Toprak O'nunla şirin bakıyor; cânı şirin
Kalbimi mahkum etse bile, fermanı şirin
Hayalin mihverinde puslu bir akşam mıdır
Çökse de ufkuma âh, derde dermanı şirin
Zaman bir şakayık ki berrak avuçlarında
Kapısında kumrular öter; mekânı şirin
Gözlerinden gülsuyu damlıyor yüreğime
Damarları karanfil kokuyor; kanı şirin
Yokluğu denizlerin soluğu kadar derin
Hasreti fırtınalar yüklü; hicrânı şirin
Bana lâyık görse de gecenin kaderini
Ay söner; yıldızlarım yanar; devrânı şirin
Biliyorum; sükûta gömülecek ellerim
Kara bahtım O'nunla coşar; hüsrânı şirin
Âh gönül makberimde filizlenen duygular
Nazenindir, nârindir; hüznü, isyânı şirin
Konuşunca, gonca gül dökülür dudağından
Suskunluğu muamma olur; beyanı şirin
O endâm, o tebessüm, o şehrayin bakışlar
Sâde bir ânı değil, O'nun her ânı şirin