Yasin R. Karaz

Yasin R. Karaz
@karazyasin
Hukuk talebesi,mecbur insan,çırak aşık Allahın bir garip kulu
Öğrenci
Pamukkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Denizli
Ankara
1 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Oğuzlardan bahsediyor
Aynı şekilde, bir Türkün yurdundan, tanımadığı bir kimse geçip ona «Ben senin misafirinim. Develerinden, hayvanlarından ve parandan (dirhemlerinden) şu miktara ihtiyacım var.» derse, Türk istediklerini ona verir. Eğer tâcir bu yolculugu esnasında ölür ve kafile geri dönerse, Türk, kafiledekilere, «Benim misafirim nerede?» diye sorar. «Öldü» derlerse kafilenin yüklerini indirtir. İçlerinden en akıllı tanıdığı tâcire vararak yüklerini onun gözü önünde çözer. Bir zerre fazlasız, ölen tâcire verdiği kadar, bu tâcirin paralarından alir. Aynı şekilde,bu tâcirin develerinden ve hayvanlarından, verdiği miktar da alır. Bu tâcire, «O, senin amcanın oglu (yakinin). Onun borcunu senin ödemen en münasibidir.» der. Kendisinden emânet alan adam firar ederse de ayni hareketi yapar. Emâneti geri aldigi tâcire «O da senin gibi müslümandı. Sen bu miktarı ondan al.» der. Eğer Türk, müslüman misafirine kervan yolu üzerinde dönerken rastlayamazsa onun nereye gittigini sorar, «O, nerede?» der. Gittiği yer hakkında bilgi edinirse, onu buluncaya, ona verdiklerini ve hediye ettiklerini geri alıncaya kadar arar.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam
İçlerinden biri, «Bana Kur'ân oku.» dedi. Okuyunca hoşuna gitti. Tercümana dönerek, «Ona, susmamasını söyle.» dedi. Bir gün bu adam tercüman vasıtasıyla bana, «Bu Arab'a sor. Rabbimizin karısı var mi?» dedi. Ben ise onun bu sözünü büyük bir günah telâkki ederek tövbe ve istiğfarda bulundum. O da benim gibi tövbe etti ve estağfurullah dedi. Türk'ün âdeti böyledir. Bir müslümanın tesbih ve tehlil getirdiğini duyarsa onun söylediğini tekrarlar.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Bir gün çok şiddetli bir soğuğa yakalandık. Bu arada Tegin benimle beraber gidiyor, yanında bulunan bir Türk onunla Türkçe konuşuyordu. Bir ara Tegin güldü ve bana “Bu Türk diyorki Rabbimiz bizden ne istiyor? Bizi soğuktan öldürecek. Ah ne istediğini bilsek de yerine getirsek “dedi. Ben, Tegin'e, «Ona, Allah sizden «Lâ ilâhe illâ Allah» demenizi istiyor, de.» dedim. Türk buna güldü, «Bilsek söylerdik.» dedi.
Sayfa 30 - İbni fadlan,Tegin ve Türk·Kitabı okudu
Peygamber ailesinin güveyisi olmak ona daha fazla şan,seref ve bahtiyarlik verecek idi. Kendisinin ağır basması üzerine nihayet halife istemeye istemeye buna razı oldu. Tuğrul Beg bu sirada 70 yasinda bulu-nuyordu. Bagdat'ta muhtesem bir dügün yapildi. Halife kizinin ayrilmasindan keder içinde iken Selçuklu hükümdarinin sarayinin avlusunda türkçe sarkilar söyleniyor ve Tugrul Beg, yetmis yasinda olmasina ragmen, Türk gelenegince, begleri ile birlikte milli oyun oynuyordu. Müverrihlerin tasvirine göre, onun beyleri ile birlikte oynadigi oyun halay veya ona benzeyen bir oyun olacaktir. Gazneli Mes'ud'un 25-30 yil önce bir çöl kasabasini çok gördügü bu Oğuz beyi simdi İslâm dünyasinin en büyük hükümdari ve hâlîfenin güveyisi olmustu.
Sayfa 91 - Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı 1992·Kitabı okuyor
Tarih
Selçukluların Diğer Oğuzlardan Farklı Şöhretleri
Selçukluların Horasan‘a gelmeleri büyük bir heyecan ve kaygı yarattı. Bir Gazneli devlet adamı haberi duyunca “Horasan elden gitti” diye bağırmış,vezir Ahmet bin Abdülsamet ise “Irak Türkmenlerini kastederek bugüne kadar işimiz çobanlar idi şimdi ülke zapteden emirler(Selçuklular) geldi” demiştir.
Sayfa 78 - Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı 1992·Kitabı okuyor
Reklam