Ah! Düşüşsüz insan! Benden övgü bekleme. Düşüşün tadını almayan insan! Senin, yücelerin serinliğinden, arılığından ne haberin vardır? Ruh gecesinin yedi katlı karanlığına batmamış yürek! Sana ışıklar ve aydınlıklar ne der?
Kalbin kapısını bekleyenin, içine
bir parça şüphe atmak için, Zatüssuver Kalesi'nin sırlarından haberlisin, o yüzden değil mi ki, dışını böyle süsleyerek içindeki boşluğu gizliyorsun.
HİKÂYE
Anlatıldığına göre Zekeriyya (a.s) bir gün Yahudilerden kaçar, onlar da ardına düşerler. İz sürücüler kendisine yaklaşınca kalın dallı bir ağaç görür. “Ey ağaç yarıl da beni içine al!” diye yalvarır. Bu sırada açılan ağaç Hz. Zekeriyya’yı gövdesine aldıktan sonra tekrar kapanır. Derken İblis ortaya çıkar, iz sürücüleri iri gövdeli ağacın yanına getirir, bir testere ile ağacı keserek Hz. Zekeriyya’nın ölmesini sağlamalarını söyledi. Onlar da İblis’in dediği gibi yaparlar. Hz. Zekeriya (a.s) Allah’a değil, ağaca sığındığı için bu yanlış tutum, helâkine yol açar ve testereyle ikiye bölünür. Nitekim Peygamberimizden (s.a.v) gelen bir rivâyette; Ulu Allah (c.c) şöyle buyurur; “Başına bir belâ geldiği zaman bana sığınan kulun, daha o hiçbir istekte bulunmadan, dileğini yerine getirir ve daha yalvarmadan duasını kabul ederim. Buna karşılık başına bir belâ geldiği zaman bana değil de varlıklardan birine sığınan kulun yüzüne bütün gökyüzü kapılarını kilitlerim.” (Hikâyeye devam edelim);Testerenin dişleri beynine geçince Hz. Zekeriyya (a.s) feryadı koparır. Bunun üzerine kendisine şöyle seslenilir; - Ey Zekeriyya! Allah sana şöyle buyuruyor; Niye belâya sabretmiyorsun da “Ah!” diyorsun. Eğer bu sözü ikinci sefer tekrar edersen adını peygamberler defterinden silerim.” Bu ağır ihtar üzerine Hz. Zekeriyya ağzından hiçbir feryat ifadesi kaçmasın diye dudaklarını ısırır, iki parçaya biçilinceye kadar sabreder. Aklı başında olan kimse şikâyetçi olmaksızın başına gelen belâya sabretmeli, dünya ve âhiret azabından kurtulmalıdır. Zira belâların (imtihanların) en çetini ile peygamberler ve veliler karşılaşır.
Rivâyet edilir ki, kıyamet günü bir kul Allah katına çıkarılacak ve günahlarının ağır bastığı görülerek cehenneme atılması emredilecektir. Bu sırada kirpiklerinden bir tel dile gelerek şöyle diyecektir; Ey Rabbim! Senin Resul’ün Muhammed (s.a.v); “Kim Allah korkusu ile ağlarsa Allah onun yaş döken gözlerini cehenneme haram kılar” diyebildirdi. Ben senin korkundan ağlamıştım. Bunun üzerine dünyada Allah korkusu ile ağlayan bir kirpik teli sayesinde adam affedilecektir. Cebrail (a.s); “Falan oğlu filân bir tel kirpik sayesinde kurtuldu” diyerek bu durumu ilân edecektir.