Balzak’ın uzun süslü cümleleriyle biraz yorulacağınız, başkahramanımızın olgunlaşma dönemine dek başından geçen sıkıcı gelecek anıları sebebiyle biraz sabır göstermeniz gereken kitapken; son bölümlere doğru sabrınızın mükâfatını fazlasıyla alacağınız bir şahesere dönüşecek. Bu mükâfatların neler olacağını sizlere incelememde tahmin etmenizi sağlamaya çalışacağım ancak mutlaka eksik yerleri kalacağından affınıza sığınarak (en çok da Balzak’ın) başlıyorum.
Bu satırdan sonrası spoiler içerir!!!
Başkahramanımız Felix aile sevgisinden yoksun kalarak çocukluk hayatını yatılı okullarda geçirmiş 20’li yaşlarında bir gençtir. Gittiği baloda soylu bir kadına aşık olur. Aşık olduğu Madam Mortsauf ise evlidir. Madam’ın kocası Mösyö Mortsauf, sürgün yıllarında esir düşmüş psikolojisi bozulmuştur. İki çocukları vardır onlar da çok hastadır. Madam Mortsauf sürekli olarak psikolojisi bozuk olan kocasının sinir krizlerine maruz kalır.
Bir rastlantı sonucu Felix, Madam Mortsauf ile tanışır. Aile tarafından da sevilir. Madam Mortsauf ile başbaşa kaldıkları bir anda sırlarını birbiriyle paylaşırlar. Madam Mortsauf da aile sevgisinden mahrum kalmış çocukluğu teyzesi yanında geçmiştir. Felix Mösyö Mortsauf ile de iyi anlaşır tavla arkadaşı olur ve onların şatolarından hiç ayrılmak istemez. Şatoda olduğu zamanlarda da Madam Mortsauf’u kocasından korumak için Mösyö Mortsauf ile tavla oynar siyaset konuşur. Madam Mortsauf için evin içinde bir paratoner görevi görür. Buna rağmen Mösyö Mortsauf, Madam Mortsauf’u incitmeyi başarır. Felix sevdiği kadının bu durumuna dayanamaz tüm duygularını Madam Mortsauf’a itiraf eder. Ancak istediği karşılığı alamaz. Madam Mortsauf eşine ve çocuklarına sadıktır. Erdemli bir şekilde ölmek ister. Bu sebeple bir sevgiliden alacağı karşılığı alamayacağını ancak