Elif Şafak - Gökyüzünde Nehirler Var
Puan vermedi·560 syf.··
2026 15. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve genel kültürüne hayran kaldım diyebilirim ancak adeta bir Netflix dayatması gibi ana karakterin sonradan lezbiyen olmasına bence gerek yoktu. Çok spesifik konular
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,650 okunma
Puan vermedi·181 syf.··
2026 11. kitabı
Olaylar, toplumsal kuralları ve ahlaki sınırları sürekli zorlayan iki genç karakterin etrafında şekilleniyor. Başlangıçta sıradan bir tutku hikâyesi gibi görünse de ilerledikçe çok daha sıra dışı ve rahatsız edici bir hâl alıyor. Yaşananlar sadece ilişkiler üzerinden ilerlemiyor; ölüm, saplantı, arzu ve yasak kavramları birbirine karışıyor. Bu yüzden anlatılanları tek bir kategoriye koymak oldukça zor. Bir noktadan sonra olayları değil, karakterlerin sınırları neden sürekli aşmak istediğini düşünmeye başlıyorsun. Burada arzunun bir mutluluk arayışı gibi değil, bir isyan biçimi olarak gösterilmesi ince bir detaydı. Karakterler sanki haz peşinde koşmaktan çok, dünyanın koyduğu bütün kurallara meydan okumaya çalışıyorlar. İnsan bazen istediği şeye ulaşmak için değil, ulaşılmaması gerektiği söylendiği için o şeye yönelir. Buradaki birçok davranış da bana bunu düşündürdü. Yasaklar ortadan kalksa belki aynı tutkuların büyük kısmı da anlamını kaybedecekti. Çünkü bazen insanı cezbeden şey nesnenin kendisi değil, ona ulaşmanın yasak olmasıdır. Bir diğer dikkat çekici nokta ise göz imgesinin sürekli farklı anlamlara bürünmesiydi. Göz normalde görmek, anlamak ve fark etmekle ilişkilendirilir. Ancak burada tam tersine, insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesinin sembolüne dönüşüyor. Sanki karakterler dünyaya bakmaktan çok kendi içlerindeki boşluğa bakıyorlar. Bu yüzden okurken bana göre asıl anlatılan şey çılgınlık ya da tutku değildi. İnsan ruhunda bazı boşluklar vardır ve kişi bazen onları neyle doldurursa doldursun eksiklik hissi kaybolmaz. Hikâye boyunca hissedilen huzursuzluğun kaynağı da tam olarak buydu.
Edebiyat
Gözün HikayesiGeorges Bataille · Chiviyazıları Yayınevi · 2017631 okunma
Katı tuvalet eğitiminde israrci olan, çocuğun boşaltım süreçlerine vb. aşırı ilgi gösteren anne güçlü bir anal karakteri olan, yani cansız ve ölü şeylere aşırı ilgi duyan bir kadındır ve çocuğu aynı yönde etkileyecektir. Aynı zamanda yaşama sevincinden yoksun; uyaran değil duyarsızlaştıran bir anne olacaktır. Kaygıları çoğu kez çocuğun hayattan korkmasına, cansız şeyleri çekici bulmasına katkı yapacaktır. Başka deyişle, anal libido üzerinde yarattığı etkilerle anal bir karakterin oluşumuna yol açan aslında tuvalet eğitimi değil, hayat korkusu ya da nefreti ile boşaltım sürecine ilgiyi yönlendiren ve pekçok başka biçimde çocuğun enerjisini sahip olma ve istifleme tutkusuna yönelten annenin karakteridir.
Önce Aşka Sonra Ayrılığa İnandırdı.
10/10
·60 syf.··
2026 55. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 23:59
Spoiler içeren bir inceleme olacak ki zaten kitap altmış sayfa dökeceğim içimi. Okuduğum ilk Jack London olduğu için ve bayadır da bir satır bile inceleme yazmadığım için yazmak istedim ama o nasıl bir son ya :' Kitabımız başta güzel iki karakterin birbirlerine âşık olması ve bu denli kusursuz iki insanın birbirini bulmasıyla bana sevdiğim bir özelliği verdi; birbirlerine layık insanların aşkı. Kitabımızın başında kendi evleri için halı almaya gitmiş karakterlerimizi, sonra nasıl ilk görüşte âşık olduklarının hikayesini okuyoruz. Erkek karakterimiz Joe, kardeşlerine babalık yapan, çalışıp eve para getirerek ailesine bakan bir karakter. Geçim kaynağı ise boksörlük ve çok iyi bir boksör. Kadın karakterimiz Genevieve ise tek başına ayakta kalan ve erkeklerle de ilgilenmeyen bir kraliçe resmen. Tabii ilk görüşte birbirlerine âşık olana kadar iki karakterimiz de karşı cinslerle ilgilenmiyorlardı. Yalnız tek sorun Genevieve'in Joe'dan boksu bırakmasını istemesi. Joe da bir daha dövüşmeyeceğine söz vererek son maçına Genevieve'i de -kadınların girmesinin yasak olduğu maça- kılık değiştirerek götürüyor. Kitabın geneli bu maçta geçiyor ve cidden öyle bir anlatım ki izledim resmenn. Kitabın sonu ise travmalarımdan biri oldu tabii ki çünkü üstü az kapalı bir anlatımla Joe, kötü bir şekilde nakavt oldu. Her şeye rağmen sevdiğinin saçında görüp çiçek sevdalısı olan Joe'yu okumuş olmak gülümsetiyor beni :) Tabii ki beğendim ama üzücü bir altmış sayfaydı, umarım bu girişle Jack London okumaya devam edebilirim <3
OyunJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,645 okunma
Puan vermedi·189 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 09:14
Kitabın kapağı nedeniyle beklentimi çok yükseltmeden başlamıştım ama beni oldukça şaşırttı. Başta merak uyandırdı, özellikle anlatıcımız kadın karakterin telefonuna (kendi numarasından) gelen mesaj ve aramalarla. Sonrasındaysa gerilim gittikçe tırmandı. Kitabı Storytel’den dinledim. Bazen kapatmakta zorlandım, o kadar içine çekti beni. Sesli kitap olması, Özlem Zeynep Dinsel’in başarılı anlatımı ve kulaklıkla dinlemenin etkisi atmosferi iyice güçlendirdi diye düşünüyorum. Her şeyi bitirmeyi düşündüğünüz biriyle ilk kez uzun bir yolculuğa çıktığınızı düşünün, hem de ailesiyle tanışmaya. Bence sadece bu bile gerilimli bir hikâye. Yoldaki türlü gariplikler, karlı hava, anlatıcımızın erkek arkadaşının tuhaflıkları, yolun sonunda varılan yerin giderek rahatsız edici bir yer hâline gelmesiyle gerilim sürekli artıyor. Dönüş yolunda ise gittikçe tempo artıyor, kitabın bazı yerlerinde öyle gerildim ki çığlık atacaktım neredeyse. Kitap boş bir gerilim üzerine de kurulu değil. Anlatıcının zihninde dolaşıp türlü felsefi sorgulamalara da yer veriyor; yalnızlık, kimlik, pişmanlık ve insanın kendi hayatına yabancılaşması gibi konular üzerine de düşündürüyor. Anlatıcının zihnindeki huzursuzluk da gerilim kaynağı oluyor. Kitap yazarın ilk romanı ve filme de uyarlanmış. Biter bitmez filme başladım ancak yarısında uyuyakaldığım için bitiremedim. Bu yüzden filmin, kitaptaki o tekinsiz ve merak uyandıran atmosferi ne kadar yakalayabildiğini henüz bilmiyorum.
Her Şeyi Bitirmeyi DüşünüyorumIain Reid · Hep Kitap · 20161,448 okunma
10/10
·608 syf.··
2026 27. kitabı
Av serisinide bitirmiş bulunmaktayım kitap yorumuna gelecek olursak Lider yani serinin final kitabı yazım dili olsun olayların akıcılığı ve karakter gelişimi olsun diğer kitaplara göre daha iyiydi.Kaos dolu sahneler vardı.Sırların ortaya çıktığı sahneleri heyecan dorukta okudum ve şok oldum.Bu arada kitapta Lgbt karakter vardı çok ön planda olmasada yinede rahatsız oluyorsanız okurken zorlanabilirsiniz.Laura ve Travis sahnelerini gülme krizine girerek okudum ve gelelim yazarda en sevdiğiö şeye herkesin bakış açısından kitabı okumak.Asla karakterlerini geride bırakmıyor sadece ana karakterlere odaklanmıyor her karakterin bakış açısından olayları anlatarak her karakterin hikayesine giriyor.En çok hoşuma giden şeylerden birisi yazarın kalemindeki gelişim oldu zamansız serisinide okuyacağım.Kitapta o kadar çok Rosanna ve Blake Nightingale konusu geçtiki hemen Zamansız kitabını alıp okumak istiyorum.Keşke kitapta harita detayıda olsaymış daha güzel olurmuş.Kitapta geçen Harry Potter göndermeleri ise aşırı hoşuma gitti güzel düşünülmüştü.Kitaptaki neredeyse her karakteri sevdim serinin eğlence kaynağı Marcus ve Brandon'ın yeri bende çok ayrı.Kitapta sevmediğim diğer nokta ise açk üçgeni oldu sanırım yazar aşk üçgeni olmadan kaos olmaz diye düşünüyor.Tüm sırlar açığa çıktı güzel bir final kitabıydı seride en sevdiğim kitap oldu.
LiderM. Rise · Ephesus Yayınları · 2024332 okunma