BELKİ
.
Kapakta yazmış ya @semasoykan , " Anavatandaki 'Keşke'lerden, yavru vatandaki 'Belki'lere uzanan zorlu, onurlu ve umut dolu bir yolculuk. " diye. İşte bende yeni okumuşken #keşke yi, hemen başlayayım #belki ye dedim .
Babası " Gerçekleri eksik yazmak, yazmamaktan kötüdür " diyerek cesaret vermişti Sevgi'ye tezini yazması için. İşte bu söz, ışık olmuş adeta Sema Hanım' a ve tüm gerçekleri yazmış umarsızca. Hangi milletten olursa olsun, örgütlü göçlerin bir ülkeye ve o ülkenin halkına vereceği zararları bilen bir insan nasıl susabilir, sessiz kalabilirdi?... Kalmamalıydı da.
Şair Mehmet'in torunu, terzi Süha ile Öğretmen Zeynep'in prensesi değil_savaşçı kızıydı o, Sevgi.
İstanbul'da gösteri sonrası yaralanan, sonrasında da saç sakal uzatıp yeni kimlikle görev almak üzere Kıbrıs'a kaçırılan ve Sevgi'yi korumak görevi verilen, Yiğit Şahin.
Öte yandan film çekme fikri ile Yiğit ve Sevgi ile çalişmak isteyen, yüksek rütbeli subay babası Sör William ve İrlandalı annesi Jane'in kızları Sarah Sandler.
Yiğit ikna edememişti Sarah'a rehberlik etmesi için; çünkü dedesi ve babası hakkındaki söylentilerden sonra kimsenin ekmeğine yağ sürecek olaylara mahal vermek istemiyordu Sevgi. Fakat Semih'in " İkna edemezsen Sümer Öğretmeni ziyaret et" demesiyle bazı insanların ikna olması için acının kendi yarasına değmesi gerektiğini anladı.
"Hayat, planlanmış stratejileri sevmiyordu. " Kader değil, stratejiler ağlarını örüyordu... Dış politikada siyasette tesadüf diye bir şey yoktu. Sevgi'nin dediği gibi " Burası lanetli ada değil, burası göçler, acılar ve sorunlar adasıydı. "
Din, dil, ırk ayrımı bilmeden yaşanan aşkları, her tür politik engeli, vicdansızlığın acısını katmer katmer hissedeceğimiz bu kitapta #belki lere yer yok!
Kuzeni Zuhal, Eleni, Can, Lena, babası Süha ve