İşleneceğinin herkesin bildiği bir cinayet. Herkesin bilip de müdahale etmediği ya da edemediği bir cinayet. Engellemek isteyenler olsa da yapamayanlar. Belediye başkanından kasabanın papazına, bakkalından kasabına kadar herkesin bildiği ama hiç kimsenin engel olamadığı bir cinayet. Namus cinayeti, çok da yabancı olduğumuz bir konu değil aslında.-Zaten olay da yıllar önce yazarın doğduğu, yaşadığı kasabada gerçekleşmiştir. Ailesi tarafından, bu olayı yazmaması gerektiği konusunda ne kadar uyarılsa da yazarımız olayı kaleme dökmüş ve ertesi yıl da yazar Gabriel Garcia Marquez Nobel Ödülü'ne layık görüldü.- Kitapta toplumsal bir eleştiri var aslında, cinayetin işleneceğini herkes biliyor ama herkesin bilmesi hiçbir işe yaramıyor yazar bize bunun nedenlerini anlatıyor: O dönemin insanlarını, ahlaki normlarını eleştiriyor.
Cinayetin işleneceği önceden bilinsede kitap sürükleyiciliğinden bir şey kaybetmiyor. Cinayetin nerede, nasıl işleneceği merak konusu oluyor.
Ölecek olan kişi, Santiago Nasar, dışında herkes onun öleceğini biliyor.
Ancak o son anda öğreniyor, tabii bu da geç oluyor. Aslında bu bütün kentin işlediği bir cinayet.
"Bana bir ön yargı verin, dünyayı yerinden oynatayım."
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,4bin okunma
"insan yanında biri olmazsa delirir.
Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun.
Sana bir şey diyeyim mi?
İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır."
-crooks