Hepimiz biliyoruz ki, bazı insanların bizi inandırmaya çalıştıkları gibi insanlara eşit yaratılmamıştır… Bazıları ötekilere göre daha zekidir, bazı insanlar doğuştan kazanılmış daha fazla olanağa sahiptir, bazı insanlar ötekilere göre daha fazla para kazanır, bazı kadınlar başka kadınlara göre daha iyi kek yapar… Bazı insanları pek çok başka insanı normal kapsam alanı içine girmeyen yeteneklere sahiptir.  Ama bu ülkede insanlar ancak bir tek durumda eşit yaratılmış kişiler haline gelirler - bir yoksulu Rockefeller Ailesinin bir ferdiyle, bir budalayı Einstein ile, cahil bir kişi bir kolej müdürü ile eşit gören bir tek kurum vardır. Bu kurum da, hukuk kurumudur.
Sayfa 262·Kitabı okudu
İnsanların birbirleriyle kurduğu ilişkilerden doğan birlik etkisi analog sosyolojidir. İnsanın bireysel dönüşümünden doğan kümülatif etkileşim dijital sosyolojidir. Bu iki yapı arasındaki fark, analogdan dijital sosyolojiye doğru yaşanan bir kırılmaya işaret etmektedir. Sadece sosyoloji alanındaki bu kırılım bile etkin olmayı gerektiren mücadele için başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Sosyolojik değişimi doğru tespit edebilmek, bu çağın en temel gereklerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Sosyolojiyi ve ona bağlı bilimsel ve ilmi alanları yeniden tanımlamamız gerekir. Tanımlamalarımızı geçmişin dayattığı dogmatik bilim anlayışı içinde yaptığımız sürece doğru sonuçlara ulaşmamız mümkün olmaz. Batının bizde görmek istediği insan tipiyle ulaştığımız sonuçlar, kendi kök yapımıza uymaz. Değişen nesil koşulları doğru okunmadan, ortaya konulan reçetelerin kalıcı sonuçlar getirmesi beklenemez. Bu sebeple iki sosyoloji arasındaki farkı yeniden tanımlamak ve gelişen yeni sosyolojik yapıyı açıkça ortaya koymak zorundayız. Analog sosyoloji, toplum katmanları arasındaki birlikten ya da çatışmadan doğan etki süreçlerine odaklanır. Dijital sosyoloji ise ilgi, satış ve bilgi merkezli dijital mecralar arasında bireysel tepkilerden doğan etkileşim süreçlerine odaklanır. Bu iki sosyolojik süreç birbirinden farklı işleyişler üretir. Aynı zamanda yeni sosyolojik yapıyı tanımlamak için de zemin oluşturur. Bir yandan teşhis yöntemi değişirken diğer yandan tedavi yöntemlerimizin de değişmesi gerekliliği bu süreçten doğar. Analog sosyolojide toplum katmanları, inanca bağlı ilişkiler üzerinden şekillenir. Bu anlayışın hayat üzerindeki etki alanları, toplumsal yapıların temelini oluşturur. Açıkça ifade edilmese de bütün toplumsal katmanlar inanç merkezlidir. Toplum katmanları,
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İşçiler, sadece 12 Eylül yönetimi eliyle haklarının budanmasına maruz kalmadılar. Aynı dönemde küresel kapitalizmin sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, kayıt dışı ekonomiye kayma gibi yönelimleri öne çıkaran pratikleri de işçileri olumsuz etkiledi. Devlet'in de, sözleşmeli personel gibi kapsam dışı uygulamaları ve mevsimlik işçiliği yaygınlaştırarak bu sürece ayak uydurduğu görüldü. İşçilerin önemli bir kısmının devlete ve topluma yük olduklarına ikna edilmeleri, aynı dönemde giderek yükselen rant ekonomisi nedeniyle sadece parayla para kazananların bu kadar eleştirilmedikleri anımsandığında, çalışanların kamuoyu oluşturmalarını zorlaştıran bir başka unsurdu. Artık, "sefaletin edebiyatını" yapmak ayıp sayılıyordu; tıpkı bir yolunu bulup zengin olamamanın ayıp sayılması gibi.
Sayfa 407·Kitabı okudu
Sniper /Ercan Yıldırım
Gazze'de İsrail ‘sniper’ları bizzat Hedef gözeterek sivilleri, Özellikle çocukları başlarından ve kalplerinden vururken kapsam mücahitleri yalnızca askerleri Hedef almıştı, GAZZE’NİN HAFIZASI KIZIL KAPI SEMBOL /sayfa 49
Marx, kendisine Marksist demeyi uygun bulmamıştır. Kapsam açısından Marksizm, komünizm ile bir ve aynı tutulamaz. İnsanlığın ilerleyişine klavuzluk eden, gelişmeye, yenilenmeye açık, bilimsel bir dünya görüşünü , kurucusunun adıyla özdeşleştirmek veya anmak, onu beslendiği zengin kaynaklardan koparmak, daraltmak, statikleştirmek olur.
Nevrozun da tabunun da ana ve merkezi yasağı, dokunma yasağıdır. Tanım buradan kaynaklanır: dokunma korkusu (délire de toucher). Yasak sadece bedenle dolaysız temasa yönelik değildir. Mecazi deyimin bütün kapsamına yöneliktir: Temas etmek. Yani düşünceleri yasaklanmış olan hususa yönlendiren, fikirsel teması sağlayan her şey, bedensel temas kadar yasaktır. Aynı kapsam tabu ile ilgili olarak da mevcuttur.