İşkence , idam ya da kanlı baskınlar yok bugün . Ama yine de az mı acılar çekiliyor?
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Kardeş diye, mazlum diye, din diye, Çadır olduk milyonlarca sinsiye, Avrupa'nın çöplüğü mü Türkiye? Açın kapıları, gösterin yolu, Bak, kötü olacak bu işin sonu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan yalnızken içini bir keder kaplar.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Günaydın bana geri gelen şiir Bana geri gelen anıt Bana geri gelen kalbim Bana geri gelen kalbimin ayışığı Gözleriyle iyileştiren yaralarımı Kalbim güneşim efendim Günaydın yüreğimin kuşluğu Sürekli kuşluğu Günaydın alacakaranlık Ama nasıl alacakaranlık Bizi yataklardan koparan Dağlara yaklaştıran Dağlara doğru fırlatan Grevlerden grevlere koşturan Yanardağ Alacasıyla anne karanlığıyla baba Loşluğuyla kardeş aydınlığıyla abla Kırmızı kırmızı bir karasevda Siyah siyah bir kuş lamba Hız kazanmış kristal camlarla Gelen ve giden İçimizde ve dışımızda Son durak İstanbul İlk durak Ankara Sen hoş geldin kalbim kalbimin kenti Bir sürü meryem gözü ellerin efendim ellerin Senin için bütün şenliği bu kentin Askerler ki yürüyorlar senin için senin için
Sayfa 326·Kitabı okuyor
Şiir
Bir düşman da bir arkadaş gibi ebediyen yakın olabilirdi insana; bir kan davası iki adamı hayat boyu kardeş kılabilirdi. Herkesi bir yabancıya dönüştürebilenler şanslı, diye düşündü Mei Teyze, ama bu hikmeti Paul'la paylaşmadı.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Edebiyat
Dünkü kentin mirası loş bir umutla Mutsuz soluksuz o kentin en iç sokaklarına Hey Taha dur nereye gidiyorsun Bir taş var orada sınırı geçiyorsun Sonra kardeş düştü tutsçık düştü Kan ter içinde satıcılar öçleri yok Bir set çekmek için kumsalda İnsanlıkla kendi aralarında Be-ton atıyorlar taş biriktiriyorlar Duvarlar çetin pencereler yüksek Gittikçe kapanıyoruz içimize Duvarlar duvarlar duvarlar Duvarlarla çevrilerek Sonra baba düştü en sonra bir sonbaharda Bozgunun acı bir sürgün verdi babada Bozgun Ay yıkılıyor laboratuvar laboratuvar Bildiri küf bağlayan anıtlar Kentte kavrulmuş turistler dolaşıyorlar Çekirge aşkları karyolada kunduralar Yağmur bile bir kumar gibi iniyor üstümüze Şimşek işliyor gece ve gündüz göğdemize Yeni bir kitabın çıbrınından Yükseliyor yeni bir kan çağıltısı içimizde Gömü çiçekleri döğmeleri derimizde Olsek bir döğünen mi var arkamızda önümüzde Hey Taha dur sınırı geçiyorsun Bir taş var orada nereye gidiyorsun
Şiir