10/10
·344 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:52
Ne okudum ben!!! İnanılmaz güzeldi, sonu daha farklı olabilirdi katil başkası çıksın isterdim, tahmin edemeyelim diye zorlama birini seçmiş gibi yazar. Amaaaaa konusu, ilerleyişleri, 3 kişi ağzından anlatılması çok iyiydi. Toplu tecavüz hem de daha çocuk olan kızlara, hayvan katli, madde kullanımı ve aşırı alkol alkol alkol olmasa güzel olurdu. Bu kısımlar beni psikolojik olarak çok yordu okurken, özellikle o 16. Doğum günü gecesi olanları nasıl unuturum bilmiyorum, korkunçtu. Tam katil evet bu diyorum o da ölüyor, bir başkası için bu diyorum o da ölüyor. En sonunda tamam bu dedim eminim artık benim diye anlatıyor tak yine değişti, son 5 sayfada bile olaylar olaylar. Priya Patel olayı tam bağlanmamış, havada kalmış bence. Hikayesi fazla eksik geldi bana. Jack’i eve davet ettiği gece 1 saat boyunca nereye gitti? Neden bütün olaylar olurken gizli bir şekilde Anna’nın annesinin evine gitti? Neyden şüphelenmişti, ne düşünüyordu? Keşke onun ağzından da hiç değilse bir bölüm okuyabilseydik her şey yerli yerine otururdu bence. Polisiye, gerilim seven herkese tavsiyedir.
Edebiyat
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20226,9bin okunma
10/10
·
Beğendi
Cennet gibi bir ada, lüks bir tatil ve aralarında bir katil saklayan 10 kişi... Ruth Ware kalemiyle tanışanlar bilir; sizi öyle bir atmosferin içine çeker ki, sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamazsınız. O Kız ve Gerçeğin Peşinde kitaplarından sonra bu kitabını da çok beğendim. Mükemmel Çift, ilk sayfasından itibaren "Güven nedir?" sorusunu iliklerinize kadar sorgulatıyor. Kitabın Konusu: Her şey kusursuz bir kaçamak gibi başlıyor. Tropik bir ada, masmavi bir deniz ve huzur... Ta ki o ölümcül oyun başlayana kadar. 10 kişinin katıldığı bu oyunda kurallar çok baslit ama bir o kadar vahşi: Ya hayatta kalacaksın ya da en yakınındakine ihanet edeceksin. Sırlar açığa çıktıkça, o "mükemmel" görünen maskeler birer birer düşüyor. Eğer katili tahmin etmeye çalışırken ters köşe olmayı, yüksek tempoyu ve kapalı alan gerilimlerini seviyorsanız bu kitaba bayılacaksınız! Sizce hayatta kalmak için her şey mübah mıdır, yoksa sadakat her şeyden önce mi gelir? Yorumlarda buluşalım!
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202623 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Giriş Ben Gelişme Sen Sonuç - Aşk Köpekliktir
7/10
·344 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:06
Aşk Köpekliktir kendisinin bir okuru veya hayranı olmamama rağmen Ahmet Ümit beyefendiden okuduğum en iyi kitaptı. İçerisinde 9 öykü var ve kimi trajik, kimi komik, kimi melankolik kimi de şaşırtıcı konulara sahip. Özellikle son öyküsü olan “Aşk Köpekliktir” oldukça etkileyiciydi. Aşk gerçekten de köpeklik miydi? Evet değerli 1000K. Aşık olduğunu fark etmek gerçekten de tuhaf. Çoğu zaman iş işten geçtikten sonra anlıyorsunuz. Anladığınız zaman ise fiziksel kramplar yaşatan, ayna başından ayrılamadığınız, gece aklınızda olup sabah dokunuşu ile uyandığınız duygular yaşatıyor. Yanında olduğunuzda çok mutlusunuz ama evinize döndüyseniz komplo teorileri geliştirmeye başlıyorsunuz. Ah, hele ki içine ayrılık girdiyse… İşte o vakit depremler oluyor ve sürekli yıkılmış bir şekilde onun kokusunu takip ediyorsunuz. “Aşk Bir Mucizedir” öyküsü kısa olmasına karşın çok bam teliydi. O kadar çok güldüm ki sonunda; düşlerin gerçekten de yaşam gibi bir sonu olduğunu güzel anlatmış Ahmet Ümit. “Aşk Bir Özentidir” öyküsü diğer favorim. Hapishane müdürü olan klas, şık, mahkumlara son derece nazik ve örnek bir müdür olan Nail bey’in nasıl katil olma eşiğine gelmesini aşk üzerinden öyle güzel anlatmış ki Ahmet bey, şaşırdım kaldım. Ben öykünün uzun roman formatında yazılmasını son derece arzu ederdim. İşin başı da sonu da aşka dayanıyor. Ama siz aşka dayanabiliyor musunuz? Başlı başına kafi bir delil midir aşk? Yoksa çözümsüz bir problem midir? Okuyun ve taraf olabiliyorsanız tarafınızı seçin.
Aşk
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201517,2bin okunma
Spoiler vermeden Zalim Prens Serisi Hakkında Yorumlarım
Puan vermedi·412 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 17:30
Selamlar, bugün nihayet bitirebildiğim Zalim Prens serisi hakkında inceleme yapacağımm Aslında ilk başta yapmam diyordum, ama umduğumdan farklı bir seriye karşılaşmak beni inceleme yazmaya itti. Konusundan bahsedelim kısaca; Taryn, Jude ve Vivienne adındaki üç kardeş faniler diyarında ailesiyle birlikte huzurlu bir yaşam sürmektedir. Ta ki annelerinin eski eşi, Vivi'nin de öz babası olan Madoc adındaki bir adam Periler Diyarı'ndan gelip bu huzuru bozana kadar. Madoc, anne ve babalarını katlettiği çocukları yanında Periler Diyarı'na götürür. Kitabın en büyük çatışma unsuru ve olayların başlangıç sebebi, fanilerin Perileri Diyarı'nda gördüğü zorbalık aslında. Bu incelememi spoilersız yazmaya çalışacağım bu yüzden fazla ayrıntı vermeyeceğim. Öncelikle, kitabın umduğum gibi çıkmadığını belirtmek istiyorum. Hem olumlu hem olumsuz açıdan. Kitaba başlamadan önce romantizm ağırlıklı sanmıştım. Beklediğimin aksine görev sahneleri, fantastik unsurlar vs. daha fazlaydı. Romantizm tam sevdiğim gibi slowburn şeklindeydi (hem de fazlasıyla ) Dolayısıyla romantizm severlerin beklentisini çok karşılamaz çünkü romantik unsurların büyük bölümü son kitapta var ki o da fazla değil. Sevgileri yüzeysel gelmişti başta. Partnerlerden birinin peri olması da işleri yeterince zorlaştırıyordu zaten. İlk kez böyle bir kitap okuduğum için alışmam zaman aldı. Olumsuz olarak zaten herkesin şikayet ettiği şey var: •Çeviri. Hayatımda böyle bir çeviri okumadım, kendi Türkçemden şüphe ettirdi bana. Olay rahatsız etmesinden de ziyade anlaşılmaz olmasıydı. Son kitapta çevirmen farklıydı bu sayede daha iyiydi neyse ki. •Jude'u herkes sevse de -güçlü bir karakter oluşuna ben de bayıldım- ben pek ısınamadım. Bazı kitaplarda ana karakterle aşırı derecede bağ kurarız ya, işte Jude öyle biri değildi
1000Kitap
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,324 okunma
9/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 125. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere John Connolly kaleminden Karanlığın Fısıltıları kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 468 sayfalık bir kitap •Her şey bir annenin yaşayabileceği en korkunç felaketle başlıyor. Colleen Clark, sıradan bir akşam küçük oğlu Henry’yi yatağına yatırıyor. Sabah uyandığında ise çocuk resmen buhar olmuş. İşin korkunç kısmı; polis Colleen’in arabasında kanlı bir battaniye bulunca tüm kasaba, medya ve hatta öz kocası bile kadına katil gözüyle bakmaya başlıyor. ​•Polis davayı hemen kapatıp faturayı Colleen’e kesmek isterken devreye kasabanın en dişli, en karanlık işleri çözen özel dedektifi Charlie Parker giriyor. Parker olayın arkasındaki gizemli Mara Teller ismini kovalarken, hikayeye Sabine Drew’un girmesiyle işin rengi tamamen değişiyor. ​•Sabine yapayalnız, kasabalının akıl sağlığını yitirmiş dediği bir kadın. Ama kimsenin bilmediği bir sırrı var: O, soyundan gelen bir lanetle yaşayan bir medyum. Ahizeyi her kaldırdığında hatlara sızan ölülerin fısıltılarını duyuyor. Ve aniden zihninde kaçırılan Henry’nin çığlıklarını duymaya başlıyor; çocuk hayatta ama mutlak bir dehşet içinde. ​•Sabine, Parker’ı bulmak için yola çıktığında arabasının yan koltuğunda kana bulanmış küçük bir kız çocuğunun hayaleti beliriyor ve fısıldıyor: Eğer o dedektif sana inanmazsa adımı söyle: Jennifer Parker. İşte bu isim, dedektif Charlie Parker’ın geçmişindeki en kanayan yarası. ​•Bir tarafta günah keçisi ilan edilen çaresiz bir anne, diğer tarafta polisin sakladığı gizemi çözen bir dedektif ve tam ortalarında ölülerin fısıltısıyla yönünü bulan yalnız bir medyum. Doğaüstü gotik ögelerle, dibine kadar gerçekçi bir suç dosyasının iç içe geçtiği muazzam bir kurgu. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202688 okunma
10/10
·392 syf.··
2026 33. kitabı
️Sizin için kusursuz bir ilişkinin tanımı nedir, yoksa "mükemmel" sadece bir illüzyon mudur? Dışarıdan baktığınızda her şeyin kusursuz göründüğü bir düğün düşünün; bembeyaz kumsallar, paha biçilemez bir organizasyon, seçkin davetliler ve hayatlarının en mutlu gününü yaşayan bir çift... Peki ya bu ışıltılı tablonun hemen altında, karanlık suların yükseldiğini söylesem? Yazar, kitabı ile bize tam da bunu anlatıyor: Kusursuzluğun aslında en büyük illüzyon olduğunu. Hikaye, düğün hazırlıkları sırasında işlenen sarsıcı bir cinayetle başlıyor. Ancak yazar, bizi klasik bir dedektiflik oyunundan çok daha fazlasına davet ediyor.Düğün, herkes için bir "maskeli balo"ya dönüşüyor. Her karakter, kendi sırlarını korumak ve o "kusursuz" imajı sürdürebilmek için geçmişin hayaletleriyle savaşıyor. Olay örgüsü o kadar ustalıkla ilmeklenmiş ki, düğüm çözüldükçe aslında hiçbir karakterin göründüğü kişi olmadığını fark ediyorsunuz. Bana göre kitabın en vurucu yanı, karakterlerin psikolojik çözümlemeleriydi. Yazar, burada sadece "katil kim?" sorusuna yanıt aramıyor; "İnsanlar neden mükemmel görünmek zorundadır?" sorusunu tekrar düşündürüyor. Kitap boyunca karakterlerin birbirine duyduğu güven, yavaş yavaş çözülen bir düğüm gibi.En yakın görünenlerin, aslında birbirlerine en büyük yabancılar olduğunu görmek oldukça sarsıcı. Her karakterin, geçmişten getirdiği ve o "mükemmel" hayatın içine hapsedilmiş travmaları var. Bu travmalar, stres altında nasıl çatlaklara dönüştüğünü ve bireyi beklenmedik kararlar almaya nasıl ittiğini okumak, insana dair çok şey söylüyor. Modern insanın sosyal statü, onaylanma ve "her şeyin yerli yerinde görünmesi" uğruna gerçek benliğini nasıl feda edebileceği, kitabın arka planında işleyen en güçlü psikolojik tema. Kitap, sadece bir polisiye değil; aslında insan
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202623 okunma