Kitap isminin hakkını veriyor. Roman kahramanı Meursaultla ve diğer karakterlerle ilişki kurmanızı engelliyor. Bu kitapta okuyucu, roman kahramanları herkes birbirine yabancı. Soğuk, rahatsız edici. Ama bir şekilde ardı sıra gidiyorsunuz. Ilgiç olan bunca duyarsızlık içinde hep bir umut var. Her an büyük bir değişim olacak ve mutluluk, sevgi size gulumseyecek hissi. Kitabın sonuna kadar bekliyorsunuz. Sonra yazara köpüruyorsunuz tabiii.. Velhasıl kitabı okurken üşüyorsunuz..
Kabataş'ın çulsuzu, Burdur'un garibi Kara Ahmet üniversiteli olur. Irazcanin hikayesini üniversitede yaşatır. Üçlemenin son kitabı "Kara Ahmet Destanı"nda yazar, fikri yaşamını bizlere Ahmet nezdinde anlatıyor. Mağduriyet içinde olan, orselenen, hakkı yenen Ahmet artık kendini gerçekleştirmiş, hakkın savunucusu, haksızlık karşısında yıkılmayan bir kale, karanlığı aydınlatan bir ışık olmuştur. Yazar fakir cahil köylüden duyarlı, bilgili, sorumluluk sahibi bir devrimci doğurmuş böylece arzuladığı aydınlanma devrimini gerçekleştirmiştir. Üç kitap da kendi içinde emeğin sesiydi. Çocuğumuzu neden okutmalıyız ? sorusunu bu üçleme bize gayet güzel cevaplamıştır.