Olumsuz bir olay karşısında kendini suçlamak, başkasının suçlamak, koşulları suçlamak bir nevi koza örmektir. Kişi bu sorulara ne denli takılırsa kozasını kalınlaştırır, içine hapsolur ve çıkış yolunu kapatır. Buna karşılık "Şu anda iyi olan ne?" sorusunu kendisini sorduğunda olumsuz duruma çözüm üretmek için odağını ileri çevirir. Enerjimizi nereye koyarsak hayat orada gelişir.
-Enerjimizi nereye koyarsak hayat orada gelişir.
-Anlam arayışındaki bir hayat son nefesine kadar inşa aşamasındadır.
-Bizler yaşadıklarımızı değil, yaşadıklarımıza yüklediğimiz anlam duygusunu hatırlarız.
-Öldükten sonra da yaşamak istiyorsak kendimiz dışında ihtiyacı olanlara katkı sunmamız/yardım etmemiz gerekiyor.
-Vicdan çok küçük yaştan başlayarak aile içinde gelişir. Bugün çocuklarımızın vicdanını geliştirmek yerine, onları başarı ile zehirliyoruz. "Vicdan kimse görmeyecek ama ben bileceğim," demektir. Vicdan erdemdir.
-Başarı insana gurur verir ama başarısızlık da insanı geliştirir. Bu nedenle başarısızlık değerlidir. Başarısızlığın üzerine gitmek öz yeterlilik duygusunu geliştirir. Toplumda hep özgüven öne çıkıyor, çıkarılıyor ancak kendine güven, "Başkaları beni nasıl görüyor?" sorusunun cevabıdır ve başarıya endekslidir.
-Özyeterlilik geçmişteki mücadele ve çabalardan elde edilen sonuca ve deneyimlere dayanarak "başarabilirim" duygusudur.
-Psikolojik sağlamlığın dört ayağı; Umut, olumlu tutum, yılmazlık, özyeterlilik.
- Umudun kendi içinde 3 adımı vardır; Hedef, strateji ve plan, eylem.
-Şans veya zekadan ötesi talihtir. Genelde şans ile talih karıştırılır. Şans, insan iradesinin dışında gerçekleşir ve rastlantısaldır; talihi ise insan kendisi yaratır.
-Eşit olduğumuzu kabullendikten sonra diğer insanlarla bağ kurabiliyor ve bunu tutarlı olarak disipline ediyorsak işte o zaman olumsuz düşünce, tavır ve davranışlara geri dönmeyiz.
Çoğunluğun baskısı, gerçeği saptırabilecek kadar güçlü. Çünkü insan denen varlık doğruyu bilse bile grup normlarına uyma egilimindedir.
Tek bir doğru ses, koca bir grubu yanlışa sapmaktan alıkoyabilir mi? Asch uyum deneyine göre, bazen tek bir farklı ses herşeyi değiştirebiliyor.
Rekabet nefret doğurur, ortak hedefler dayanışma yaratır. İnsanları iki gruba bölüp birbirine düşman edebileceğiniz gibi, onları aynı hedef için birleştirebilirsinizde. Muzaffer Şerif, Robbers Cave Deneyi