Puan vermedi·496 syf.··
2026 51. kitabı
"Seni seviyorum... Uçmak gibi... O his kanına işlediğinde bir daha çıkmaz. Sen de benim kanıma işledin." Herkese Merhaba Serinin 2. ve son kitabıyla sizlerleyim. İlk kitapta Tuğrul ve Ceyhan 'ın tanışması ve birbiriyle tanışmasıyla başlamıştı. Ceyhan , Tevfik Tuğrul'dan bir adım beklemiş ama alamamıştı. Kitabın sonunda yer alan acı bir olayla aralarındaki ilişki değişmeye başlamıştı. Tevfik Tuğrul ve Ceyhan artık birbirine duygularını daha net ifade etmeye başlarlar. Önlerine çıkan engeller olsa da aşmaya çalışırlar. Herşey yoluna giriyor derken Tevfik Tuğrul hayatının en büyük kaybını yaşar ve uzun süre etkisinden çıkamaz. Bu hali sevdiklerine de maalesef olumsuz etkiler yaratır. Ceyhan karakteri sabır gösterdikçe Tevfik Tuğrul'un yaptığı yanlışlar deli etti. Kardeşi Timuçin üzerinde oluşturduğu baskıya hiç deginmiyorum bile. Ceyhan fevri ve hırslı taraflarını törpüledi, her zorlukta yanında oldu. Tevfik Tuğrul'un toparlanma süreci kendine gel dedirtti.
Blackout 2Elif Kaplan · Pukka Yayınları · 2025135 okunma
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
Bu kitapta bildiğimiz masallar, komik, sürprizli ve bambaşka bir şekilde yeniden anlatılıyor İlk masalımız “Yalancı Çoban”. Ama aslında burada çoban tam anlamıyla yalancı değil; sadece biraz önyargılı. Mirket’in laboratuvarını bilim karşıtı kurttan korumaya çalışıyor ve gördüğü her kurdu tehlikeli sanıyor. Bu yüzden sürekli Mirket’i uyarıyor. Tabii Mirket bir süre sonra ona inanmayı bırakıyor… Derken gerçekten bilim karşıtı kurt ortaya çıkıyor... İkinci masalda ise okula gitmeye çok kararlı bir Pinokyo var. Ama tabii Pinokyo yalan söylemeyi bırakmayınca işler karışıyor. Fotoğraftaki kişinin gerçekten o olduğuna kimse inanmadığı için bir türlü okula kayıt yaptıramıyor. Üçüncü masalımızda ise Külkedisi var. Ama bu kez klasik masallardaki gibi kurtarılmayı bekleyen biri değil. Kendi seçimlerini yapan, güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Kaplan onu kurtarmaya çalışsa da aslında buna hiç ihtiyacı yok. Masallar genel olarak hem çok eğlenceli hem de oldukça komikti. Zaten Kral Şakir’in o enerjik ve eğlenceli dünyası kitaba hemen yansıyor Ciltli kapağı, rengârenk sayfaları ve çizimleriyle tam çocukların severek okuyacağı bir kitap olmuş. Biz okurken çok eğlendik ve keyifle okuduk Size de gönülden tavsiye ederiz. Keyifli okumalar...
Kral Şakir Lömpence Masallar 2Varol Yaşaroğlu · Eksik Parça Çocuk · 20262 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 15:11
Kitabı fiziki olaraq oxumaq istəyitərəm. Çox bəyəndim. Yazım dili bir ayrı axıcı… Obrazlar bir ayrı baş belası… Ən qısa zamanda fiziki olaraq alıb oxumam şart oldu.
Blackout 2Elif Kaplan · Pukka Yayınları · 2025135 okunma
Bakılmayan Pencere'ye Düşürülen Notlar
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 00:00
#Bakılmayanpencere @tubakaratop'un ilk eseri. Çok önce ele aldığım ama bir türlü yazamadığım geç kalmış inceleme yazımla Can Tuba’ya özürlerimi sunarak şunu söyleyebilirim ki her öykünün heyecanına ve sevincine şahitlik ettiğim, küçük kardeşim dünya evine giriyor gibi müjde alıp beklediğim bir ortak mutluluk kaynağımızdır Bakılmayan Pencere. Biz nasıl omuz omuza verdiysek yazarlık macerasında, hep diledik ki yazdığımız kitaplar da raflarda, fuarlarda, kitap kargolarında, sitelerinde; akıllarda ve gönüllerde hep yan yana olsun. Öyle de oldu çok şükür. Herkes bir şeyler söyledi, yazar Tuba Karatop Bakılmayan Pencere'yi işaret etti bizlere. Denize bakın, dedi, hiç bakmadığımız gibi. Çiçeklere, göz göz meyve veren ağaçlara, bizimle konuşmak isteyen kuşlara bakın! Pencereden bakmak yetmedi, manzaraya doymak için paçalarımızı sıvayıp denize yürüdük çıplak ayak. Bir ağacın gövdesinde nefeslendik. Bir kaplan geldi yanımıza; bir karaca, bir kumru sohbetimize eşlik etti. Diliyorum ki Tuba gönlümüze dokunmaya devam etsin, unuttuklarımızı hatırlatsın, unutmadan önce değerini bildirsin. Kalemi bereketli ve hep hayır yolunda olsun… 22 öykünün olduğu kitapta ilk öykü, yazıldığı zaman yüreğime mesken kurmuş İğde Ağacı. “Gözlerim dallarında gezindi. Bazı insanların ağacı görüp mutlu olmamasına şaşırıyorum,” diyen yazara hak vererek uyku mahmurluğuyla gözlerimi kapatıp biraz dinlenmek istedim. Gövdesine dokundum. "Kesmeseler seni. Meyveni seven çoktur hem.”, “Mucize beklemiyordum. Sadece bir teselli işareti. Belki o an yaprakları daha çok eser, küçük bir ses çıkarır.” 2.öykü, kitabın adı da olan Bakılmayan Pencere. Hani kimsenin oturmadığı koltuklar, sandalyeler; kimsenin bir kere alıp denemediği elbiseler, tezgâhta çürümeye yüz tutmuş meyve sebzeler olur ya bakılmayan pencere de
Edebiyat
Bakılmayan PencereTuba Karatop · Şule Yayınları · 202517 okunma
Puan vermedi·267 syf.··
2026 8. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 09:48
Huzur söylemi, modern dünyanın kullandığı bir terim, huzur veya barış. Antik dönemlerde savaş hali hayatın gündelik işi gibidir. Günümüzde barışı koruyabilmek için güvenlik güclerine ihtiyaç duyulur. Huzur söylemiyle ekonomi, dini, ideolojik dönüşümün şekilleneceğini dillendirirler. Örneğin Nakşbendi tarikatından olan Turgut Özal'ın Kur'anı bilime temellendirmek için akademisyenlere tefsir ettirir. Huzur söyleminin arka planında olumlu ve iyi yaşamak isteyenlerin seçimini etkilemek vardır. İyi kanaatle seçmenlerin yeni kimlik oluşmasına yardım eder. DİL VE DİLİN SİYASETİ Tanrılar Retoriği Platon, dile üretim aracı olarak bakar. Düşünce, zihnin kendi kendine diyalogudur. Diyalog sonucu kanı oluşur, kişinin kendi kendine ifade ettiği iç söylemdir. Sesli söylem bunun dışavurmuş halidir. Tanrı Dili Antik çağda Heraklitosla Parmanides'i kıyaslamış Ulus Baker. Parmanides'in Doğa Üzerine şiirinde daha mistik ifadeler yer alırken Heraklitos daha rasyonel ifadeler kullanmıştır. Platon'a göre şairlerin, tanrı dilinin gücüyle halkı yanlış etkilediği düşüncesindedir. Liderler de bunun farkında olduğu için Tanrı dilini, mistik öğeleri, inanılmayacak şeyleri etkili söyleyerek yönetir. Bu durumda dil ile hakikat sorunu doğar. Spinoza inanç söyleminin hakikati değil batıl intiba oluşturduğunu söyler. Devlet, yapılarında dinsel düşüncenin kutsal olanın bir kısmına değer biçerken, bir diğerini aşağı çeker. Spinoza inanç ile akıl arasında ayrım yapar. Akıllarını eğitme kabiliyetine sahip az insan vardır. Bu nedenle kalabalıklara bir şeyi öğretmek zorunludur. Kutsal kitapların bilimsel yorumlanmasını vurgular Baker. Dilbilimsel teknik ile parçadan bütüne, bağlamsal, tarihsel, kültürel analiz edilmelidir. Kutsal kitaplar, bilgi konusunda zayıf, insanları etkileme gücü bakımından
Siyasal Dilde Huzur SöylemiUlus Baker · İletişim Yayınları · 202071 okunma
Mahabharata II. Kitap “Sabha Parva”
Puan vermedi·268 syf.··
2026 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 21:47
Mahabharata Destanın ikinci kitabı “Sabha Parva” bir önceki kitapta sürgünde olan Pandavaların krallıklarını kurma ve kaybediş sürecini içermekle birlikte, kitapta güç, kıskançlık ve kader temaları işlenmekte. Bir önceki kitap Adi Parva’da Kral Shvetaki ateş sunularını çok sevdiğinden ve Tanrı Agni’ye çok fazla ateş sunusu düzenleyip çok fazla ghee sunup Agni’nin hastalanmasına, sindiriminin bozulmasına sebep olur. Hastalığına çare arayan Agni, Vishnu’nun göbek deliğindeki lotustan tüm alemleri yaratan Brahma’ya gider. Rab Brahma Agni’ye tedavi olarak katı şeyler yemesini tavsiye eder. Bunun içinse Tanrı Indra’nın koruduğu Nagaların mekanı Khandava Ormanını yakıp yiyebileceğini söyler. Agni Khandava ormanını ateşten kollarıyla sarıp her yutmaya çalıştığında Indra’nın müdahaleleriyle durdurulur. Bu esnada Agni sıkı iki dost olan Pandulardan Arjuna ve Vishnu’nun enkarnasyonu Rab Krishna ile karşılaşır ve durumu onlara anlatır. Krishna ve Arjuna Agni’ye yardımcı olabileceklerini söyler. Agni tekrar Khandava Ormanını yakmaya, yutmaya başlar. Indra’nın engellemelerini Krishna durdurur. Arjuna ise ormandan kaçmaya çalışanları tanrısal silahı Gandiva yayı ile vurur ve kaçmalarını engeller… Bu esnada yangından kaçmaya çalışan Danavalardan İblis Maya, Arjuna’ya kendini kurtarması için yalvarır ve Arjuna Ghandiva yayı ile Maya’yı vurmaz ve Maya yangından canını kurtarır… Sabha Parva bu noktadan sonra başlamakta; Mayasura Pandavalardan Arjuna’ya hayatını kurtardığı için karşılığını vermek ister. Mayasura aynı zamanda çok yetenekli bir mimardır. Arjuna alçakgönüllü olduğu için kendisi için bir şey istemez ve Krishna’nın bir isteğinin gerçekleştirmesini ister. Krishna ise Pandavalara tanrıların saraylarına denk, hiçbir insanın inşa edemeyeceği, içine girse bile nasıl inşa
Mitoloji
Mahabharata Sabha Parva 2. KitapKolektif · Vaveyla Yayıncılık · 202011 okunma