizde bir yerlere dokunmaya başlıyor. Kendini bulmak, ruhunun sesini yeniden duymak ve içsel bir dinginliğe ulaşmak isteyenlerin kahvesini yanına alıp bir çırpıda okuyacağı, bittiğinde ise uzun süre üzerine düşündürecek çok naif bir eser olmuş. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Melodi’nin YoluMerve Taşın Özbalık · İkinci Adam Yayınları · 20263 okunma
Reklam
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:35
Güven sorunları, ihanetler, savaşlar, mücadeleler, kardeşlik temaları işleniyor. Basgiath’ da her gönüllü ejderha binicisi olmak için zorlu eğitimlerden geçiyor. Eğitimin ilk günü Violet gördüğü, abisini öldüren Xaden’ı mı seçecek yoksa çocukluk arkadaşı olan Dain mi? Çok güzel bir fantastik kitap sizi bekliyor.
1000Kitap
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,3bin okunma
Bu yaşamaklar. Nasıl yorucu.
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:05
“Her şeyden kaçabilir insan, mutluluğu erteleyebilir, sevinci saklayabilir, uykuyu öteleyebilir, nefreti dizginleyip kıskançlığı perdeleyebilir ama acıyı öteleyemez; yalnızca gerçekten bıçağın keseceği, kırığın hissedileceği zamanı görmeniz, duyumsamanız, seyretmeniz yeterlidir. Kan akar, kalp kırılır, acısı olabildiğince heybetli şekilde yaşanır. Yaşayacağım acılardan emin, yürüyordum.” s.112 Acılara yürüyor korkmuyorum, korkmuyorsun, korkmuyorlar.. “Kaybedenler her zaman kaybediyor. Bu masada kazanan yok. İki kaybeden bir kazanan etmiyor. Ben niye kaybettim, bilmiyorum. Kaybetmiş hissediyorum.” s.119 Bu his bazen insanın yakasını asla bırakmıyor. Orada öylece broş ya da kravat gibi duruyor. “Kalabalıktan sıyrılıyorum, kalabalığı sevmiyorum. İnsanlardan olabildiğince çabuk kurtulmaya çalışıyorum. Ayaklarımın üzerinde durmalıyım. Hiç kimseye muhtaç olmamalıyım. Ne maddi ne de manevi.” s.90 Hepimizin yegane arzusu bu di mi ama? Sonra da ne kadar yalnızım diye hayıflanmak da bizlerin eseri. “Yürüyorum. İnsanların etrafımdan akıp geçtiğini görüyorum. İnsanlar var; nefes alıyorlar, konuşuyorlar, adım atıyorlar, görüyorlar, bir amaç uğruna savruluyorlar. Bir şeylerin etrafında pervane olup ömürlerini tüketmekte beis görmüyorlar. İnsanlar var; acılarıyla, sevinçleri ve adını koyamadıkları duygularıyla varlıklarını anlamlandırmaya çalışıyorlar. Bir dünya düşlüyorlar; o dünyayı yaşamak için çabalayıp dururken, bir kanat çırpışı kadar zamanda ömürleri geçip gitmiş oluyor. Tahayyül ettikleri dünyayı gerçekleştiremiyorlar. Tahayyül etmek, hayale kanmak yetiyor insanlara.” s.89 “Bazen o duygu gelir, yakama yapışır; her şeyi mahvetme, yok etme, yıkma düşüncesi. Yıllardır içimde büyüyen bir kaçma hadisesi. Nereye, neden, niye, nasıl? Mutlak mecburiyetler dünyasında, farklı bir
YaşamaklarCaner Almaz · Everest Yayınları · 2021204 okunma
Duyulmayan Bir Çığlık
Puan vermedi·142 syf.··
2026 3. kitabı
İlk kez 15 yıl önce, lise sıralarındayken okuduğum ve beni derinden sarsan bir eser. Genç bir kadının adım adım, adeta bağıra bağıra gelen intiharına ve o kocaman kalabalık toplumun içinde kimseye sesini duyuramayışına şahit olmak çok ağır. Tamamen yaşanmış bir hikaye olan bu eseri yıllar sonra tekrar okurken bile o çaresizlik hissini ve sağır edici sessizliği aynı şiddetle hissediyorsunuz. Kitabın yayınlanmasının üstünden 30 yıl geçmesine rağmen ülke şartlarının ve toplumsal yargıların hiç ileri gitmediği gibi belki de gerilediğini görmek ise en acısı.
Eroin GüncesiKanat Güner · Stüdyo İmge · 20011,695 okunma
Özgürlüğe Kanat Aç
Puan vermedi·208 syf.··
2026 74. kitabı
'Kaderini ancak sen keşfedebilirsin, senin için hazırlanmış yolu ancak sen bilebilirsin. Burası kalbinin seni davet ettiği yoldur. Nasıl ki koza kelebeği bilmez, halbuki kaderidir onun kelebek olmak. Ancak cesur olursa, cesaret ederse bir yumağın içinde sıkışmış kalmışlıktan, kabuğunu kırarak gökyüzüne, özgürlüğe kanat çırpar. İşte insanoğlunun hikayesi de budur. Asla kaderini baştan bilmez ve eğer geçilmemiş yollardan geçmez, açılmamış kapıları açmazsa, sonunda bir anlamda açılmadan iade olacaktır. Uykulardan uyanmanın, özgürlüğe kanat çırpmanın zamanı gelmedi mi? '
1000Kitap
Koza Kelebeği BilmezRobin Sharma · Goa Basım Yayın · 20051,237 okunma
Reklam
Reklam