kardelen

kardelen

, bir kitabı okumaya başladı
Orhan Pamuk
7.5/10 · 60,5bin okunma
Reklam
1 Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından. 1947 Nazım Hikmet Ran
Sonunda, Hamurabi yasalarında olduğu gibi belirli ölçüler geliştirildi. Bir dişe, bir göze ya da bir yaşama karşılık ne ödeneceği saptandı. Hangi suçun kimin tarafından işlendiğine göre cezalar da değişti. Genellikle suçun büyüklüğüne karşı verilen ceza, suçu işleyen kişinin saygınlığı oranında az oldu ve bu tarih boyunca böyle süregeldi.
"İlkel toplumlarda insan yaşamına günümüzdeki kadar değer verilmediğinden,adam öldürme olayları da daha hoşörü ile karşılanırdı."
İlkel insan acımasızdı. Kendini koruyabilmesi için öyle olmak zorundaydı. Ama diğer insanlara acı vermekten zevk alma eğilimi savaşlarla birlikte gelişmiştir. Başlangıçta bu yalnızca savaşta yaşanan bir duyguydu ve kabile icinde bu tür saldırgan davranışlara rastlanmazdı. Ne var ki, savaşta öldürmeyi öğrenen insan bunu barışta da uygulamaya başladı.
Reklam