Hayatımda en sevdiğim filmler hakkında YouTube'da hazırladığım film önerileri içeriğimi izlemek için bu linke tıklayabilirsiniz: ytbe.one/MPU3_1N9gmo
İster Tarkovski, Kubrick, Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan diyen bir Entel Feridun olun, isterseniz de canınız sıkıldığında arkadaşınızla sürekli durdurup üstüne tartışabileceğiniz sahnelerle dolu filmler keşfetmek isteyen birisi olun. Bu kitapta sinemanın doğuşundan şimdisine kadar neredeyse her şey var!
Bu incelemeye özel olarak şöyle bir şey yapacağız, 1000kitap'ta genelde kitaplar hakkında konuşuyoruz elbette ama maalesef filmler ve sinema pek ön planda olamıyor. O yüzden bu incelemeye yorum yazan arkadaşlar bana en sevdiği filmlerden 1-2 adet film önerirse ben de yorum yazan arkadaşlara 1 adet en sevdiğim filmlerden önereceğim. Böylelikle sinema konuşmaya çok zaman ayıramadığımız bu sitede en azından bir inceleme içerisinde pek çok farklı kişisel zevkten güzel filmin toplanmasını sağlayabiliriz.
Şimdi gelelim bir ortamda sinema konusu açıldığında şekil gözükmenizi sağlayacak bazı püf noktalarına... Öncelikle 1895 yılındaki Fransız Lumiere biraderlerin 46 saniyelik kısa filmi olan "Lumiere Fabrikasından Çıkan İşçiler" filminin tarih boyunca çekilen ilk sinema filmi olduğunu bilirseniz belki de bir gün Kim Milyoner Olmak İster'e katılıp bu şekilde bir soru çıktığında Kenan İmirzalıoğlu'nun ezici bakışlarına maruz kalmaktansa hiç joker harcamayıp doğru cevabı verebilirsiniz, benden söylemesi.
Aslında incelemenin gelişme kısmına geçmeden itiraf etmem gereken bir nokta var ki, o da şu... Genellikle kitapları anlama ve içlerindeki alt metinleri çözümleme konusunda nispeten iyi sayılsam da konu filmlere geldiğinde filmlerin içindeki alt metinleri anlama kısmında tam bir algılama özürlüsü oluyorum. Size bu
Hayatımda en sevdiğim filmler hakkında YouTube'da hazırladığım film önerileri içeriğimi izlemek için bu linke tıklayabilirsiniz: ytbe.one/MPU3_1N9gmo
İster Tarkovski, Kubrick, Zeki Demirkubuz, Nuri Bilge Ceylan diyen bir Entel Feridun olun, isterseniz de canınız sıkıldığında arkadaşınızla sürekli durdurup üstüne tartışabileceğiniz sahnelerle dolu filmler keşfetmek isteyen birisi olun. Bu kitapta sinemanın doğuşundan şimdisine kadar neredeyse her şey var!
Bu incelemeye özel olarak şöyle bir şey yapacağız, 1000kitap'ta genelde kitaplar hakkında konuşuyoruz elbette ama maalesef filmler ve sinema pek ön planda olamıyor. O yüzden bu incelemeye yorum yazan arkadaşlar bana en sevdiği filmlerden 1-2 adet film önerirse ben de yorum yazan arkadaşlara 1 adet en sevdiğim filmlerden önereceğim. Böylelikle sinema konuşmaya çok zaman ayıramadığımız bu sitede en azından bir inceleme içerisinde pek çok farklı kişisel zevkten güzel filmin toplanmasını sağlayabiliriz.
Şimdi gelelim bir ortamda sinema konusu açıldığında şekil gözükmenizi sağlayacak bazı püf noktalarına... Öncelikle 1895 yılındaki Fransız Lumiere biraderlerin 46 saniyelik kısa filmi olan "Lumiere Fabrikasından Çıkan İşçiler" filminin tarih boyunca çekilen ilk sinema filmi olduğunu bilirseniz belki de bir gün Kim Milyoner Olmak İster'e katılıp bu şekilde bir soru çıktığında Kenan İmirzalıoğlu'nun ezici bakışlarına maruz kalmaktansa hiç joker harcamayıp doğru cevabı verebilirsiniz, benden söylemesi.
Aslında incelemenin gelişme kısmına geçmeden itiraf etmem gereken bir nokta var ki, o da şu... Genellikle kitapları anlama ve içlerindeki alt metinleri çözümleme konusunda nispeten iyi sayılsam da konu filmlere geldiğinde filmlerin içindeki alt metinleri anlama kısmında tam bir algılama özürlüsü oluyorum. Size bu
YouTube kitap kanalımda Son Ada kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim:
ytbe.one/dR12B0gIkhg
Livaneli'ye hak ettiği değerden fazla değer verip onu putlaştırıyor musunuz?
Livaneli'nin kitaplarından bazılarını hiç sevmemenize rağmen sırf başka okurlardan tepki almamak için diyeceklerinizi içinize mi atıyorsunuz?
O zaman gel vatandaş gel, burada korku ya da kimin bana ne diyeceğinin umursanması yok, sadece Livaneli kitabı incelemesi var. Senin de Livaneli hakkında olumsuz düşüncelerin varsa bütün düşüncelerini yorumlara yaz. Kimseden çekinme. Kimsenin senin nasıl düşüneceğini ve nasıl konuşacağını yönlendirmesine izin verme. Survivor'da sanki dokunulmazlık oyunu kazanmış gibi Türk Edebiyatı'nın dokunulmaz dehası olarak nitelenen, dokunduğun zaman da ateşli Livaneli fanlarının mesnetsiz bir şekilde "akıcı ve sürükleyici" olduğunu söylemelerinden başka bir şeyiyle savunulamayan şu bizim Livaneli'den bahsediyorum.
Öncelikle bilenler bilir, bu sitede incelemelerimle konuşurum, boş gevezeliklerle zaman kaybetmem. Eğer yazdığım eleştirilere tartışmacı bir üslupla değil, eleştirilerini mesnetlendirerek mantıklı ve edebi antitezler yazabiliyorsan kapımız her zaman açık. Mesela hala kendisinin Huzursuzluk kitabı hakkında yaptığım incelememdeki eleştirilere 1 (yazıyla bir) adet bile antitez gelemedi: #52088163 Demek ki ortada hastalıklı bir putlaştırma, yazar fetişleştirme ve birilerinin dokunulmaz olarak görülüyor olma sorunu var ve bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Sadece 5-10 dakikanızı ayırmanız yeterli. Bakın ben nasıl dokunuyorum ve duymaktan hoşlanmayacağınız şeyler söylüyorum şimdi...
Yazarın da kabul ettiği üzere distopya türüne ait Son Ada hakkındaki eleştirilerimi duymadan önce bir kullanıcı adıma bak istersen... Bu siteye
YouTube kitap kanalımda Beyza Alkoç'u ve 3391 Kilometre kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/2Ia6xxuNANg
Bu kitap yorumuna yazar Beyza Alkoç'un Karantina serisine yazdığım kitap incelemesi için kendi Instagram hikayesinde paylaştığı düşüncelerini göstererek başlamak istiyorum: i.ibb.co/R36vN3b/IMG-245...
Karantina #79563128 incelemesinde bahsettiğim gibi kitabın neredeyse her sayfasında ağza alınmayacak küfürlerin olması, erkeğin kadın üzerinde sürekli bir sahiplik ve himaye iddia etmesi ile Alkoç'un çoğunluğu çocuklardan oluşan takipçi kitlesinin edebiyat zannedilen bir iğneyle uyutulmasını yazdıktan sonra kendisinin bana cevabı, edebi açıdan söylediklerime bir antitez bulabilmek yerine doğrudan "şizofrenik" olduğumu söylemek oldu. İncelememde yazdığım şeylere hiçbir cevabı olamadığı için ilkokullu çocukların birbiriyle olan kavgası gibi argümanlarımla alakası olmayan bir yorum yapmayı tercih etti.
3391 Kilometre kitabı incelemesine özel olarak farklı bir şey yaptık, Google'dan 1000kitap'a yolu düşüp bu kitap yorumunu okuma ihtimali bulunan okurlar için her yorum yazan arkadaşa bu sefer, ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi gereken 1 adet kitap önerdim. Böylece hangi kitapları okumamamız gerektiğini anlayarak bu tür kitaplarla vakit kaybetmeyeceğiz. Hatta belki de genç arkadaşlar bir ihtimal yorumları okur da bunun gibi kitaplarla vakit kaybetmek yerine çok daha iyi ve nitelikli kitaplarla karşılaşırlar diye siz de değerli vaktimizi kaybetmemek açısından okumadan geçebileceğimiz kitap "önermeyiş"lerinde bulunabilirsiniz.
Mesela, vakit kaybetmemeniz için okumamanız gereken bazı kitaplar:
1- Beyza Alkoç, Karantina
2- Büşra Yılmaz, 4N1K
3- Murat Övüç, Yanık Görümce
Öncelikle kitabın
YouTube kitap kanalımda Beyza Alkoç'u ve 3391 Kilometre kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/2Ia6xxuNANg
Bu kitap yorumuna yazar Beyza Alkoç'un Karantina serisine yazdığım kitap incelemesi için kendi Instagram hikayesinde paylaştığı düşüncelerini göstererek başlamak istiyorum: i.ibb.co/R36vN3b/IMG-245...
Karantina #79563128 incelemesinde bahsettiğim gibi kitabın neredeyse her sayfasında ağza alınmayacak küfürlerin olması, erkeğin kadın üzerinde sürekli bir sahiplik ve himaye iddia etmesi ile Alkoç'un çoğunluğu çocuklardan oluşan takipçi kitlesinin edebiyat zannedilen bir iğneyle uyutulmasını yazdıktan sonra kendisinin bana cevabı, edebi açıdan söylediklerime bir antitez bulabilmek yerine doğrudan "şizofrenik" olduğumu söylemek oldu. İncelememde yazdığım şeylere hiçbir cevabı olamadığı için ilkokullu çocukların birbiriyle olan kavgası gibi argümanlarımla alakası olmayan bir yorum yapmayı tercih etti.
3391 Kilometre kitabı incelemesine özel olarak farklı bir şey yaptık, Google'dan 1000kitap'a yolu düşüp bu kitap yorumunu okuma ihtimali bulunan okurlar için her yorum yazan arkadaşa bu sefer, ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi gereken 1 adet kitap önerdim. Böylece hangi kitapları okumamamız gerektiğini anlayarak bu tür kitaplarla vakit kaybetmeyeceğiz. Hatta belki de genç arkadaşlar bir ihtimal yorumları okur da bunun gibi kitaplarla vakit kaybetmek yerine çok daha iyi ve nitelikli kitaplarla karşılaşırlar diye siz de değerli vaktimizi kaybetmemek açısından okumadan geçebileceğimiz kitap "önermeyiş"lerinde bulunabilirsiniz.
Mesela, vakit kaybetmemeniz için okumamanız gereken bazı kitaplar:
1- Beyza Alkoç, Karantina
2- Büşra Yılmaz, 4N1K
3- Murat Övüç, Yanık Görümce
Öncelikle kitabın