Hamide Kaya

Hamide Kaya
@kayahamide
7/10
·144 syf.·
2025 43. kitabı
İrlanda edebiyatından okuduğum ilk öykü kitabı diyebiliriz. 11 öyküden oluşan 144 sayfalık kitapta bence yazar vermek istediği mesajı çok güzel ifade etmiş. Her hikaye ayrı bir kadının toplumda yaşadığı zorlukları, günlük sıradan olayların bile bir anne için ne kadar çetrefilli olabileceğini yine yasaların kadınlardan yana olmamasını çok iyi anlatmış.. Bir hikayede kürtajın yasak olduğu bir ülkede gayri meşru bir çocuğa hamile kalan bir gencin ruh dünyası.. başka bir hikayede yine yasaların ağırlığı bir çocuğun 21 yaşına kadar babasının malı sayılarak annenin çocuğu üzerinde hiçbir hak iddia edememesi gibi hikayeler belkide bir yerlerde gerçek yaşamlar.. Kitaptaki Hikayeler 1. İşte Öyle ( iki çocuk annesi bir kadının avm de oğlunun tuvaletimi yaptırmak için bebeğini yeni tanıştığı birine emanet edip gitmesi ve kadının bebeğimi kaçırdığını sanmadı üzerine kaygıları ) 2. Meydey 3. İnsanlar Sana Her Şeyi Söyler 4. Tarif Edecek Kelimeler 5. Toprak Kaplar 6. Gece Uyanışı 7. Çocuklar 8. Ay Hanım 9. Bütün İnsanlar Ahlaksız ve Kötüymüş 10. Adanmışlıklar 11. Yakınlıklar
YakınlıklarLucy Caldwell · Siren Yayınları · 0863 okunma
8/10
·416 syf.·
2025 8. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı, dili oldukça sade ve akıcı, en kısa zamanda diğer kitaplarını da okuyacağım. Kitapta ünlü şair Nazım Hikmet’in annesi Celile hanımın hayatı anlatılırken dönemin tarihi ve siyasi olaylarınada değinilmiş.
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2024 5. kitabı
Oyunculuğu kadar kaleminin de güçlü olduğunu gösteren Ebru Cündübeyoğlunun ilk romanı severek bir solukta okuduğum bir kitap oldu. 70 li yaşlarında Alzheimer olduğunu öğrenen ve kendince kimseye yük olmadan hastalığıyla mücadele etmeye çalışan Ferda hocanın iç sesiyle okuduğumuz kitabın son bölümlerinde kızı Edanın anlatımı var. Unutmamak için yapılanlardan yorulup hemen her şeyi unutmak istemek kadar
FerdaEbru Cündübeyoğlu · Hep Kitap · 2019607 okunma
Puan vermedi·432 syf.·
2023 4. kitabı
Kitap öncelikle günümüzde yazılmış gibi değilde tasvirleri, betimlemeleri kullanılan eski türkçe kelimeleri ile geçmiş yüzyılda yazılmış klasik bir roman okuyorumuşuz hissi veriyor diye düşünürken zaten kitabın kurgusuda geçmiş yy. yazılmış bir günlükle ilerledi. Tabi sayfalar ilerledikçe tarihin tozlu sayfalarından çıkıp günümüzün argo konuşmalarına da rastlamak mümkün. Edebi sayılabilecek bir eserde baş kahramanın küfürbazlığı çok hoşuma gitmedi. Bir başka eleştirimde sadece kitapta değil günlük yaşamımızda da rastladığımız sağlık sektöründe olan bir insanın bu kadar sağlıksız şeyler yapıyor olmasındaki ironi, obezite bir sağlık sorunuyken kitaptaki dr karakterimizin kendini kilolu olarak betimlemesi sigara ve alkole olan düşkünlüğü gibi gibi. Eleştirim karakterin yaşam tarzına değilde bunu bu kadar gözümüzün içine sokması çok sık tekrara düşmesi… Sonlara doğru mitolojik efsanelerin bilim kurgularla süslendiği baştan sona farklılıkların ve zamanların harmanlandığı değişik bazı yerlerde sıkılsamda genel olarak keyif alarak ve merak ederek okuduğum bir kitap oldu. Göklerdeki hayallerden çöllerdeki seraplara.. kitabın içinde biraz tarih, biraz havacılık biraz doktorluk, biraz arkeoloji, biraz ölümsüzlük, biraz aşk, biraz delilik en çokta yalnızlık var. Ayrıca kitapta bahsi geçen şarkıların olduğu çalma listesi karekod fikrini sevdim.
Kum TefrikalarıÖmür İklim Demir · Yapı Kredi Yayınları · 20202,231 okunma
9/10
·184 syf.·
2023 3. kitabı
Başlangıçta kimin kim olduğu, ne zaman kiminle konuştuğu pek anlaşılmasada yazarın tarzını ve karakterleri tanıdıkça dialoglarda netleşip anlam kazanmaya başladı benim için. Spoiler almamak ve başka görüşlerden etkilenmemek için okumadığım kitaplar hakkında çok yorum okumam, kitabı bitirdikten sonra bazı yorumları okudum genellikle soyağacı çıkararak okunmuş, ben yarısını oluduktan sonra çözdüm bağlantıları soyağacı çıkarmayı düşünemedim. Kitabın arka kapağında da belirtildiği gibi bir ailenin nesilden nesile aktarılan şekli farklı olsada hissettirdiği yalnızlık ve başkaları tarafından anlaşılamama duygusu aynı olan kadınların, kendini kadın hissedenlerin soyamadıkları kabukları var. Karakterler kendi iç dünyalarında ara sıra dışa dönük olsada daha çok iç sesleri ile konuşuyor bunu çözüp zaman kavramını oturtana kadar biraz anlamadım kitabı. Sayfalar ilerledikçe, anlatılmak isteneni ve yazarında tarzını kavrayınca anlatım dilide daha güzel ve akıcı geliyor. Fakat özellikle Füsün karakterininin anlatımındaki birbirini tekrar eden kelimeler ve sıralı şekildeki virgüllü çok uzun cümleleri okurken sıkıldım. Günümüz toplumumda sıkça rastlayabileceğimiz kişisel ve toplumsal sorunlar 183 sayfada oldukça güzel anlatılmış. Sonuç olarak azıcık beğenmediğim yerler olsada büyük bir keyifle okuduğum bir kitaptı.
KabukZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 20211,631 okunma