Ugr Kstkci

Ugr Kstkci
@kaymakam13
"Bence cehennem sevememekten doğan bir acıdır." Fyodor Mihayloviç Dostoyevski. Fyodor Dostoyevski
19 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
6/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
İş Bankası tarafından yayınlanan kitapta dört adet öykü yer almaktadır. Özetle, Dostoyevski’nin şuana kadar okuduğum 10 kitabı arasında en zayıf olanı diyebilirim. En beğendiğim öykü ise ilk öykü olan ev sahibesi :) EV SAHİBESİ: Sosyal hayattan soyutlanmış genç bir adam olan Vasily Mihayloviç Ordinov'u ve Ordinov'un kötü niyetli bir falcı veya mistik olarak algıladığı kasvetli bir adam olan Murin’in karısı (?) Katerina'ya olan saplantılı aşkını anlatıyor. Münzevi ve bilimle uğraşan bir bilgin Vasily Ordinov, dairesini terk etmek zorunda kaldıktan sonra, aşksız bir hayata, çocukluğuna ve geleceğine dair umutsuzluğunu düşünerek, amaçsızca Saint Petersburg'da dolaşır. Bu dikkat dağınıklığıyla kendini bir kilisede bulur ve Katerina ile Murin'i fark eder. Ordinov’un Katerina'ya olan hayranlığı ve evlerinde kalacak bir yer bulma niyeti, başka karşılaşmalar tasarlamasına neden olur. Asıl olay, betimleme ve tahliller bundan sonra başlar. Yazar, hikayede karakterlerin iç hesaplaşmalarını gerçekle rüya arası bir anlatımla birlikte mükemmel bir tasvirle ortaya koymakla birlikte belirli alanları da cevapsız bırakmaktadır. Örneğin, Katerina ile Murin arasındaki ilişki? Katerina’nın annesi, babası ve sevgilisi ile ilgili imaları? gibi. BAY PROHARÇİN: Düşük dereceli bir memur olan Proharçin, uzun yıllardır aynı yerde kalan bir kiracı. Ev sahibesi kendisine bazı davranış ve tutumlarından dolayı değer vermektedir. Düşük gelirli olmakla birlikte hem kirasını düzenli ödemekte ve hem de düzenli/basit bir şekilde yaşamaktadır. Yazar şöyle tarif ediyor: “Hayal gücünün fazla gelişmemiş olmasının yanısıra Bay Proharçin’in dış görünüşü ve tavırları da fazla dikkat çekici değildi, onunla dalga geçmek isteyenler pek neden bulamazlardı…” Resmi daire ve ev dışında bir hayatı yok. Para
Edebiyat
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"VERANDA ÖYKÜLERİ"
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
"VERANDA ÖYKÜLERİ" HERMAN MELVİLLE'in 6 kısa öyküsünden oluşmaktadır. Okurken özellikle bazı hikayelerde çok keyif aldım hem anlatım hem de betimlemeler oldukça iyiydi, ancak bazı hikayeler ise çok zayıf kaldığından aşağıda söz konusu öyküler hakkında spoiler vermeden çok kısa bir değerlendirme yapıp her değerlendirmenin sonuna 10 üzerinden puan vermek istedim. Kitabı okuyanlar olarak yaptığım puanlamayı değerlendirebilirseniz sevinirim. Haksızlık yapığımı düşündüğünüz bir öykü var mıdır acaba? VERANDA: Gerçek ve hayal arasında zıtlığı betimleyen keyifli bir hikaye. "Davulun sesi uzaktan hoş gelir" atasözümüz ile " yabancıların " The grass is always greener on the other side (diğer tarafta çim her zaman daha yeşildir) " sözünü açıklama niteliğinde bir öykü de denilebilir. Puanım: 8/10 BARTLEBY: Sürekli "yapmamayı tercih ederim" diyen tuhaf bir katibin çok öyküsü. Aramızda da Bartleby'ler var mıdır? Puanım: 10/10 BENİTO CERENO: Durgun sularda hareketsiz kalmış bir köle gemisinde başlayan isyanın öyküsü. Kaptan Delona, Don Benito ve Zenci Babo arasındaki ilişkiler. Puanım 8/10 PARATONER SATICISI: Yağmurlu havalarda paratoner satan adamın çok kısa hikayesi . Puanım: 5/10 EFSUNLULAR/EFSUNLU ADALAR: Genellikle Galapagos adaları olarak bilinen adalara ilişkin 10 ayrı bölümde anlatılan betimleyici öyküler. Puanım: 7/10 ÇAN KULESİ: Bir mimarın tuhaf ve ürkütücü hikayesi. Puanım: 6/10
Veranda ÖyküleriHerman Melville · Vakıfbank Kültür Yayınları · 2019202 okunma
Ülkesinden Tiksinen Adam
7/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2020 09:11
“Tiksinti” romanı ile Horacio Castellanos Moya'yı tanıdım. Moya’nın 1997’de yazdığı “Tiksinti”, onun dünyada tanınmasını sağlayan romanı. Ailesiyle birlikte El Salvador’a göçen Moya, orada edebiyat eğitimi aldıktan sonra Kanada’ya gitmiş. Ve daha sonra Guatemala, İspanya ve Meksika’da dolaşarak uzun yıllar gazetecilik yapmış. Ünlenmesine yol açan roman aynı zamanda ülkesinde ölüm tehditleri almasına ve El Salvador’u terk etmesine neden olmuş. Moya, kitabın sonundaki notunda, yazım sürecini ve hikâyesini aktarırken, Tiksinti’yi yazma arzusunu şöyle tarif ediyor: “San Salvador’u kültürel ve politik olarak yıkıma uğratmayı – tıpkı Bernhard’ın Salzbourg’a yaptığı gibi – hiciv ve parodi, ısırık ve çıngırak zevkiyle gerçekleştirmek istediğim bu kitabın yazımı sırasında, intikamını alan güceniğin muradına ermesine benzer bir duyguyla eğlenmiştim. Ama aralarında sevdiğim kişilerin de olduğu kimilerinden gelen tepkilerin o kadar şiddetli olacağını öngörememiştim.” Moya, her ne kadar tepkilerin şiddetini öngörmediğini söylüyorsa da böyle keskin bir üslubun böyle bir tehlikeyi sezmemesi mümkün değil. ‘Sonsöz’de Avusturyalı yazar Thomas Bernhard’ın üslubunu ve Avusturya’ya ve kültürüne karşı sert bir eleştirisini taklit etmeyi amaçladığını belirtiyor. Sanat tarihi profesörü Edgardo Vega on sekiz yıllık sürgünün ardından, annesinin cenazesi için Kanada’dan ülkesi El Salvador’a dönmek zorunda kalır. Zamanında ülkesinden iğrenerek kaçmıştır ama şimdi kâbusuyla yüzleşmek zorundadır. El Salvador’daki tek arkadaşı olan Moya adlı yazarla bir barda buluşarak pislik yuvası dediği o ülkede ne var ne yoksa kesintisiz bir monologda yerin dibine sokar: politikacıların yozlaşmışlığı, askerlerin cani katliamları, halkın zevksizliği ve aptallığı, çürümüş eğitim sistemi, mide bulandırıcı El
TiksintiHoracio Castellanos Moya · Notos Kitap Yayınları · 2019491 okunma
Düşünüyorum, öyleyse varım.
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Öncelikle İhsan Oktay Anar'ın kitapları birçok makale ve tez konusu olarak ele alınmıştır. Bazı üniversitelerde üzerine incelemeler hala devam etmektedir. Puslu Kıtalar Atlası adlı roman İhsan Oktay Anar'ın yayımlanmış ilk romanı. Kitabı ilk elinizde kapak oldukça dikkat çekmeye başlıyor. Kitabı okudukça her bir kahramanın kitabın kapağında yer aldığını farkediyor ve arada dönüp kapağa bakıyorsunuz. Diğer taraftan kitapta çok fazla eski Türkçe kelime bulunmaktadır. Bu size ağır gelebilir ancak sonradan bu kelimelere alışıyorsunuz. Merak ettiğiniz yerde googledan kelimenin anlamına bakabilirsiniz oldukça keyif verici ilginç kelimeler öğrenmek. Yazarın böyle bir anlatımı tercih etmesi olayların geçtiği zamanı iyi yansıtmak adına oldukça önemli bence. Puslu Kıtalar Atlası’nda İhsan Oktay Anar, Uzun İhsan Efendi ile Descartes’ın, “Düşünüyorum, öyleyse varım” önermesini yeniden ortaya koyuyor. Çünkü Uzun İhsan Efendi düş görmektedir ve düş gördüğünün farkındadır.
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
Spoiler yok.
10/10
·222 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
Sabahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna"sından sonra okuduğum ikinci kitabı. "Kürk Mantolu Madonna" çok daha popüler olmasına rağmen ben "Kuyucaklı Yusuf"u daha etkileyici buldum. Madonna'daki yoğun aşka ilaveten "Kuyucaklı Yusuf"ta toplumsal çarpıklıklar ve Anadolu’nun ezilen insanlarının acıları gerçekçi bir yaklaşımla aktarılıyor. "Kuyucaklı Yusuf"un "Kürk Mantolu Madonna"ya göre geri planda kalmasının en önemli sebebi bence okurların biraz popülist olmalarından da kaynaklı. Kitabı okurken dönemin şartlarının da göz önünde bulundurulması olayın içine girme konusunda çok ciddi fayda sağlayacaktır. Olaya dahil oldukça, bazen Selahattin beye, bazen Yusufa, bazen de Muazzeze çok sinir olacak, bazen de tam tersi bir şekilde çok üzüleceksiniz. Bitirdikten sonra 1985 tarihinde çekilen Talat Bulut; Derya Arbaş; Ahmet Mekin in başrollerini paylaştığı filmini de izleyebilirsiniz.
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,5bin okunma