Kadın haklarının yaygınlaştırılması İttihatçıların üstlendikleri bir Türk burjuvazisi yaratma sürecinin parçasıydı. İttihatçılar, savaş sırasında burjuvaziyi güçlendirdikleri gibi, kadın haklarını da yaygınlaştırdılar. 1917 tarihli “Aile Hukuku Üzerine Kararname” kadınlara boşanma hakkı verdi, evliliği din yetkililerinin elinden alıp devletin yetki alanına soktu, erkeğin çok eşlilik uygulamasını kadının rızasına bağladı.
Alıntı
Kemalistler, yüzü gülmeyen, katılaşmış bir nüfus devraldılar. Bu insanlar Kurtuluş Savaşı’nı daha önceki savaşın bir devamı olarak görüyorlar ve birincisinden nasıl kaçmak istedilerse bundan da aynı şekilde kaçmak istiyorlardı. Ulusalcılar orduya asker bulmakta zorluk çekiyorlardı. Köylü, doğal olarak Sultan’ın propagandasına daha açıktı. Ulusalcıların saflarında hizmet etmek onlar için bir görev değildi. Yunan istilası, yabancı güçlerin işgali ve iç savaş yüzünden bu yıllarda yaşanan karışıklıklara rağmen, toprak edinmeyi amaçlayan hiçbir ciddi köylü hareketi olmadı. Köylüler genellikle pasif kaldılar ve fırtınanın sona ermesini beklediler. Köylülerin yaptıkları çağrıya açık olmadıklarını gören Kemalistler onlara geleneksel önderleri aracılığıyla, yerel eşraf, din adamları ve şeyhlerle ulaşmak zorunda kaldılar. Kemalistler ile eşraf arasındaki işbirliğinin bedeli, kırsal kesimdeki statükoyu korumak ve hatta güçlendirmek için yapılan üstü kapalı bir anlaşma oldu. Bu anlaşma, toprak ağalarının güçlü bir unsur olarak içinde yer aldıkları bir partinin, Halk Partisi’nin kurulmasıyla tamamlandı.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bizzat Kemal yurt gezileri sırasında köylünün ne kadar kayıtsız ve ilgisiz olduğunu gördü. Köylülerin Yunan ordusunun ilerleyişine hiç aldırmadıkları köylerden geçti. Bu durum karşısında hayretler içinde kalarak bir köylüye, neden işgalciye karşı direniş hazırlığı içinde olmadıklarını sordu. Köylü, Yunanlar kendi tarlasını işgal etmedikleri sürece bekleyeceğini söyledi. Köylü için bu savaş kendisini ağır vergilerle ezen, ne anladığı ne de ilgilendiği savaşlar için uzak bölgelere gönderen bir devlet destanının bir başka öyküsünden ibaretti.
Alıntı
''Aradaki tek fark, onların aklında belli bir hedef olması ve o hedefe ulaşmaya kararlı olmalarıdır. Direnme gücü, dikkatimizin kolayca dağılabildiği bir hayatta odağımızı koruyabilme yeteneğidir. Bedenimiz ve zihnimiz sınıra dayandığında bile yaptığımız işe yoğunlaşmayı sürdürmek, dikkatimizi dağıtmadan, etrafa bakıp birilerinin bizi geçebileceğinden endişe etmeden kendi kulvarımızda yüzmeyi sürdürebilmektir... "
İnsan bir yerde boş vermeli kurallara, düzenlere İnsan bir yerde kendini bırakmalı Hiçe saymalı düzenini dünyanın Zamana karşı koymalı Sıyrılmalı ayıplardan, korkulardan Küçük hesapları bir yana atmalı Yaşamalı şöyle alabildiğine Büyük delilikler yapmalı İçmeli Sevmeli Küfür etmeli
Sayfa 141
Alıntı
Bir hırsız, bir yılancıdan bir yılan çaldı, ahmaklığından onu gani-met saydı. Yılancı, bir baş belâsından, zehirli yılandan kurtuldu. Yılan da, kendini çalanı inlete inlete öldürdü. Sonra yılanın sahibi, hırsızın zehirlenip öldüğünü görünce; "Bi-zim yılan onu temizlemiş." dedi. "Canım onu bulmayı, yılanı ondan almayı istiyordu. 'Yılancıyı bulayım da yılanımı geri alayım.' diye duâ ediyordum. Allah'a şükürler olsun ki, o duâ kabul edilmedi. Yılanımın çalın-masını ben ziyan sanıyordum, hâlbuki o bana kâr oldu." Nice duâlar vardır ki, duâ edenin aleyhinedir. Onun ziyanına ve helâkine sebeb olacak bu duâları, pâk ve mukaddes olan Allah, kereminden, merhametinden dolayı kabul etmez.