Okuyan savaşçı

Okuyan savaşçı
@karacafff
Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz. Yunus Emre
deccal
Tarih boyunca Müslüman dünyada beş kişinin deccal olarak nitelendirildigini görmekteyiz: Hz. Muhammed, İmamı Âzam, Selahaddin Eyyubi, Fatih Sultan Mehmet, Mustafa Kemal Atatürk. Hz. Peygamberi kilise babaları, İmamı Âzamı Emevi despotizminin yardakcilari, Selahaddin Eyyubi'yi Haçlı dinciliğinin vaizleri, Fatih'i Papalık, Mustafa Kemal'i ise akıl ve cumhuriyet düşmanı Müslüman yaftali dinciler deccal ilan etti. Yani beş deccalin üçü kilise tarafından, ikiside sözde Müslüman dinciler tarafından deccal ilan edildi.
Sayfa 350·Kitabı okudu
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
On Emir
Bakara suresi 83 ve devamı ayetlerle Maide 12 ve devamı ayetler, Allah-İsrailoğulları arası mukavelenin maddelerini ve mahiyetini açıklar. Bu misakın maddeleri On Emir idi ve şunlardı: 1. Allah'tan gayrısına ibadet ve kulluk etmemek 2. Ana-babaya saygı ve hizmet göstermek 3. Akrabaya iyi davranmak 4. Yetimlere iyi davranmak 5. Yoksullara iyilik etmek 6. İnsanlara iyi ve güzel söz söylemek 7. Namazı/duayı yerine getirmek 8. Zekat/vergi vermek 9. Kan dökmemek 10. İnsanları yurtlarından çıkarıp sürmemek Benisrail bu mukavele hükümlerine sürekli ters düşmüş ve bu hükümleri kendilerine hatırlatmak üzere gelen peygamberleri ya katletmiş yahut da yalanlamıştır. (Bakara 87; En'am 70)
Sayfa 290·Kitabı okudu
Din
Fâtiha Sûresi
Kur'an'ın anahtarı ve özeti olarak kabul edilen Fatiha suresinde Ehlikitap zümrenin kronolojik açıdan birincisi olan Yahudiler 'Allah'ın gazabına uğrayanlar' (mağdubun aleyhim) olarak tanıtılmış, ikinci zümre olan Hıristiyanlar ise 'karanlığa gömülüp sapmışlar' (dâllîn) olarak damgalanmıştır. Bu nitelemelerin Yahudiler ve Hristiyanlar hakkında olduğu Peygamberimizce ifade edilmiştir. (Tirmizî, Tefsiru'l Kur'an 1; İbn Hanbel, Müsned) Hz. Peygamber, Kur'an'ın emri olmadığı halde, Fatiha suresinin namazların her rekatında okunmasını bir sünneti olarak ashabına uygulattı. Çünkü o surede, bir müminin, istemesi ve sakınması gereken her şey verilmiştir: Allah'tan başkasına tapmamak, O'ndan başkasından yardım istememek ve gazaba uğramışlarla dalalete düşmüşlerin izledikleri yolu izlememek. Fatiha suresinin bu şekilde günlük hayata mal edilmesi de bir uyarı biçimidir. En etkili, en uzun süreli, en hayati uyarıdır. Resuli Ekrem, bu sünnetiyle, ümmetini, hatta bütün insanlığı 'çok hayati bir teyakkuz durumu'nu sürekli korumaya sevk etmiştir.
Sayfa 277·Kitabı okudu
Din
Mişnalara sarılıp tanrısal kitabı dışlamak
"Resul de şöyle der: Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular." (Furkan 30) Furkan 30 gösteriyor ki bizzat vahiy gönderen kudretin böyle bir kaygısı vardır. Hz. Peygamber bu kaygıya karşı ilk ve en etkili tedbir olarak kendi sözlerinin yazılmasını yasaklamıştır. Ve bu kaygısını değişik vesilelerle ifade etmiştir. Bir yerde şöyle diyor: "Gün olur, ilim, insanları terk eder de onların ilimden hiçbir nasibi kalmaz." Bunun üzerine sahabe şu yolda bir itirazda bulundu: "İlim bizi nasıl terk eder, ey Tanrı Elçisi! Biz Kur'an'ı okuyoruz, okumaya devam edeceğiz; eşlerimize, çocuklarımıza da okutacağız." Hz. Peygamber'in cevabı, hem geçmişe hem geleceğe yönelik tam bir mucize ihbardır: "Yahudi ve Hıristiyanların ellerinde Tevrat ve İncil yok muydu?!" (Tirmizî, ilim 5; İbn Mace, fiten 26; Darimi, mukaddime 26)
Sayfa 259·Kitabı okudu
Din
Din/sevgi
Sevgisiz din olmaz. Hayat, bırakın dini, dinsizliğin bile sevgiyi dışlamasına tahammül edemez. Vahyin dininden sevgiyi dışlayan, başka bir deyişle vahyin dinini sevgiden soyutlayan da Yahudi zihniyetidir. Ve bu zihniyetin yarattığı büyük yıkım esas etkisini, sevginin dışlanması yüzünden göstermiş olacak ki, peygamberlik mücadelesinin esasını Yahudileştirmeyi silmek olarak belirleyen Hz. İsa, tebliğ mesajının omurgasına sevgiyi yayma ve yerleştirme gayretini koydu. Tebliğin ibresini, itidal çizgisinden sevgi yönünde yukarı çıkardı. Bunun böyle yapılması bir varlık kanunu idi. Yahudi dinciliğinin yaydığı sevgisizliğin yıkıcı etkisi, sevgiyi öne alan İsevî tepkiyle silinebilirdi. Nihayet Son Tanrı Elçisi geldi ve yaratılış dininde, ibrelerin tümünü olması gereken yere oturttu: Sevgi ibresinide olması gereken yere oturttu, celal ve cemal ibrelerini de...
Sayfa 246·Kitabı okudu
Din