Yaralı Şövalye
6/10
·416 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:22
Herkese Merhaba, İlk önce seriye devam etmek isteyenler için yorumunun son paragrafımına bakmalarını rica ederim, 3. Ve 4. Kitap için bir kaç bilgi bırakacağım, benim gibi takılanlar varsa boşuna paralarını harcamasınlar... Beğenmedim, büyük bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu. Aslında şöyke kız karakteri sevdim ve son dakika yazmış yazar herşeyi gizemli olayı bağlama olayı sevdim ondan 6 puan verdim... yoksa gidişattır erkek karakterdir fılan direk 3 puanlık bir kitaptır hatta daha da düşük olabilirdi. SPOİLER OLUCAKTIR... İlk kitapta katili öğrenememiştik ve bizi merakta bırakan bır sonla bitmişti.. bu kitabın karakterleri olan Isaiah ve Genevieve kaçırılma olayında sonra bir anda evlenmeye karar vermişlerdi filan… kitapta tam o sahneden başlıyor… Baya merak ettiğim bir kitaptı, işte katilde bulunmadı fılan bu ikisi neden evlendiler filan diye.. ama ne oldu kitabın kitabın son 100 sayfasına kadar hiç bir şey öğrenemedik… Şöyle ilk 250 sayfa ikisi aynı eve çıktılar fılan normal hayat rutinlerini- birbirlerine alışma süreçlerini fılan okuduk, ne bunları kaçıranla ilgili bir şeyler ne aralarında bir etkıleşim sacma sapan iç konuşmalarını okuduk.. aşırı sıkıldım yani okurken, bu yazarında gerekszi detay verme olayıda oldu… Şimdi gelelim benim sinir olduğum yere; kız karakter daha daha daha iyisi hakedıyor , bu sümsük İsaiah ne işi vardı yaaa, adam resmen mal katıksız mal ve midesizin önde gideydi… neden mi? Şöyle bu şimdi 3 yıl hapiste yatmış neden olduğunu bilmıyorduk,, öğrendik içerde daha cok kalsaydı daha iyi… şimdi kısaca olayı anlatayım; Bunun bir abisi Kiane (bu adamın başka seride kitabu varmış) işte bu tek gecelik bir ilişki yaşar bir kızla, sonra ayrılırlar… kız 6 ay sonra geri gelir ve hamile kalmış fılan, kaine tabiki kabul etmış hemen ama kızla
Romantizm
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 20265 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:41
Bu İsmail Hoca’dan okuduğum 5. kitap oluyor. Daha önce de Kharon’un Kayığı, Homo Narrans, Gılgamış ve Şölen Var'ı çok severek okumuştum. Her okuduğumda hissettiğim şey hep aynı oluyor, mükemmelliği kelimelerle ifade etmek hiç kolay değil ️ Bu kitaplar kesinlikle hızlıca okunup tüketilecek türde değil; aksine çok yavaş yavaş, sakin bir kafayla ve sindire sindire okunması gerekiyor. Çünkü kitap sizi bir şekilde sürekli araştırmaya itiyor. Sayfalar arasında ilerlerken resmen kenarda devasa bir döküman oluşturdum ve o maddelerin tek tek üzerine gitmeye çalışıyorum. Kitap, insanlığın ilk sanatsal ifadeleri olan Paleolitik dönem mağara resimlerinden başlayıp Antikçağ'ın sonuna kadar uzanan büyüleyici bir izi sürüyor. Zaten sanatla mitolojinin, insan ruhunun derinliklerinde nasıl birer ikiz kardeş olduğunu; birbirlerinden ayrılmaz, birbirini var eden iki kadim anlatı olduğunu sayfalar ilerledikçe çok daha net görüyorsunuz. İsmail Hoca eserde sanatı sadece estetik bir nesne olarak değil; ilk insanların doğayı anlama, korkularıyla baş etme ve evreni anlamlandırma çabasının mitolojik bir dili olarak ele alıyor. Kitap, kronolojik bir sanat tarihi okur gibi değil, daha çok antropolojik ve psikolojik kodlarla örülü, her sembolün arkasındaki kolektif bilinçaltını deşifre eden bir yapıya sahip. Özellikle tarihin en eski dönemlerinden beri kadının, bereketi ve hayatı var eden o anasoyluluk kültürünün izini süren bu derin anlatıyı bir eğitimci ve edebiyatsever olarak çok kıymetli buluyorum. Mağara duvarlarındaki o mistik çizimlerden tanrıça kültlerine kadar uzanan bu yolculuk, zihnimde biriktirdiğim o büyük kültürel yapbozun parçalarını kusursuz bir şekilde birleştirdi. Sonuç olarak bu muazzam eser; sanat tarihinin, mitolojinin ve insanlık psikolojisinin derinliklerine inmek,
Sanatın Mitolojisiİsmail Gezgin · Pinhan Yayıncılık · 2024213 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·208 syf.··
2026 192. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:25
Süt ve Bal hakkında yapılan olumsuz eleştirilerin büyük kısmının kadınlardan geldiğini görünce şaşırdım. Çünkü kitapta anlatılanlar bana oldukça tanıdık geldi; kadın olmanın, sevilmenin, terk edilmenin, bedenle barışmanın, cinselliğin ve iyileşmeye çalışmanın yaraları vardı sayfalarda. Belki de bu yüzden kitapla kolayca bağ kurdum. Rupi'yi okurken bir şairden çok, acılarını ve kırılganlığını dürüstçe paylaşan bir kadının sesini duydum. Kitabın son sözünde, "Buraya kadar geldiğin, en kırılgan parçama böyle şefkat gösterdiğin için teşekkür ederim." diyor yazar. Kitabın sonunda Rupi'yi bir kız kardeş sevgi ve şefkati ile kucakladığımı hissediyorum. Sevgiyle okuyun
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
~Bu bir denemedir~
6/10
·656 syf.··
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:05
Tam 14 gün sürdü. 14. Günün sabahı son otuz sayfayı da okudum, kitabı kenara koydum. Oh be! dedim, nihayet bitti. Steinbeck dedim, sana laflar hazırladım. Sevdiğim bir okuma grubu bu ay bu kitabı okuyor. Çok övüldü, bari ben de okuyayım dedim. Havalı da bir adı var hani, şöyle Saramago romanları ile yarışır cinsten. Aldım elime kitabı, 20 sayfa falan okudum, bi durdum, az buz değil 650 sayfa, yahu dedim sen bu yolu yürüyebilecek misin? Zaten sosyal medyada gezmekten sabır mabır kalmamış, dikkat yeteneği desen hak getire. Bak sıkılırsan bırakması da zor gelir, vicdan falan, yol yakınken geri dön. Kenara bıraktım kitabı. Ertesi gün, beni hangi güç iteledi hiç bilmiyorum, başladım yeniden okumaya, başlayış o başlayış. Böyle anlatınca elimden bırakmadan bir solukta okudum sanacaksınız muhtemelen, hoş 14 gün detayını çoktan verdim yukarıda da neyse, ama öyle olmadı. Yani başka türlü bir şey oldu, anlatayım. Bu kitabı okurken edebiyata dair bazı sorgulamalara giriştim. Son zamanlarda bir soru çalınıyor kulağıma; “eski kurgu eserleri hala okumak zorunda mıyız?” Bağışlayın, biraz tuhaf bir aktarım oldu ama kast edilen şu; okullarda bize ısrarla tavsiye edilen, çoğu 19. Yüzyıla ait klasiklerin hala aynı öneme sahip olup olmadıklarına dair bir sorgulama. Bu senenin başında Balzac’ın Albay Machbet’ini okurken bir anda şu soruyu sorarken bulmuştum kendimi; “Edebiyatta bugünün insanlığına açılan onlarca pencere varken ben iki yüz sene önce Paris’de bir hukuk bürosunda neler olduğunu bilmeli miyim? Bir kaç ay öncesine daha sarıyorum filmi ve Casterbridge Başkanı’nı okuduğum güne gidiyorum. Hatırladığım tek şey her sabah bir dizinin başına oturur gibi heyecanla kitabın başına oturup karısını ve çocuğunu bir panayırda satmış olan Michael Henchard’ın maceralarını okuduğumdu ve
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 11. kitabı
Çıktığından beri listemdeydi. Hatta çevrilmeden önce seriyi toplamak istedim fakat gözümü korkuttu uzun bir seri ve orjinal basımın tuzlu olması. Dün başlayıp aynı gün içerisinde bitirdim ilk cildi. Bana Gece Evi Serisini hatırlattı ki o seriyi de severek okuyorum hatta bitmek üzere. Zodyak Akademisi ise ikiz kardeş olan Tory ve Darcy’ nin okula giriş kısmı ve o dünyaya ayak uydurmaya çalışmasını anlatıyor. Ben okula götürülmeden önce iki kardeşin hayatını da anlattıkları kısımları severek okudum. Okul 4 ana bölümden oluşuyor. Ateş, hava, su, toprak. Elementler ve burçlar üzerine , karakterlerin fantastik özellikleri olmasına kadar çoğu şey mevcut. Severek takip edeceğim seriyi. İkinci cildi sipariş ettim bile ve şu anda ilk üç kitap çevrildi. Devamını da sabırla bekliyor olacağım.
UyanışSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2025356 okunma
5/10
·72 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Jane Austen bu sefer beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Daha önce Gurur ve Önyargı, Akıl ve Tutku romanlarını bayılarak okumuştum. Hikayenin fikrini balo üzerine kurulu olmasına rağmen sevdim. Fakat o kadar fazla karakter var ki kısacık kitaba karakter şeması çıkardım. Her yerden kardeş ve soylu insan çıkıyor kafam karıştı bazı yerlerde. Maşallah nüfus müdürlüğü gibi kitap yazmış kadın. Sondaki açıklama bölümü beni memnun etti. Keşke kitap tamamlansaydı, en heyecanlı yerinde bitti. Ne biri evlendi, ne başka bir şey. Emma’nın dik duruşunu, Mr. Howard’la olan diyaloglarını, cahil ablalarının saçma sapan fikirlerini ve Lord’un gurur zedelenmesini daha fazla görmeyi çok isterdim. Benim açımdan ortalama bir kitaptı. Okunabilir ama beklentinizi yüksek tutmayın derim.
Edebiyat
Watson AilesiJane Austen · Can Yayınları · 2024578 okunma