"Yüzümün yansısı bu.
Yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum.
Gördüğüm bu yüzden, hiçbir şey anlamıyorum.
Başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor.
Benimki öyle değil.
Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem.
Çirkin galiba.
Çünkü böyle olduğunu söylediler.
Bana dokunan bu değil.
Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşırıyorum aslında.
Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu."
Hayatım boyunca beni en çok etkileyen kitaptı. Sonunda hıçkıra hıçkıra ağlamıştım. O zaman daha 13 yaşlarındaydım. Herkesin okumasını şiddetle tavsiye ederim..
Kitap çok akıcı ve konusu gerçekten çok etkileyici. Hele bunların gerçekte yaşanmış olması insanın kanını donduruyor. Okurken çok etkilendim ve psikolojim etkilendi yaşananlar karşında. Fakat küçük bir eleştiri yapmak gerekirse kitapta Suada'nın dilinden anlatılmış olması güzel ama onca yaşadığı şeye rağmen dili biraz zayıf geldi. Yani kitap Suada'nın dilinden anlatılıyor ama sanki yaşadığı şeyler sıradanmış gibi anlatıyor. Biraz daha duygu yüklü olabilirdi. Mesela Tarık'la buluşma sahnesi, yaşadığı tecavüzler, yaşadığı onca acı vs. Daha duygu yüklü anlatılabilirdi. Hiç ağlamadım mesela. Zaten kitap sayfa sayısı az sanırım ondan. Kısa kısa cümleler vardı. Ama yine de tavsiye ediyorum mutlaka okuyun.