Ezgi

Ryosuke Bey'in kendince gerekçeleri olamaz m, işten yorgun mu düştü acaba, Reiko bir şeyleri yanlış mı anladı acaba, gibi kendi kendime umutsuzca sorular soruyorum ve kendimi hayal kırıklığına uğratıyorum. Ryosuke Bey'den nefret etmek istemiyorum ama erkeklere yönelik merhametin doğal kabul edilerek içselleştirildiği şu dünyanın Reiko'ya acı çektirdiğinin de farkındayım.
Reklam
"Yani evet, bu yaşta bir erkek olarak dikkat etmeniz normal. Ne garip, değil mi? Şu dünyadaki erkekler neden kimse onlara bakmayınca hayatlarını sallapati yaşamayı bırakamıyor Ve nasıl oluyor da bu, toplum tarafından kişinin özbakım ihmali değil de acıklı ve yürek paralayıcı bir şeymiş gibi görülüp tolerans gösteriliyor?"
Manako Kajii tarafından öldürüldüğü iddia edilen adamlar da üç aşağı beş yukarı ona benzemiyor muydu? Kurbanların hayattayken söylediği sözler ve çevrelerindeki insanların ifadeleri birer birer aklına üşüştü Rika'nın: Böyle tek başıma yaşlanmaktan korkuyorum. Hayatım gitgide harabeye dönüyor. Kim olursa olsun, bana yemek hazırlayacak ve benimle ilgilenecek bir kadın istedim sadece. Şüpheli bir durum olduğunun farkındayım. Belki de beni kandırıyor. Ailem, o kadından ayrıl, diye tatava edip duruyor. Ama umurumda değil. Ailemle bağlarımı koparmak pahasına bile olsa o kadını seçiyorum. O kadın, yalnız hayatlar süren kurbanlarının gönlündeki boşluğu istismar ediyor. Erkek dediğini çok beceriksiz bir varlık değil mi zaten? Bir kadının desteği ve şefkati olmadan yaşayamıyor hiçbiri.
Hiç kimsenin bir şeyden tümüyle tatmin olmasına gerek yok ya da her şeyde ortalama bir seviyeyi hedeflemesi gerekmiyor. İnsan, kendine göre uygun miktardan keyif alabilmeli. Hayatından bir bütün olarak memnunsa bu yeterli. Sigara mesela, yemek sonrasında bir tane tellendirmekte sorun olmamalı, biraz kilo aldın diye etrafındakiler tantanaya başlamamalı. Bu söylediklerim birilerinin beni disiplinsiz bulup kınamasına sebep olabilir tabii.
Âşık bir kişiyle makul bir sohbet yürütmenin imkânsızlığı herkesin malumudur, hele ki konu aşkının nesnesiyse. En iyi niyetli uyarılar, çürütülemez argümanlar doğruluğundan şüphe duyulamayacak tembihler kocaman bir Ama'ya toslar bu sohbetlerde: "Ama ben ona âşığım!" Ya da daha da kötüsü, bunlar düşmanca, kıskançlıktan kaynaklanan hareketler olarak algılanır, misillemeye kalkışılır. Yılların eskitemediği dostlukların ve sağlam ilişkilerin sırf bu yüzden bittiği vakidir. Âşık bunu umursamaz bile.
Felsefe
Reklam