LAWFARE
Temeldeki sorun, “yargı bağımsızlığı”dır. Kurumsal ve vicdani bağımsızlığı güçlü bir yargıyı hiçbir iktidar “lawfare” için kullanamaz. Kurumsal; yani hâkim ve savcıları, siyasetin el uzatamayacağı bağımsız bir kurulun ataması… Vicdani; yani hakim ve savcıların partizanlıktan uzak, hukuku üstün tutan âdil bir vicdana sahip olması… Biz bu iki faktörü de kalıcı olarak sağlayamadık, yargı el değiştirdi ama bağımsız olamadı. Problemin kaynağı, CB sistemindeki haliyle HSK’dır. Venedik Komisyonu’nun raporunda belirtildiği gibi: “Cumhurbaşkanı aynı zamanda Adalet Bakanını ve Müsteşarını da atadığı için, yürütme fiilen HSK'nın 13 üyesinden en az onunu seçme yetkisine sahip olmakta ve böylece yargı üzerinde güçlü bir siyasi etki sağlamaktadır.” (CDL-AD(2024)041, paragraf 118) Evet bizde “yargı üzerinde güçlü siyasi etki” vardır. Sistem, “lawfare”e çok müsaittir. Kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı olmadan adalet de olmaz sağlıklı kalkınma da. LAWFARE: Lawfare (Hukuk Savaşı), hukukun veya yasal prosedürlerin bir düşmanı, rakibi veya siyasi muhalifi etkisiz hale getirmek, cezalandırmak ya da itibarını sarsmak amacıyla bir savaş aracı (silah) olarak kullanılmasıdır. "Law" (hukuk) ve "warfare" (savaş) kelimelerinin birleşimiyle oluşan bu kavram, yargı sisteminin siyasi hedefler için manipüle edilmesini ifade eder.  Lawfare Kavramının Temel Özellikleri: Kökeni:  1990'larda Amerikan Generali Charles Dunlap tarafından, hukukun savaş taktiği olarak kullanılması bağlamında ortaya atılmıştır. Amaç: Fiziksel savaş yerine, yasal davalar, soruşturmalar ve tutuklamalar aracılığıyla rakibi yıpratmak ve siyaset dışına itmektir. Uygulama: Genellikle iktidarların, yargıyı kullanarak muhalifleri sindirmek veya siyasi rakiplerini tasfiye etmek için başvurduğu bir yöntem olarak
Alıntı
Seni bu kitabın arasına gömüp dizelerimle toprağını öpüp hayatımı seni kapsamayan sevinçlerle yaşamak istiyorum . Aksi takdirde öleceğim bir damla yaşta boğulan benim ruhum olacak o halde üçe kadar sayalım sen kapsam içi en büyük sevincimin adı ol ben boğulmayayım . Bu kadar uzaklaşma arzusundan sonra ciğerlerimden nefesine bir fısıltı biriktirdim gel artık lütfen gel .
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
... Çünkü her bir isim, kendi görünme yerine ve kendisinden duâda bulunana, kendi hakîkatinin ettiği rahmetle rahmet eder. İşte bu muhtelif oluştan dolayı, isimlerinden her bir ismi ile rahmet etmesi Hak Sübhânehû ve Teâlâ hazretlerinden talep edilir. Bundan dolayı talep eden Hakk'ın hangi ismi ile rahmet talep etmiş ise. Allahu Zül-Celâl hazretleri ona o isim ile rahmet eder. Örneğin hasta olan kimse "Yâ Şâfî, rahmet et" ve karnı aç olan kimse "Yâ Rezzâk, rahmet et" ve fâkir olan kimse "Yâ Ganiyyü, rahmet et" ve günahkâr olan kimse de "Yâ Gaffâru, rahmet et" diye duâ eder. Hak Teâlâ da Şâfî, Rezzâk, Ganiyy ve Gaffûr isimlerinin gereğine göre tecellî buyurup ona rahmet eder. Ve “ve rahmetî vesiat külle şey’in” ya’nî “Benim rahmetim herşeyi kuşatmıştır” (A'râf, 7/156) âyet-i kerîmesinde konuşandan kinâye olan “Ben” zamirine bağlanan rahmet, vücût olarak ve hüküm olarak bütün eşyâya kapsam olan rahmettir. Avni Konuk
1000Kitap
Her şeyin ezelî isti'dâdı ne ise, bu rahmetin inişinde îmân ve hidâyet ve ni'met ve zevk ve râhat gibi tabîata uygun gelen ve küfür ve dalâlet ve azâb ve elem ve râhatsızlık gibi tabîata uygun gelmeyen bir takım haller o şeye gelir. Şu halde, ilâhî rahmet, sâdece vücûd verdiği için, uygun olsun, uygun olmasın hepsine kapsam oldu. Örnek: Yağmurun yağması yeryüzünde ne kadar bitki varsa hepsinin gül, veyâ yenilebilir meyve vermesi gibi özel bir gâyenin oluşması veyâhut tabîata uygun gelen maddelerin ortaya çıkması için değildir. Belki rahmetin inişiyle her bitkinin isti'dâdına göre onda potansiyel olarak mevcûd olan meyveler fiilen ortaya çıkar. Gül ağacından gül, diken ağacından diken ve kayısı ağacından lezîz ve tatlı kayısı ve zakkum ağacından da zakkum ortaya çıkar. Oysa hepsinin ortaya çıkmasının sebebi olan rahmet birdir. Meyvelerdeki farklılık, ağaçların isti'dâdındaki farklılıktandır. Beyt: Halkın isti'dâdına bağlıdır feyz eserleri Nisân yağmurundan yılan zehir kapar, sadef inci. A. Avni Konuk
1000Kitap
Hayat ağacına benzetişimiz
Bir ağacın kesilen gövdesinde halkalar vardır. Bazısı kalın bazısı ince çizgiler halindedir bu halkalar. İşte bu bakışı fotoğrafladığımızda, bu anlamı aynalaştırarak avucumuz içine aldığımızda artık o anlam ruhumuzun kapsam alanındadır. Mesela o ince halkalar zor geçen yılları yansıtır. İnsanda da böyledir.. Zorluklar insanı yontar, kabalığını, katılığını, pürüzünü alır.. İnceltir hasılı. İnce fikirli, derin bakışlı, güzel kalbli olur. Bu incelik, detayında zarafet taşır.
Doğada (memeliler, kuşlar ve sürüngenler dahil) 1.500'den fazla türde eşcinsel davranışlar gözlemlenmiştir. ​1. Temel Literatür: "Biological Exuberance" ​Bu konudaki en kapsamlı ve dünyaca ünlü kaynak, biyolog Bruce Bagemihl tarafından yazılan ve 1999 yılında yayımlanan "Biological Exuberance: Animal Homosexuality and Natural Diversity" adlı kitaptır. ​Kapsam: Bagemihl, bu eserinde iki yüzyıllık bilimsel gözlemleri derlemiş ve memelilerden kuşlara, sürüngenlerden böceklere kadar 450'den fazla türde detaylı eşcinsel davranış raporlarını (kur yapma, çiftleşme, ortak ebeveynlik) belgelemiştir. ​1.500 Tür Verisi: Kitabın yayımlanmasından sonra yapılan ek çalışmalarla, bilim dünyasında bu davranışın gözlemlendiği tür sayısının 1.500'ü aştığı kabul edilmeye başlanmıştır. ​2. Müze ve Bilimsel Sergiler ​2006 yılında Norveç'teki Oslo Doğal Tarih Müzesi, "Against Nature?" (Doğaya Karşı mı?) adlı bir sergi düzenlemiştir. ​Bu sergi, dünya çapında ses getirmiş ve hayvanlarda eşcinselliğin sanılanın aksine çok yaygın bir "doğa gerçeği" olduğunu bilimsel kanıtlarla sunmuştur. Serginin küratörleri, gözlemlenen tür sayısının 1.500 civarında olduğunu bu platformda resmi olarak vurgulamışlardır. ​3. Akademik Kurumlar ve Yayınlar ​Cambridge University Press: Volker Sommer ve Paul L. Vasey tarafından düzenlenen "Homosexual Behaviour in Animals: An Evolutionary Perspective" (2006) adlı akademik çalışma, konuyu evrimsel biyoloji açısından ele alır. ​Yale ve Kaliforniya Üniversiteleri: Bu üniversitelerin biyoloji bölümlerinde yapılan araştırmalar (örneğin Dr. Marlene Zuk ve Dr. Nathan Bailey'nin çalışmaları), eşcinsel davranışların sadece "hata" değil, sosyal bağları güçlendirme, çatışmaları azaltma veya ortak yavru bakımı gibi evrimsel avantajlar sağladığını ortaya koymuştur. ​Öne
1000Kitap