Bizim olduğumuz zamanlarda okul zili çaldığında herkesin aklına ders zili gelirdi. Teneffüs ne zaman bitecek de biz ders başına geçeceğiz... Zil sadece bir düzenin sesiydi…
Ama maalesef ki bu zil artık aynı anlamı taşımıyor
Son zamanlarda okullar ile duyulan olaylar, yaşanan gerginlikler ve güven duygusu da haddinden fazla azaldı. Okul dediğimiz yer, aslında insanın en güven duyduğu yer olmalıdır. Okul dediğimiz yer saygının ve saygının en yüksek yeri olmalıdır. Ama maalesef ki eğitim de geldiğimiz noktada bunu göremiyoruz.
Günümüz gerçekten de değişti. İnsanların birbirine sevgisi, saygısı ve en çok da bakış açısı değişti. Sabır azaldı, sevgi bitti. Eskiden bir öğretmen sınıfa girdiği zaman bir sessizlik olurdu herkes nerede nasıl konuşacağını, nerede nasıl davranacağını bilirdi. Bu sadece korkudan değil, saygıdandı. Öğretmen sadece ders anlatan biri değil, ailemizden biri olurdu kimi zaman.
Bugün ise saygıdan eser yok ve insan işte bu duruma gerçekten de çok üzülüyor. Öğretmene olan bakış açışı değiştikçe, eğitimin değeri de değişiyor. Çünkü öğretmenlerimiz bugün kıymet görmezse eğitim de zarar görür.
Çocuklar gördüğünü öğrenir. Evde, sokak da, çevrede ne görürse onu öğrenir. Saygı varsa saygı, sevgi varsa sevgi… İlgisizlik varsa ilgisiz büyür.
Bu noktada hepimizin sevdiği bir oyuncu olan rahmetli Münir Özkul’un Hababam sınıfında söylediği çok güzel bir sözü vardır onu sizlerle paylaşmak isterim;
“ İlkokul sıralarında çocuklarınızın eğitimiyle ne kadar ilgilendiniz? Onlarla arkadaş olup, onları anlamaya dertlerine, sorunlarına ortak ve yardımcı olmaya çalıştınız mı? Gerek öğretmenlerine, gerekse sizlere yani ana babalarına hatta memleketlerine faydalı birer insan olarak yetişmeleri için ne yaptınız? Görev ve sorumluluklarını kendilerine hatırlattınız mı? Bir