NUTUK __Bir Milletin Hafızası__ NUTUK
10/10
·688 syf.·
2026 17. kitabı
Nutuk’un son sayfasını kapattığımda odamın sessizliği değişti. Bir kitabı bitirmiş gibi değildim. Zihnim sanki bir kapıyı kapatmış, başka bir kapıyı açmıştı. Masanın üzerindeki kitap olduğu yerde duruyordu ama zihnim çoktan bulunduğum yerden ayrılmıştı. Bir süre sonra ne odam kaldı ne de duvarlar. Zihnimi açtığımda kendimi Ankara’da buldum. Takvimler 1929 yılını gösteriyordu. Sonbaharın sert ayazı sokaklarda dolaşıyordu. Ben, Ravi, Hiç ve Münzevi eski bir konağın üst katındaki küçük bir okuma odasında oturuyorduk. Bu konak, eski bir karargah binasından dönüştürülmüş bir yapının içindeydi. Duvarlarda haritalar hala duruyor. Fakat artık masanın üzerinde silah değil kitaplar var. Ortadaki ahşap masanın üzerinde Nutuk duruyor. Gaz lambasının sarı ışığı kitabın kapağına vuruyordu. Kömür sobasının içinden gelen çıtırtılar sessizliği bölüyor, sonra yeniden kayboluyordu. Bir süre kitabın ilk sayfalarından konuştuk. Ancak kısa süre sonra fark ettik ki Nutuk’u yalnızca olayları öğrenmek için okumak mümkün değildi. Bu kitapta anlatılanlar yalnızca tarihten ibaret değildi.
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2026 9. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:00
Merhabalar merhabalar, İlk defa bir şiir kitabı okudum desem ne tepki verirdiniz? Şiirciler ve romancılar diye ikiye ayrılıyor sanki okur kitlesi, her şeyde böyle değil miyiz? Hatta zorlasak, daha da ayrılırız: kimisi kurgu okuyanları eleştirir, kimisi kişisel gelişim okuyanları. Bence hepsine ihtiyacımız var; hiçbir türe küsmemeliyiz. Ama bazı türler için ek teşvik gerek cidden. If it wasn't for BDK, I wouldn't have read a poem book. Yani kitap grubum sağolsun yine yeni bir kitap türü kilidim açıldı çok mutluyum. İlk şiir kitabımı da bitirdim az önce. Şiirler başkaymış, kurguya benzemiyor. Sana bir sürü şey anlatıyor ama az kelimeyle. Bir de bunu Işıl Madak la söyleşi yaptıktan sonra okuma şerefine nail oldum. Şaşırdığım bir bilgi de Didem Hanım'ın bir zamanlar tesettüre girmesi oldu. Elimdeki bu kitabı yazdığı dönemlermiş sevgili kardeşinin anlattığına göre. Bu gözle kitabı okumak şairi daha iyi anlamamı sağladı. Şiirler gerçekten başka bir dünya. İçine işliyor, çok farklı duygular uyandırıyor, bilmediğin kapılar açıyor göğsünde. Ama bir yandan da şiirle aramın çok da olmadığını fark ettim. Şimdiye kadar hiç şiir kitabı okumamıştım; kendi kendime durduk yerde "hadi şiir okuyayım" demek bana hâlâ biraz garip geliyor. Romanlar, kurgular ve kurgu dışı eserler bana daha tanıdık. Kurgu da olsa başka birinin hikâyesini okuyup bakış açına yeni bir pencere açıyorsun; kurgu dışı eserler ise zaten sana bir şeyler öğretmek için var. Şiir ise bana biraz farklı hissettirdi. Sanki doğrudan şairin kalbine açılan bir kapı gibi. Yaptığı işleri takip ettiğim, aralara sızdırdığı küçük ayrıntılardan hayatlarını tanıdığımı hissettiğim insanlar oluyor bazen. Şiir kitabı okumak da bana tam olarak bunu hissettirdi. Belki sürekli şiir okumam ama iyi ki okumuşum. Kesinlikle hoşuma gitti.
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
En son ne zaman şiir kitabı okudunuz?
9/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 18:03
*“Bu hayatı anlayın Anlamlandırın; … Usulca, usulünce Bir çiçeğin kalbini hisseder gibi yaşayın, çok yaşayın.” Merhabalar, İclal Bir Muamma şiir kitabı incelemesi ile geldim. “Biz okumaya, biz meselemizi konuşmaya, biz yaşamaya mecburuz.” der Dinçer EŞİTGİN. Şiir bu anlamda bakış açısını güzelleştirir. Okuyana açtığı kapı, derdimize derdi sevecek bir derinlik kazandırır. Şiir akılla okunmaz; “Okuyan için bir arayıştır. Yazan için anlatamadığı dünyayı anlatabilir ve anlaşılır kılar. Şiir belli bir maksada ve Maksuda yönelik yazılır ve okunur.“(Hüseyin AKIN) Kendine has üslubu ile Şair Ahmet Serdar OĞUZ, seçilmiş kelimelerle derlediği kitabında, dileyene açılacak imgelerin olduğu şiirlerini şiirseverlerle buluşturmuş. “İclal Bir Muamma” kitaplığıma hediye olarak eklendi. İlk okuduğumda yarım bıraktım; şiirler bana sonradan açıldı. Her okuduğumda yeni bir anlam bütünlüğü ile karşılaştım. Şairimizin şiirlerinde yer yer Cahit ZARİFOĞLU’nun şiirlerini hatırlatan bir atmosfer hissettim. “Duruşu çizgiye benzetilen kalemler vardır. Eğimi vardır, eğri değildir. Kıvrımları vardır fakat kıvırgan değildir. Burada bir tenakuz yoktur. Bu duruşu onu iyi bir şair ve iyi bir sanatçı yapan en önemli unsurlardan birisidir.” (Ragıp KARCI) İçsel yolculuğa hazır olan okurlar için, sancısını kâğıda sığdıramayan yazarımızın çizgiye benzettiğim kalemiyle tanışmanızı öneririm. Kitapta sevdiğim birkaç dizeyi daha sizlerle paylaşarak yorumumu bitirmek istiyorum: *“Hakkına girdiğim her günün ertesi, yeniden başlamak isterdim hayata.” *“Şükür; yaratılışın, yaratılanda, Yaradan’a olan hayranlığındır.” Şiir sevgisi bambaşka bir dünya ve Zarifoğlu’nun deyimiyle herkes her şiiri anlamasın zaten… Şiirle kalın…
İclâl Bir MuammaAhmet Serdar Oğuz · Sokak Kitapları Yayınları · 20251 okunma
10/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Herkese merhaba Bugün sizlere korku gerilim tarzında çok güzel bir tavsiye ile geldim Yani eğer korkmadan okuyabilirseniz bir kaç saatlik bir kitap ama korkarsanız sorumluluk kabul etmiyorum, çünkü o zaman birkaç günde bitebilir ben bu tarzı çok sevdiğim için hemen okuyup bitirdim korku gerilim seven herkese şiddetle tavsiye ediyorum mutlaka okuyun Kitabımız iki bölümden oluşuyor ilk bölümde Umay'ın yaşadıkları ve dedesinden dinlediği hikayeler. Diğer bölümde ise Mustafa'nın hikaye diye anlattığı ama gerçekten yaşadığı akıl almaz olaylar. Burada anlatılanlar hayal gücü ile süslenmiş bir kurgu değil gerçeğin ta kendisi ve eğer dikkat etmezseniz yaşanması mümkün olaylar ben sözü uzatmadan konumuza döneyim Umay çok başarılı bir yazar, küçüklüğünden bu yana dedesinden dinlediği korku hikayelerinin ışığında pek çok korku kitabı yazıyor ve işin açık kısmı hayal dünyasında kurguladığı bazı olayların aslında gerçekten yasandığını İçten içe hissediyor ama bunu dile getirmenin akıl işi olmadığını da biliyor. Umay tahmin ettigi tüm sırlara rağmen yeni bir kitap yazmak için çalışmalara başlıyor ama bu sefer kendisini de kitap karakterinin arasına dahil ediyor ve kurgu bir anda gerçeğe dönüyor, Umay herşeyin farkına vardığında ise iş işten çoktan geçmiş oluyor. Mustafa yani Umay'ın dedesi Mustafa yıllar önce askerde Halil isimli biriyle tanışıyor, Halil her ne kadar imam olduğunu söylese de arkadaşına anlattığı bazı şeyler gerçeklerin çok daha farklı olduğunu gösterirken Halil hiç kimsenin beklemediği bir anda ortadan kayboluyor geriye ismi dışında hiçbirşey kalmıyor Mustafa başına gelen bu olayları yılar sonra fark ediyor ama o da artık iki dünya arasındaki geçmemesi gereken sınırı çoktan geçtiğini fark ediyor Peki sonrasında neler oluyor dersiniz? Umay yeni kitabını
AyanaMehmet Uğur Toksarı · Elpis Yayınları · 20255 okunma
Şiir Denizi 2
10/10
·592 syf.··
2026 30. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 16:17
Yine bir şiir kitabının sonuna geldim, aslında bir dosttan ayrılıyor gibiyim. Hani insan çok sevdiği bir dert ortağıyla uzun bir gece boyu konuşur da, şafak sökerken "E hadi, artık müsaade," der ya; işte tam öyle bir burukluk var üzerimde. ​Bu koca cilt kapandı ama içimde bir şeyler sanki yeni açıldı. Sayfalar bitti bitmesine de, mısraların bıraktığı tortu, o ah dedirten sızı gitmedi, gitmez. Ümit Yaşar öyle bir adam ki; sanki bizim söylemeye utandığımız ne varsa, gitmiş bir bir onlarla dertleşmiş. Biz sustukça o konuşmuş; biz yutkundukça o kâğıda dökmüş. ​Hani bazen insanın içi daralır da, "Şuraya bir kapı açılsa da nefes alsam," der ya; bu kitabın her sayfası işte o kapılardan biriydi. Kimi kapı hüzne açıldı, kimi kara sevdaya, kimi de insanın o bitmek bilmeyen yalnızlığına... Ama hepsinin ardında aynı sıcaklık, aynı insan kokusu vardı. Bir şair değil de, sanki kırk yıllık bir komşu, bir dert ortağı dert yanmış gibiydi. ​Şimdi kitabı başucuna koyarken, insan biraz daha kendi gibi hissediyor. Bu kitaptaki şiirler bitti ama hayatın o şiir gibi olan yanı devam ediyor. Yine aynı sokaklarda yürüyeceğiz, yine aynı gökyüzüne bakacağız; ama artık bu kitabın samimiyeti, eyvallahsız duruşu yüreğimde bir hatıra gibi duracak. ​Dile kolay, koca bir denizi geçtik. Yorulduk mu? Yorulduk. Ama değdi mi? Hem de nasıl... Gönlümdeki bu son durağın tadı başka, sızısı bambaşka. Herkese keyifli okumalarr..
Alıntı
Şiir Denizi 2Ümit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 20221,912 okunma
9/10
·576 syf.··
2026 40. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 01:26
Bazı hikâyeler vardır, daha ilk sayfasında seni çağırır. Nereye gittiğini bilmezsin ama yine de peşinden gidersin. Yıldızsız Deniz benim için tam olarak böyle bir çağrıydı. Okudukça kendimi bir kitabın içinde değil, kitapların arasında yürüyormuş gibi hissettim. Bir kapı açıldı, başka bir hikâyeye çıktım. Bir cümle bitti, başka bir dünyanın eşiğine geldim. Bazen Narnia’ya açılan o tanıdık kapının önünde durdum, bazen de bir tavşanın peşinden hiç düşünmeden içeri atladım. Ama bu tanıdıklık hiç eğreti durmadı. Sanki yazar sevdiği tüm hikâyeleri alıp, onları incitmeden, kendi kalbinde yeniden kurmuş gibiydi. İçindeki hikâyeler başta dağınık gibi… ama aslında değil. Her biri başka bir yerde yankılanıyor. Yarım bırakılan bir şey, ileride karşına çıkıyor. Ve sen o küçük parçaları kaçırmamak için daha sıkı tutunuyorsun kitaba. Çünkü hissediyorsun—bir kere koparsan, o büyü dağılacak. Bir noktadan sonra gerçeklik bulanıklaştı benim için. Okuduğum şey bir kitap mıydı, yoksa ben gerçekten o kapılardan geçiyor muydum, emin olamadım. Ama garip olan şu ki bu his hiç rahatsız etmedi. Aksine, insan biraz daha kaybolmak istiyor. Bitirdiğimde içimde tuhaf bir his kaldı. Sanki orada hâlâ anlatılmayı bekleyen hikâyeler var ve ben yarıda çıkmışım gibi. O yüzden bu kitap benim için bitmedi aslında. Sadece kapağını kapattım.
Yıldızsız DenizErin Morgenstern · Pegasus Yayınları · 202523 okunma