Bir makalenin dipnotu sayesinde tanıştığım bir kitap oldu; Makedonya 1900. Bunun yanı sıra, bölge çocuğu olmam ve büyük ihtimale okuldaki bilmem hangi edebiyat dersinde yazarın ismiyle oluşan hatırlanmış duygusu da okuma önceliğini vermem neden oldu. Kitap, ismini de yaşadığı dönemin Makedonya’sında yaşanan siyasi, tarih, kültür, askeri, sosyal, ekonomik konuların gündelik hayata yansımasını konu edinmektedir.
Özellikle Osmanlı’nın zor günlerini geçirdiği “gerileme dönemini” içine alan süreçte, genel konjonktürde yaşanan siyasi gelişmelerin bölge insanlarına yansıması ve bunun neticesinde değişen komşuluk ilişkilerine vurgu yapılmaktadır. Dünün komşularının, bazı istisnalar dışında yarının düşmanları olabilme ihtimalini açıkça yaşayan yazar, bu konuda var olan tecrübelerini de çizmiş olduğu karakterler üzerinden okura nakşetmektedir.
Satır aralarında Osmanlı’nın bölgeye yönelik yanlış politikalarından kaynaklı oluşan sorunlara da yer verilirken, bunların orada kendini unutulmuş hisseden Türk toplumuna ne denli negatif bir etki yaratmış olduğunun altı çizilmektedir. Müslümanların gelenekçi toplum anlayışı ısrarı ve bunun çözülmemesi adına her tür modernleşme açılımına karşı var olan ön yargı kitapta verilen uçak örneğiyle açık bir şekilde dile getirilmektedir.
Bölgeye ilgisi olan herkese kitabı okumaları konusunda tavsiyelerimi iletirken, kitabın sonlarına doğru yazar tarafından belirlenen barışçıl tutum söylem profilinin bölgede o dönemde yaşananları tasvir etmekte yetersiz olduğu fikrimi de ifade etmek istiyorum.