Anadolu Beylikleri ve Devleti Aliyye
Puan vermedi·639 syf.·
2024 62. kitabı
Türk Tarih Kurumu'nun klasikleşmiş bu eseri, Osmanlı'nın kuruluşundan İstanbul'un fethine kadar olan dönemi ele alıyor. İlk olarak şunu belirtmeliyim: Bu eser, popüler tarih kitaplarından çok farklı. Uzunçarşılı Hoca'nın titiz akademik yaklaşımı, her sayfada kendini gösteriyor. Dipnotlar, arşiv belgeleri ve kroniklere yapılan atıflar, eserin bilimsel değerini ortaya koyuyor. Sahip olduğum eser, 1988 yılı basılmış olan 1.Cilt-5.Baskıdır. "Osmanlı Beyliği'nin kuruluşu meselesi, tarihin en çetin problemlerinden biridir." Bu cümleyle başlayan kuruluş bahsi, aslında kitabın metodolojisini de özetliyor. Yazar, her meseleyi şüpheci bir akademisyen gözüyle ele alıyor, efsaneleri bir kenara bırakıp belgelerin peşine düşüyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, Uzunçarşılı'nın olayları anlatırken kullandığı dengeli üslup. Ne övgüde aşırıya kaçıyor ne de yergiyi elden bırakıyor. Örneğin, Yıldırım Bayezid dönemini anlatırken: "Bayezid'in süratli hareketleri ve ani kararları, devletin genişlemesinde faydalı olduğu kadar, bazı meselelerde de aceleciliği yüzünden zararlı neticeler vermiştir." Bu tür dengeli değerlendirmeler, kitabı propaganda eserlerinden ayırıyor ve bilimsel değerini artırıyor. Özellikle dikkatimi çeken bölümler: Osmanlı Beyliği'nin kuruluş teorileri, Gaza ve uç beyliği kavramlarının detaylı analizi, Erken dönem Osmanlı kurumlarının oluşumu, Balkanlardaki fetih siyaseti, Ankara Savaşı ve sonrasındaki fetret devri analizi. # Notlarım arasında da şu detaylar var: Birinci el kaynaklara dayanması, Objektif ve akademik yaklaşımı, Detaylı dipnot ve referans sistemi, Kronolojik akışın mükemmel kurgulanması, Akademik dil, genel okuyucu için zor olabilir. Ana dalı, benim gibi, tarih olmayanlar için özellikle lügatla okunmalı. Sonuç olarak, "Osmanlı Tarihi I.
Tarih
Osmanlı Tarihi - I. Ciltİsmail Hakkı Uzunçarşılı · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 2011146 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2023 67. kitabı
MAVİ ADA TİTANİKTEN GELEN RUHSAL MESAJ-WİLLİAM THOMAS STEAD 72 sayfa Kitabın ismi ve kapak resmi insanı çok cezbediyor.Kütüphanemde kitapların arasında tesadüfen buldum ve okumadığımı anlayınca hemen sayfaları karıştırmaya ve kapak arkasını da okuyunca tamam dedim ,hemen okumalıyım. Kitap ,Ölüm ötesi hayat,medyumlar aracılısıyla kurulan irtibat ,reenkarnasyon ,altıncı his olaylarını anlatıyor. Kitapta ,Titanik gemi faciasında ölen William Thomas Stead kızı Estelle W.Stead ile Amerika’nın tanınmış medyumlarından Etta Wriedt aracılığıyla temas kurarak öteki hayatı ile ilgili bilgi veriyor. Kızı “bunlar size şaşırtıcı iddia gibi gelebilir.Fakat bu konuda,o oturumda bulunanların hepsi benim için şahitlik yapabilir.O yıllarda bu tebliğleri “Nasb’s Magazine”de yayınlamıştım”diyor. Ayrıca Estelle.çalıştığım şirket üyeleri arasında Pardoe Woodman isimli bir kişinin kazanın olacağını söylemiş ama o zaman dikkat etmemiştim buna diyor.Teknenin ve babamın adından doğrudan doğruya söz etmedi,ama onun ne demek istediğini,kimi kast ettiğini açık seçik anlamıştım .Zaten çok geçmeden acıklı haber bizlere ulaştığında her şey olduğu gibi anlaşılmıştı diye ifade ediyor.Büyük ölçüde Bay Woodman’ın ruhsal yetenekleri sayesinde,bu kitabın içerdiği tebliğleri babasından alabildiğini söylüyor. Ne derece inanılır bilemem,ben medyum,reenkarnasyon olaylarına inanmadığım ancak birebir yaşarsam ve herhangi bir şarlatanlık olmadığına kanaat getirirsem inanabilirim belki ve şimdiye kadar da böyle bir şeye şahit olmadım. Tebliği veren Bay Stead ,göç ettiği mekanı anlatırken-dünyevi yaşantımızın önemine de vurgu yaparak-‘ölüm ötesi ‘hayatla ilgili,insanlara ışık tutacak önemli bilgiler vermektedir.Ama anlattıkları sanki bilim kurgu filmi izler gibi gözünüzün önüne geliyor.Ben de öyle izlenim
Titanik’ten Gelen Ruhsal Mesaj Mavi AdaW. T. Stead · Onbir Yayınları · 201515 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hz. Muhammed'in Örnekliğine Dair Bir Dizi Tefekkürler
7/10
·238 syf.·
2022 17. kitabı
Seyyid Süleyman Nedvi'nin "Hazret-i Muhammed (a.s.) Hakkında Konferanslar" kitabı, yazarın seri olarak vermiş olduğu sekiz konferanstan oluşmaktadır. Bu konferanslar 1925 yılında Hindistan'daki Madras Üniversitesi'nde Urduca dilinde verilmiştir. Konferansların çok beğenilmesi üzerine Seyyid Süleyman Nedvi, bu metinleri bir arkadaşından rica ederek Arapça'ya çevirmesini istemiş ve o da bunu birkaç ay içerisinde tamamlamıştır. Lâkin çeşitli siyasi olaylar nedeniyle bu çeviri 1952 yılında yayımlanma imkânı bulmuştur. Bu kitabın Türkçe'ye çevirisi ise Osman Keskioğlu tarafından yapılmıştır. Elimde üçüncü baskısı bulunan bu kitabın yayınevi ve basım tarihi şöyle: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları ve 1974. Nedvi, konferanslarının tamamına Hz. Peygamber'in risaletini merkeze almıştır. Hz. Peygamber'in en güzel örnek olmasıyla ilgili ilk konferansını vermiş, devamında onun risaletinin evrensel olduğu, hayatının tamamının kayıt altına alındığı, hayatının en ince noktalarında dahi örnek olduğu, getirdiği dinin itikadî yapısının diğer dinlerden ayrılan yönü gibi konulara dair açıklamalarıyla ve bol örnekleriyle konuşmalarını yapmıştır. Ayrıca birçok Batılı yazardan İslâm'ı över nitelikte değerli alıntılar yapmıştır. Muhatap kitlesinin müslüman ve Hindistanlı olmasını dikkate alarak Hinduizm, Budizm, Konfüçyanizm gibi dini nitelikli konularla çokça karşılaştırma yapmaya çalışmıştır. Bunlara ilaveten Hz. Peygamber'in siretini ve risaletini anlatma noktasında Hz. Musa, Hz. İsa, Zerdüşt, Buda gibi büyük insanların hayatlarını, yaşayışlarını konu bazlı karşılaştırmalarla açıklamıştır. Böylece sekiz konferans boyunca hem Dinler Tarihi hem Peygamberler Tarihi hem Siyer hem de Kelâm ilminin birçok konusuna değinilmiş olmaktadır. Yazarının Siyer ilmine ve diğer dinlere vukufiyeti ve
Din
Hazreti Muhammed Hakkında KonferanslarSeyyid Süleyman Nedvi · Diyanet İşleri Başkanlığı · 19574 okunma
10/10
·576 syf.··
2021 71. kitabı
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş,genç yıllarının,yükseliş dönemlerinin en yakın şahitlerinden biri olan, cumhuriyet ve gelişimi için onlarca fedakârlık yapan ve hizmet eden, İsmet İnönün'ün eşi,Çankaya'nın ikinci kadını, halkın “melek yüzlü “dediği Mevhibe Hanım'ın hayat hikâyesi.Türkiye'nin birçok siyasi,sosyal hayat,dış politika gibi tarihi ayrıntılarını da taşıyan kitap, birçok yanlış bilgiye uyarı niteliği de taşıyor. Kitabın oluşmasına büyük katkı sağlayan şey bizim kültürümüzde pek yapılmayan arşivcilik;Belge,evrak, günlük,mektup,özel günlere ait davetiye ve yazışmalar,not vs.Mevhibe Hanım savaş görmüş biri olarak eski kıyafetlerini saklayan, notlar alan, aile bütçesine kadar kayıt tutan biri.Haliyle tüm bunlar birer belge ve bu kitap için kaynak oluşturmuş. Türkiye'nin merkezindeki hayatlardan birini okurken,haliyle Türkiye'nin tarihiyle ilgili geniş bir bölümünü de okuyoruz.Özellikle Trakya topaklarının bir bölümünü savaşsız aldığımız,ülkemizin tapusu ve bizim şartlarımıza göre şekil alan Lozan görüşmlerinin ikinci kısmında Avrupa tarafından da tanınan ve sevilen Mevhibe Hanım'ın hayatı ülkesi ve ailesi için verdiği emeklerle geçmiştir. Mevhibe İnönü’nün çocukluğu ile başlıyor kitap.Çocukluğu 2.Abdülhamid ve Mehmet Reşat zamanlarında geçer.Osmanlının son zamanlarındaki ev,sosyal hayatı hakkında da bilgi verir bu bölüm,2.Meşrutiyet ve karşıtı 31 Mart olayları hakkında da kısa bilgiler sunuyor.Kitap ilerledikçe Dünya Savaşı,savaşı kaybeden Osmanlı,İstanbul ‘un işgali, milli mücadele yılları,yıkılan bir imparatorluğun ardından yeni bir devletin  kuruluşu ve sonrası,Atatürk ve İsmet İnönü'nün emekleri anlatılırken,bu süreçlerin her birinde fedakarlık gösterir Mevhibe Hanım. Evliliği boyunca,cephede olan, memleketiyle ilgilenen eşine çoğu zaman hasret kalan Mevhibe
MevhibeGülsün Bilgehan · Bilgi Yayınevi · 201526 okunma
İlginç kitaplarda bugün
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2019 57. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2019 18:04
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitabı gerçekten ilginç buldum. Çokta sevdim. Zaten sevdiğim için kitabı birkaç saat içinde bitirdim. İncelememe başlamadan önce okuyacaklar için bir uyarıda bulunmak istiyorum. İncelemeyi okurken dininizi, dilinizi, ırkınızı bir tarafa bırakıp okuyun. Sadece ilginç bir parça, bir hikâye okuduğunuzu varsayın. Üzerine düşünüp, düşünmemeniz size kalmış. Yazarın kitapta anlatmak istediği tam olarak şudur: Eski uygarlıkların, toplumların yaptığı bir takım tapınakların, inandıkları dinlerin, efsane olarak günümüze gelen destanların bir hayal gücü eserinden çok dayandırdığı benzer faktörler var. Nedir bunlar? Uzaylılar. Garip değil mi? Yazarın düşüncesine göre örneğin Mısır Piramitlerinin mükemmele yakın olan dizaynının, tonlarca ağırlıkta olan taş blokların yerleştirilmesinin, ölümden sonra yaşam fikrine inanıp eşyalarıyla ve hizmetkarlarıyla gömülen firavunların çıkış noktası, inanç fikri tamamen uzaydan gelmiş olan canlıların onlara öğretmiş olmasıdır. Peki yazar bu düşüncesini destekleyecek kanıtlar sunmuş mudur? Kitapta araştırılması gereken 82 tane kanıt tespit ettim. Kanıtların bir kısmını anlatmaya çalışacağım. Gerisini size araştırmanız için bırakacağım. 1) Piri Reis ve onun çizdiği harita: Piri Reis’in bu haritası 1929 yılında Topkapı Sarayı’nda tesadüfen bulundu. Harita tam değildi. 1 parçası bulunmuştu. Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren haritanın o dönemde çizilmiş olması yazara imkânsız gelmektedir. Bunun sebeplerinden bir tanesi Güney Kutbu’nun 1912 yılında Robert Falcon Scott tarafından ya da Scott’un başka bir rakibi olan Norveçli kâşif Roald Amundsen tarafından 14 Aralık 1911 yılında keşfedilmiş olmasından önce çizilebilir? Piri Reis’in haritası kıtanın buz altında kalmış sahil
Tanrıların ArabalarıErich von Daniken · Artemis Yayınları · 20254,541 okunma
1/10
·240 syf.··
2016 63. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2016 15:54
.............Kitabı okumakta olanlar veya okumayı düşünenler için sakıncalı içerik....... Geçen ben bu portalda birilerine ''En kötü kitap bile sana bir şeyler kazandırır'' diye bilmiş bilmiş artistlik taslıyodum. Hah ! işte bu kitap var ya benim tüüüm! o laflarımı bana yedirdi...Buradaki arkadaşlarımın çoğu bilir,Bir cümlenin içinde 3 kere aşk kelimesi geçince benim asabım bozuluyor. Şincik! Sanırm yazar arkadaşımızın ilk kitabı bu. Tarihi roman yazmak zor iştir; Osmanlı Tarihi ile ilgili roman yazmak çetrefilli iştir. Hele ki Sarı Selim ile başlayan dönem sonrasını kaleme dökmekte kusura bakmayın uzmanlık işidir. Bu aralar Türkçeye yeni bir deyim kazandırıldı '' Başkasının yerine utanmak'' diye hah işte bu kitabı okurken bana ondan oldu. Şimdi gelelim asıl noktaya! Kitap kapağındaki bayanın üstündeki giysi 2012 plaj modası. Örme kazak bildiğin. Hiç bir şey yapamıyosan. Kandır yakın arkadaşını, gidin kına gereçleri malzeme satan bir yere, kiralayın gökemli bir kaftan, bi arkadaşın makyajını yapsın diğeri saçını stüdyoda çektir bi özgün fotoğraf, onu yap kapak çok zor bir şey mi ? Romanda geçişler çok sığ. Edirne deki sarayı cedide'nin terasından haliçe falan bakıyorlar. Topkapıdalar mı, yeni saray da mı nerde bunlar? Kitaptan bir cümle aktarayım size; Nurbanu'nun yüzünde ki öfke eyvahlar olsun dedirtecek kıvamdaydı. ( orjinalinde bize diyalog olduğunu gösterecek tire yok!!!) - Haddini bildirmedin mi seher -Şey, sultanım - Ne seher ne!!! Koskoca Nur Banu sultan sanırsın ki kezbanların atası! Kitapta safiye sarı saçlı ak gerdanlı tasvir edilmiş. Kuğu gibi bişey sanırsın Truvalı Helen. İtalyanlardan bahsediyoruz burada ayrıca Baffo ailesinden ki, italyanlara nazaran daha esmer bir soy. Keşke saçmalamadan önce googla safiye sultan yazıp görsellere baksaymış. Porteyi
Tarih
Safiye SultanHazal Taş · Mola Kitap · 201259 okunma